Azur Kral – Bölüm 69 – Kan Özünü Mü Yaktı!

Azur Kral – Bölüm 69 – Kan Özünü Mü Yaktı!

Önceki Bölümden…

Bu gözler ile kendi gözleri birleştiğinde kendisini bir anda bambaşka bir dünyada bulmuştu. Cehennem çukurlarından birine benzeyen bu alanda her yerden alevler ve iç parçalayan çığlıklar yükseliyordu. Bu durum Sofia Dani’yi biraz etkilese de ruhen çökecek kadar güçlü etkisi olmamıştı. Ancak üzerine gelen bir rüzgâr baskısından sonra gökyüzüne baktığında sınırlarını göremediği devasa bir ejderha görmüştü ve bu ejderin gözleri kendisine odaklanmıştı.

O ejderha öylesine büyüktü ve kudretliydi ki kendisini bir karınca gibi hissetmişti. Korkusuna yenik düştükten sonra dizlerinin bağı çözülmüş ve yere çökmüştü. Ruhu çökmenin eşiğine geldiğinde ise bu ejderha bir dağı olduğu gibi yutabilecek genişlikteki ağzını açmış ve Sofia Dani’yi yutmuştu.

 

** 69 – Kan Özünü Mü Yaktı!

Daha fazla ruhsal baskıya dayanamayan Sofia Dani, bilincini kaybetmişti.

“Kazanan Deniz Parvana!”

“Anlıyorum. Gözlerini kapalı tuttuğu süre boyunca ruhsal bir saldırı hazırlığı yapmış olmalı. Sofia Dani’nin bile dayanamayacağı kadar güçlü bir teknik olmalı. O kadar hazırlanması gerekmesi gayet normal. Ancak bu kadar güçlü bir teknik ruhsal gücü büyük ölçüde azaltacaktır.” Klanın en güçlü öğrencisi zaferi kazandıran saldırının analizini yapmıştı.

“Ruhsal bir saldırı tekniği bile var. Gerçekten bu çocuk inanılmaz. 14 yaşında olduğuna inanmak ise imkânsız. Yetenekleri ve görünüşü yaşını tamamen yalanlıyor. Bu çocuğun klanımıza gelmesi büyük şans. Geleceği ise sınırsız. 100 yıldır hain bildiğimiz Alper US, hain olarak bilinirken bile klanın iyiliğini düşünüyormuş. Onun sadakatini gerçekten çok hafife almışız.”

“Ve sırada Deniz Parvana ‘ya karşı klanımızın en güçlü ikinci kişisi olan Julien Jadon.”

Julien Jadon, klanda doğmuş olan biriydi. Kıdemliler arasında yapılan bir evlilikten doğmuştu. Ancak yeteneği çok iyi olmadığından bu noktaya dişi ve tırnakları ile gelmişti. Elbette arkasında ailesinin desteği de vardı.

Bir insan dahi olarak doğmayabilirdi bu normaldi. Diğerlerinden daha fazla çabalayarak onlara yetişebilirdi. Şanslı ise bir hazine elde edebilir ve geleceğini sonsuzluğun yoluna yapıştırabilirdi. İşte Julien Jadon’da böyle biriydi. Dahi değildi ama şanslıydı ve tabi arkası da biraz sağlamdı. Elde ettiği bir gizli teknik sayesinde geleceğini sonsuzluğun yoluna yapıştırmıştı.

Ancak Julien Jadon’un bir problemi vardı ki aşırı kibirli ve kendini beğenmiş birisiydi. Bu huyuna ailesi bile engel olamıyordu. Özellikle de elde ettiği gizli teknikten sonra kişiliği bariz bir şekilde değişmişti.

Öğrenciler arenaya çıkmış olduğundan sunucu kıdemli karşılaşmayı başlatmıştı. “Başlayın!”

Kıdemli işaretini verdiği anda Julien Jadon direk saldırıya geçmişti. Sırtındaki kılıcı çektikten ve Ki ile depoladıktan sonra yatay bir şekilde Deniz Parvana’ya hilal şeklinde kırmızı bir kılıç enerjisi göndermişti. Bu tarz bir saldırıya kılıç enerji saldırısı denirdi. Kılıç Niyetini elde etmenin ilk adımlarından birisiydi.

“Kızıl Hilal Kesişi: 1 Kılıç! Huaaaaa!”

Kişi Ki’sini kılıcına aktarır ve Ki’si bir kılıç enerjisine dönüşürdü. Teknikler ise bu enerjiler ile gerçekleştirildi. Bu Deniz Parvana’nın tamamen yabancı olduğu bir şeydi.

Deniz Parvana, yerinden kıpırdamadan bir elini havaya kaldırdı ve kılıç enerjisini yakaladı. Amacı kılıç niyeti ile ilgili bir şeyler kavrayabilmek ve fiziksel dayanıklılığını test edebilmekti. Julien Jadon’dan gelen bu kılıç enerjisi sadece avucunun içini biraz kızartmıştı ki o anında iyileşmişti.

