in

Azur Kral – Bölüm 25 – Yeni Bir Usta

Azur Kral Kapak Foto

Azur Kral – Bölüm 25 – Yeni Bir Usta

Önceki Bölümden…

“Deniz Parvana… Yine yapacağını yaptın ha. Gerçekten beni şaşırtıyorsun. O tekniği hiç birimiz çözemedik. Umarım sen çözebilirsin. Seni buraya özel bir konuyu konuşmak için çağırdım. Bu arada Mavi Kral ve yanında gelenler arenadan ayrıldılar. Seni bir süre burada misafir etmek istiyorum.”

“Peki nedenini söyleyebilir misiniz?”

“Elbette… Benim direk öğrencim olmanı istiyorum. Ne dersin?”

 

** 25 – Yeni Bir Usta

Görevli Kaan, bu sözlere hiç şaşırmamıştı çünkü zaten kutsal arena liderinin Deniz Parvana’dan hoşlandığını biliyordu.

“Benim adım Alper Us. Lord Diyarının zirvesinde bir yetişime sahibim. Bu kutsal arenanın lideriyim. Biliyor musun bilmiyorum ama kutsal arena içinde bulunduğumuz Clitus adası, buradan çok daha büyük olan 4 büyük kıta arasındaki, güç olarak ikinci sırada olan Parlak Gökkuşağı Kıtası’na aittir. ”

“Nasıl yani? Burası bir kıta değil mi? O kadar büyük olmasına rağmen!” Deniz Parvana çok şaşırmıştı.

“Hahaha! Aynen öyle… Burası küçücük bir adadan başka bir şey değil. Parlak Gökkuşağı Kıtasında görev yapan kaşifler bu adayı bulduğunda ilk olarak bu kutsal arenayı inşa ettiler. Sonrasında burada hali hazırda yaşayan insanlar varken Parlak Gökkuşağı Kıtasından da gelenler oldu ve binlerce yıllık gelişim ile bu hale geldi. Kutsal arena liderlerinin en büyük görevi ise Parlak Gökkuşağı Kıtasına, Clitus adası hakkında düzenli rapor vermek ve senin gibi yüksek potansiyeli olan, gelecek vadeden gençleri daha çok güçlenmeleri için oraya götürmek. ”

Deniz Parvana’nın yüzü şekilden şekle girerken Alper Us konuşmaya devam etti.

“Bu adadaki Qi, çok ince ve bulanık. Bu gezegenin cömertliğinden neredeyse hiç fayda alamıyor. Buraya geldiğim günden beri sayısız hap ve iksir kullanarak sadece bir aşama atlayabildim. Ve ben buraya geleli yaklaşık 100 yıl oluyor. Düşünebiliyor musun? 100 yılda sadece bir aşama atlayabildim. ”

Deniz Parvana ilk defa Qi ‘yi duymuştu.

“Qi dediğiniz nedir?”

“Qi dediğim şey aslında derin güçtür. Kişinin diyarları atlamanı sağlayan güç. Teknikleri kullanmanı sağlayan güç. Sadece bu da değil. Simya da sadece Qi yetmez aynı zamanda ruh gücü kullanman gerekir. Tılsım da sadece Qi yetmez aynı zamanda ruh gücü kullanman gerekir. Yani kişinin kullanabileceği 3 farklı güç var. Qi, Ruh Gücü ve Zihin Gücü…”

Deniz Parvana buraya geldiğine içinden sürekli olarak şükrediyordu. Çünkü bu kısacık zamanda birçok bilgi öğrenmişti. Bu bilgileri Mavi Krallıkta hiçbir yerde görmemişti. Elbette simya ve tılsım ile uğraşmıştı ama bunlar için zihin gücü ve ruh gücü gerektiğini bilmiyordu. Bu bilgiler eşiğinde neden bir kere başarı ile yaptığı hapı başka zaman becerememesi anlamıştı. Çünkü ruh gücünden bihaberdi ve nasıl kullanması gerektiği hakkında bir fikri yoktu.

