Bir Kitap Bir Anime – 4

Merhaba arkadaşlar. Yeni bir Bir Kitap Bir Anime yazısı ile tekrardan karşınızdayım. Öncekileri beğendiniz mi? Eğer öncekileri okumadıysanız buraya basıp okuyabilirsiniz.

Bu Bir Kitap Bir Anime yazılarını yazmak benim için çok eğlenceli. Üstelik pandemi zamanı eve kapandığımız bu zamanlarda eminim sizde yapacak bir şeyler arıyorsunuzdur. Her zaman anime, dizi, film izlemek bir süre sonra sıkıyordur. En azından beni sıkıyor. Bu yüzden kitap okumak bana çok eğlenceli geliyor. Yeni karakterler, yeni hikayeler. Bana yazmak için harika fikirler veriyorlar.

Bu yazımdaki kitap ise kapağı ile beni kendine hayran bırakan, aynı zamanda içindeki hikaye ile de beni etkileyen harika bir kitap. Hadi size onu tanıtayım. Karşınızda Vabeste!!!

 

Francesc Miralles & Care Santos

Vabeste

 

 

Yayınevi: Pena Yayınları

Sayfa Sayısı: 176

Konusu: Ailesini bir kaza sonucu kaybeden Iris yaşaması için artık bir nedeni olmadığını düşünmektedir. Gri ve soğuk bir günde geri dönmemek üzere evden çıkar. Delice bir şey yapmayı düşündüğü bir anda ise yıllardır geçtiği yolda daha önce hiç görmediği bir kafe görür. Kafenin ilginç adından etkilenen Iris içeri girer ve altı günlük bir serüvene doğru yelken açar.

 

Dünyanın en güzel yeri işte tam burası!

 

Benim düşüncem…

Doğrusunu söylemek gerekirse arkasındaki konuyu okuyunca beni bu kadar heyecanlandıracağını düşünmemiştim. Basit karakterin gündelik başından geçen şeylerin anlatıldığı sıradan bir kitap olduğunu düşünmüştüm ama öyle değilmiş.

Kitapta bize vermek istedikleri mesajda çok güzel. Geçmişte yaşamanın bize bir şey kazandırmayacağını çok güzel ifade etmişler. Sonuçta geçmişte olan şeyleri artık değiştiremeyiz ama gelecek hala ellerimizin altında.

 

 

Kitabın içinde bu şekilde çizilmiş bir sürü farklı resim var ve bence bu kitaba ayrı bir güzellik katmış. Tren istasyonunun bahsedildiği sayfada ray resimleri var. Iris’in yediği pizzalar sayfanın altına dilim dilim dizilmiş. Bu tarz küçük detaylar okumayı ayrı bir eğlenceli hale getiriyor.

Kafenin sahibi olan adam da benim çok hoşuma gitti. Gerçek adını bilmiyoruz ama herkes ona Sihirbaz diyor. Gerçekten de güzel sihirler yapıyor. Kafenin anlatılış tarzıda çok hoşuma gitti. Gözümde oldukça güzel canlandırabildim. Kafedeki her masanın ayrı bir sihrinin olması da oldukça ilginçti. Iris her gün başka bir masaya oturuyor ve o masanın sihrini öğreniyor. Tabi bu sihir sayesinde gerçekten yapmak istediği ve yapması gereken şeyleri de öğreniyor.

Ama asıl ilginç olan şey ne biliyor musunuz? Bu kitaptada Japonlar hakkında bir sürü şey anlatılıyor. Gene japonlardan kurtulamadım 😂 Resmen çekiyorum. Artık emin oldum.

 

 

Kitap kısa ve sizi içine alan sıcak bir hikayeye sahip. Tam anlamıyla yağmurlu ve ya karlı bir günde elinde kahve/sıcak çikolata ya da türk kafasıyla bir bardak çay ile okunacak harika bir kitap. Bana güvenin pişman olmazsınız.

 

Kitabın tanıtımını ve incelemesini de yaptığıma göre sıra geldi animeye. O zaman sıradakine geçelim.

 

 

Zombieland Saga

 

 

MAL Puanı: 7.57 / Opening

Bölüm Sayısı: 12

Tür: Müzik – Komedi – Doğaüstü Güçler

Konusu: Sakura Minamoto o gün belki de ilk kez okula gitmek için evinden erken çıkar. Ama evden erken çıkması onun için çok kötü şeyler doğurur. Çünkü bir kamyon ona çarpar. Kendine geldiğindeyse daha önce bilmediği bir yerde olduğunu görür. Üstelik başına ne geldiğini de hatırlamaktadır. Ne olduğunu anlamaya çalışırken birden güneş gözlüklü bir adam karşısında belirir ve Sakura’ya Saga’yı kurtarmak için Idol olması gerektiğini söyler.

 

Benim düşüncem…

Arkadaşlar komedi animesi arıyorsanız Zombieland Saga‘yı kesinlikle izlemelisiniz. Aşırı eğlenceli bir seri. Müzikleri de çok güzel. Benim favori şarkım yankee kostümleriyle söyledikleriydi.

 

 

Idol grubundaki herkes farklı zamanlar ve farklı şekilde adını duyurmuş genç kızlar. Yukarıda kız çok ünlü bir motorsiklet çetesinin ilk lideri. Bir tanesi taaa samuray zamanında yaşamış çok ünlü biri. Bunların hepsinin hikayelerini çok güzel işlemişler. Nasıl ölmüşler veya nasıl bir hayatları olmuş bunları bize çok güzel gösteriyorlar. Bütün bir bölümü geri dönüşlere ayırmıyorlar. Şimdiki zamanın içinde onlara geçmişi hatırlatan şeyler oluyor ve o şekilde eskileri görüyoruz.

 

Bu arada bunlar normal insan gibi gözüküyor nasıl zombiler bunlar demeyin. Baştan sona makyajlılar. Normalde böyle gözüküyorlar. Korkunç dimi 😆

 

 

Bazen makyajları çıkıyor ya da makyaj yapmayı unutup dışarı çıkıyorlar ve o zamanlar başlarına bir sürü komik şey geliyor. Tabi bunlar zombi oldukları için vücutları da parçalara ayrılıyor ve bunlarıda izlemek çok eğlenceli. İnsanlar farketmesinler diye bin türlü takla atıyorlar.

12 bölüm göz açıp kapayıcaya kadar bitiyor. Anime‘de Miyano Mamoru’nun seslendirdiği Kotarou’da oldukça eğlenceliydi. Miyano Mamoru’nun seslendirdiği en eğlenceli karakter olabilir. İzlerken sürekli ekrana “NEDEN!!!” ya da “NE ALAKA!!” diye sürekli bağırdım ama buna rağmen çok eğlenceliydi. Kızları Idol olmaları için diriltende bu adam.

 

 

Anime‘nin finaline gelirsek oldukça güzel bir final yaptılar. Ne eksik ne fazla bir şey vardı. Tam tadında ve başka türlü olamazdı dedirten bir final bölümü yapmışlar. İkinci sezondan bahsedecek olursak onayını almış durumda. Sadece kesin bir tarih henüz yok. Ben 2021’de gelir diyorum ama dediğim gibi kesin bir şey yok. Umarım çabucak gelir.

Umarım yazıyı beğenmişsinizdir. Başka bir yazıda görüşmek üzere.

NE DÜŞÜNÜYORSUN?

Bir cevap yazın

Loading…

One Week Friends Mangası Yurt dışından Live-Action Projesi!

BEM – Become Human – Anime Filmi İçin Fragman Yayınlandı!