Julien Jadon ‘ın bir an gözleri açılmış ve geri eski haline dönmüştü. Çünkü daha yeni başlıyordu.

“O saldırı sadece gücümün %25’iydi ve ilk aşamasıydı. Bu saldırım %50 güçte olacak.”

Julien Jadon kılıcını iki eli tutmuş ve yatay şekilde sağ tarafına kadar çekmişti.

“Haaa!”

Diye kükredikten sonra kılıcına deli gibi Ki aktarmaya başladı. Kılıçta bir anda alev patlaması oluştu ama alevler hemen geri çekilip kılıcın etrafında sıkıştırıldı. Birkaç kere bu olay gerçekleştikten sonra kılıç görünemeyecek kadar parlamıştı.

“Hmph! Adi herif %50 dedi ama bu saldırı %100 ‘ün bile üzerinde. ”

“Nereden biliyorsunuz Kıdemli Lui?”

“Julien Jadon ile kaç kere düello yaptığımı ben bile hatırlamıyorum. Elbette biliyorum. Bu tekniği defalarca kez gördüm. Heh, Deniz Parvana’nın az önceki hareketi onu biraz korkutmuş olmalı.”

Deniz Parvana, gelecek saldırının %100’ün üzerinde bir olduğunu biliyordu. Çünkü Julien Jadon’ın Ki ‘sinin inanılmaz bir hızla azaldığını görebiliyordu.

“Bunu da tek elinle karşıla bakalım! Huuuaaa!!!”

Kılıç niyeti inanılmaz tiz bir ses ve hız ile Deniz Parvana’ya ilerlerken, Deniz Parvana Antik Ejder Tanrısı’nın Hayat Ateşi tekniğini devreye sokmuş ve sadece eline odaklamıştı. Eli önce kızıllaşmış sonrasında ile altın sarısı bir renge bürünmüştü. Elini havaya kaldırdı ve saldırıyı tek eli ile yakaladı.

Tüm izleyiciler çok şaşırmışlardı ama onları daha çok şaşırtan şey Deniz Parvana’nın ufak bir zorlanma ifadesi bile göstermiyor oluşuydu. Saldırı öylece elinde duruyor ve hiç zorlanmıyordu. Dikkatli gözlerle kılıç enerjisini biraz inceledi. “Hmm. Demek böyle oluyor.” Diye içinden geçirdi ve tekniğe ters bir güç uygulayarak yok etti.

“Ne! Bu… Bu nasıl olabilir?” Julien Jadon şaşkınlığından ve öfkesinden neredeyse kan kusacaktı. “İnanmıyorum. O saldırım %100’den fazla güç barındırıyordu. Nasıl tek eli ile zorlanmadan durdurabilir?” O anda tek istediği %100’lük saldırıyı bekliyorum dememesiydi ancak aradan birkaç saniye bile geçmemişti.

“Deniz Parvana’nın eli neden o şekilde altın rengine döndü? Daha önce böyle bir teknik görmemiştim.”

“O tekniği ben biliyorum ancak bu şekilde kullanılabileceğini asla tahmin etmezdim.”

“Nasıl bir teknik o teknik?”

“Şifacılık sınavında kullanmıştı o tekniği. Tanrısal bir iyileştirme tekniğiydi. Üstelik ateş temelli bir iyileştirme tekniği.”

“Ateş temelli bir iyileştirme tekniği mi? Öyle bir teknik mi varmış?”

“Evet. Varmış. Ama gerçekten şaşırdım. O tekniği böyle kullanmak gerçekten çok farklı bir yöntemdi. Arkasındaki amacı anlayamıyorum.”

Kıdemliler Deniz Parvana’nın son yaptığı şeyi tartışmışlardı.

“Hmm. O halde %100 lük saldırını bekliyorum.”

“Aaaah! Lanet olsun! Lanet olsun! Artık herkes benimle dalga geçecek. O saldırının onu yok etmesi gerekiyordu! İkiye bölmesi gerekiyordu!” hızlı bir şekilde öfkesini dindirdi ve “O halde başka çarem yok!” diyerek kılıcının yüzeyini yüzüne çevirdikten sonra çekirdek bölgesine sertçe bir yumruk attı ve kendine kan kusturdu.

Ağzına gelen kanın hepsini kılıcının yüzeyine tükürdü. Kılıç anında parlamaya ve büyümeye başladı. Yaydığı sıcaklık ise tüm arenadaki sıcaklığın 15,20 derece yükselmesine neden oldu.

“Kan özü! Geri zekalı kan özünü yakıyor! Basit bir meydan okuma için buna ne gerek vardı.” En güçlü dördüncü kişi ve Julien Jadon’ın yakın arkadaşı ayağa kalkıp bağırmıştı.

“Gerizekalı olması konusunda haklısın.” Dedi en güçlü öğrenci… “Az önce %50 dediği halde %100 ‘den fazla güç kullandı. Kendisini ve ailesini rezil etti. Bu yüzden kaybettiği yüzü geri almak için kan özünü yaktı.”