“Anlıyorum. O yüzden bir süre hap yaptığımda kendimi çok yorgun hissediyordum. Ve boyutsal depolama alanı ve ruh bağı ile uğraşırken sürekli olarak baş ağrısı çekiyordum. Demek ki bu etkilerin sebebi ruh gücümü ve zihin gücü tükettiğim içindi.”

“Hahaha! Aynen öyle! Aynen öyle! Gerçi bu bilgileri bilmediğin halde özellikle ruh bağı tılsımını nasıl yaptığın hakkında hiçbir fikrim yok. Tabi boyutsal depolama alanı da var. Uzay ve mekân hakkındaki sığ bilgilerle nasıl üretebildiğini aklım almıyor.”

“Efendim, bu iki şeyi üretebilmemin sebebi yarım kalmış projeleri bulmamdı. Benden önce birileri bu teknikler hakkında derin araştırmalar yapmış ama bir sebepten ötürü tamamlayamamış. Ve bu sorun için bulabildiği bütün bulguları not etmiş. Bende bu araştırmaları bulduğumda inceledim ve sorunlarını çözdüm. Teknik olarak tamamen bana ait değil ancak bunları sonuca ulaştıran kişiyim.”

Alper Us, eli çenesinde bir süre düşündükten sonra “Bu araştırmaları nerede buldun?”

Deniz Parvana, Alper Us’a bir şekilde güvenmiş olduğundan dolayı yalan söylemeden gerçekleri açıkladı.

“Bu araştırmaları okyanus tabanında buldum. Benim Okyanusun Çocuğu yeteneğim var. Bir suya girdiğimde vücudumda bazı değişiklikler oluyor ve bir balık gibi oluyorum. Bu sayede yıllarca su altında durabilirim ve okyanusun en derin noktalarına kadar inebilirim. Bu yeteneğimi keşfettiğimde aylarca okyanus tabanında gezdim. Bir gün tesadüfi bir şekilde okyanus tabanında bir yıkık bir ev buldum. O evin içinde bu araştırmaları bulmuştum.”

“Anlıyorum. Anlıyorum. Demek böyle oldu. Hahaha! Seni şanslı çocuk! Hahaha! O bulduğun ev 5000 yıllık bir ev olmalı. Çok uzun zaman önce Parlak Gökkuşağı Kıtasında kadim bir araştırmacı vardı. Kraliyet arşivlerinde bu kişinin boyutsal depolama alanı hakkında bir araştırma yaptığı yazıyordu. Bu araştırmayı yapmasının sebebi ise yüzlerce kitabını sürekli olarak sırtında taşımaktan bıkması olarak yazılmış. Sonrasında bu keşfi çalınmasından korktuğundan bu araştırmasını yarım bırakmış ve bir nesneyi bir kişinin ruhuna bağlama ve böylece başkasının kullanabilmesinin engellemeye çalışmak için bir araştırma başlatmış. Ancak bir anda ortadan kaybolmuş ve bir daha görünmemiş. Kimse de nereye gittiğini ve o kişiye neler olduğunu bilmiyor. Demek ki bir gemi ile okyanusa açılmış ve bu civara kadar gelmiş.”

Deniz Parvana şok içinde şok yaşıyordu.

“Bu kadar derin bir geçmişe sahip olacaklarını tahmin bile edemezdim. Gerçekten bende çok şaşırdım.”

Alper Us bir anda ciddi bir surat ifadesi ile Deniz Parvana’ya döndü ve “Deniz… Bu kadar muhabbet sanırım yeterli. Seni buraya çağırmamın sebebi senin benim direk öğrencim yani çekirdek öğrencim olmanı istiyorum. Her yıl sonra Parlak Gökkuşağı kıtasındaki benim bağlı olduğum ve en büyük klan olan 12 Güneş Derin Deniz klanının öğrenci seçimleri olur. Bu yıl için geç kaldık ama seneye bu zamanlar yine olacak. Benim öğrencim olarak o sınava girmeni istiyorum. Bir dış kesim öğrencisi olsan bile sorun değil. Eğer kabul edersen önümüzdeki bir yıl boyunca benimle istediğin konuna konuşabilirsin. İstediğin soruyu sorabilirsin. Kutsal arenadaki Antik, Kadim ve Sonsuz seviye teknikler hariç bütün seviyelerdeki tekniklere erişebileceksin. Son olarak benim öğrencim olduğun için senin gelişimin için seni sürekli destekleyeceğim. Ne diyorsun?”