“Bu! Oğlum neden böyle bir şey yaptın? Geleceğini neden tehlikeye attın?”

“Nedenini göremiyor musun eşim! Hepsi o Deniz Parvana’nın yüzünden. Oğlumuzu öylece utandırdı ve onun kan özünü yakmasını sağladı. Hepsi onun suçu!”

Julien Jadon’ın anne ve babası bütün suçu Deniz Parvana’nın üzerine atmışlar ve bir anda ondan nefret etmeye başlamışlardı. Şüphesiz artık Julien Jadon’ın geleceği 5 dakika öncesine göre çok daha sönüktü.

Julien Jadon’ın kılıcı kendi boyunu bile geçmişti. Yaydığı sıcaklık inanılmaz seviyeye ulaşmıştı. O kadar sıcaktı ki kendisine bile zarar vermeye başlamıştı. Kan özünü yakmasından sonra inanılmaz boyutlarda Ki elde etmişti ve hepsini de kılıcına yönlendirmişti. Tüm Ki’sini yönlendirdiğinde kılıç küçük bir güneş gibi görünüyordu.

“İşte bu %100’üm! BUNU DA KARŞILADA GÖRELİM!”

Julien Jadon delirmiş gözleri ile Deniz Parvana’ya bakarken aynı delilikte bir kahkaha atmıştı. Kılıç üzerindeki bu güç kendisinin kolayca karşılayabileceği güç seviyesini aşıyordu ama bunu da karşılayacaktı. Çünkü %100’ü istemesi yüzünden bunların olduğunu biliyor ve kendisini suçlu hissediyordu.

Varoluşun Uzaysal Gelişimi: Beden tekniğini ve Beden Qi Kaplama Tekniğini deveran ettirmiş ve bedenini birkaç kat Ki ile kaplamıştı. Elementlerin Ruhu tekniğinin ateş elementi bilgilerini tekrar aklından geçirmiş ve Antik Ejder Tanrısı’nın Hayat Ateşi’ni ellerinden omuzlarına ve oradan tüm vücuduna yaymıştı.

Hatta güvenemeyip birkaç kat daha Ki kaplaması yapmıştı. Tekniği daha fazla tutamayacağını bilen Julien Jadon

“Güneş Hilal Kesişi: 1 Kılıç! Maksimum! Huaaaaa!”

Diyerek kükredikten sonra saldırını yapmıştı.  Ama sadece bununla kalmamış kalan Ki ‘si ile art arda 5 saldırı daha yapmıştı.

“Kızıl Hilal Kesişi: 2 Kılıç!”

“Kızıl Hilal Kesişi: 3 Kılıç!”

“Kızıl Hilal Kesişi: 4 Kılıç!”

“Kızıl Hilal Kesişi: 5 Kılıç!”

“Kızıl Hilal Kesişi: 6 Kılıç!”

Deniz Parvana gardını alarak kollarını yukarı kaldırmış ilk tekniği karşılamıştı. Tekniğin gücü düşündüğünden daha güçlüydü. Kılıç enerjisinden sürekli olarak küçük yıldırım arkları çıkıyor ve bedenine çarpıyordu.

Bedenine çarpan her yıldırımda vücudu uyuşmaya başlıyordu. Daha fazla yıldırım yer ise kaybedeceğini fark ettiğinde Antik Ejder Tanrısı’nın Hayat Ateşi tekniğini hızlıca ellerinde topladı ve toplanan gücü ters bir saldırı yapmak için kullandı.

Kılıç niyeti üzerine ucundan bir kavrama elde etmiş olduğundan Ki’sini kılıç enerjisine benzetmeye çalıştıktan sonra ince ve keskin bir enerji dalgası ile tekniği ortadan ikiye bölmüştü. Ancak tam rahatlayacağı anda gelen ardışık saldırıları fark etti.

Tekniklerden zıplayarak ya da sağa sola kaçarak kolayca savuşturabilirdi ama öyle yapmadı. Ellerini yumruk yaptı ve kollarını yanlara açtı. Bir annenin oğluna açtığı kucak gibi… Gelen 5 kılıç enerji dalgasını direk olarak bedeni ile karşıladı.

 

********************************************************

Azur Kral – Bölüm 69 – Kan Özünü Mü Yaktı!

Arkadaşlar, seri nasıl ilerliyor sizce? Hikaye anlatımı olsun, ana karakterin gelişmesi olsun vs. sizce nasıl? Yorumlarsanız sevinirim… Teşekkürler. ^_^

Bu arada isterseniz karakterler için resimler bulup atmaya çalışırım. Ne dersiniz?

Keyifli Okumalar…

Seri Sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.

********************************************************

NE DÜŞÜNÜYORSUN?

Bir cevap yazın

Loading…

Azur Kral Kapak Foto

Azur Kral – Bölüm 68 – En Güçlü Üçüncü

Azur Kral Kapak Foto

Azur Kral – Bölüm 70 – Yenilgimi Kabul Ediyorum!