“Kabul Ediyorum!”

Deniz Parvana hiç düşünmeden kabul etti.

“Ama bir ricam olabilir mi?”

“Elbette ne istersen…”

“Seneye değil de iki sene sonra sınava girsem olur mu? Çünkü hala burada yapmam gereken işler var.”

“Hmm… Bir düşünelim. Şu anda 10 yaşındasın ve iki sene sonra 12 olacaksın. 12 yaş, 12 Güneş Derin Deniz klanına katılım için sınır yaştır. Bu konuda için pek rahat olmasa da tamam kabul. Ancak söylemem gerekir ki oradaki çocuklar ile senin aranda büyük farklar olacak. Ben bile o öğrencilerle kapışma konusunda sorunlar yaşayabilirim. Burada bir kral gibi olabilirim ama orada işler değişir. Bu yüzden 1,5 yıl içinde Lord diyarına erişmek zorundasın.”

“Peki usta. Çok teşekkür ederim. Yüzünüzü kara çıkarmayacağım.”

Deniz Parvana ilk defa birini gerçek ustası olarak kabul etmişti. Bu yapmak zorundaydı çünkü en büyük hayallerinden birisi olan okyanusun öteki tarafına ulaşma imkanını elde etmişti. 2 yıl sonra gitmek istemesinde amaçlardan ikisi babasını ve kardeşini iyileştirmek istemesiydi.

“Usta, bir konuda yardımını isteyebilir miyim?”

“Tabi ki.”

“Bana zihin gücü, ruh gücü hakkında bilgi içeren kitaplar ek olarak tıp, simya, tılsım ve efsunlama hakkında kitaplar verebilir misiniz?”

“Bunlar ne için gerekli?”

“2 yıl sonrasına hazır olmak için… Ek olarak babam ve kardeşimi tamamen iyileştirmek için. Ve elbette babamı zehirleyen kişiyi bulup onun canını almak için.”

“Babanın zehirlendiğini nerden biliyorsun?”

“Hastalıklar hakkında binlerce kitap okudum ama hiçbirinde öyle bir hastalık yoktu. Ancak zehirler hakkında araştırma yaptığımda bu hastalığa benzer etkiler yapan ateş tipi büyülü canavarların zehirlerinin varlığını gördüm. Etkiler %100 olarak aynı değil ama bunun bir hastalık değil bir zehirlenme olduğunu düşünüyorum.”

Deniz Parvana yumruklarını sıkarak devam etti.

“Babamın eski gücünü düşündüğümüzde bir bu adadaki herhangi bir canavarın zehrinin bu kadar etkili olması mümkün olmamalı. Bütün ateş tipi canavarlarında Kızıl Krallıkta olduğunu biliyoruz. Babamda daha önce hiç güçlü ateş tipi canavarla karşılaşmadığını söylemişti. Bütün parçaları birleştirirsek ortaya çıkan sonuç şu oluyor. Kızıl Krallıktan bir kişi özellikle zehirler konusunda iyi olan bir kişi babamı zehirledi. Yaptığım araştırmalar sonucunda da Kızıl Krallıkta zehirler konusunda en bilgili kişi Kızıl Kraldan başkası değil.”

“Deniz sen!…”

 

********************************************************************************

Umarım seriyi okurken keyif alıyorsunuzdur.

Seri Sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.

********************************************************************************

Azur Kral – Bölüm 26 – Zehir ve Yeni Güçler
Azur Kral – Bölüm 24 – Yeni Teknikler

Bir cevap yazın

Loading…

Polisiye Anime Önerileri

Polisiye Anime Önerileri

U. Poznanski – Erebos Kitap İncelemesi