Azur Kral – Bölüm 152 – 14 Yıldız Göksel Ejderha Sarayı

Azur Kral – Bölüm 152 – 14 Yıldız Göksel Ejderha Sarayı

 ** 152 – 14 Yıldız Göksel Ejderha Sarayı

“Bir şey buldum. Lider buna bakmanız gerek.”

“Nedir?”

“Bu bölgede bir Ak Ejderha kalıntıları var. Öleli çok fazla olmamış ama hissettiğim auraya göre çok uzun zamandır işkence ediliyormuş.”

Liderleri, “Anladım. Senin hislerin her zaman doğrudur. Bir Ak Ejderha ha? Nasıl bir tür gerizakalı Ak Ejderha’ya işkence etmeyi düşünebilir. Gerçi artık olan olmuş. Elimizden bir şey gelmez. Bu gezegendeki Ak Ejderha aurasına sahip olan herkesi bulun ve ayırın. Ak Ejderha kalıntılarını tanrımıza geri götürmeli ve uygun bir cenaze töreni yapmalıyız.” Dedi.

“O zaman Ejderha türünün sonuncusunu da kaybettik.”

“Evet. Evrende artık yaşayan saf bir ejderha kalmadı. Kısa süre önce Ateş Ejder Tanrısı öldü. Son olarak da Ak Ejderha… Hadi, Ak Ejderha’nın her şeyini toplayın gidelim bu ücra yerden.”

“Emredersiniz.”

Deniz Parvana’nın son anda kaçtığı bu üçlü gezegendeki Ak Ejderha gücüne sahip olan herkesten bu güçlerini aldı. Bu hasattan sonra Ak Sarayı oluşturan herşeyi yani Ak Ejderha’nın kemiklerini ve pullarını tek bir parça kalmayacak şekilde topladıktan sonra ayrıldılar.

 

** O sırada başka bir Takım Yıldızı Aleminde

Uzay boşluğunda birbirlerinden farklı renklerde olan ve bir ejderha şeklinde dizilmiş 14 yıldızın en parlak olanı Eltanin Yıldızının hemen yakınında bir gezegen sayılabilecek kadar büyük bir saray vardı.

[YN: Eltanin, Ejderha Takım Yıldızının en parlak yıldızıdır.]

Bu 14 yıldızın diziliş şeklinden dolayı Ejderha Takım Yıldız Alemi olarak biliniyordu ve biri bu saraya girdiğine Ejderha Takım Yıldız Alemi’ndeki tüm yıldızları net bir şekilde görebilir ve kısa sürede diğer yıldızlara gidebilirdi.

Bu Eltanin Yıldızın yakınındaki saray ve çevresi, bir zamanlar çok kalabalıktı. Ancak o anda tamamen sessiz ve ıssızdı.

Uzun zamandır bakımsız kalmasından dolayı, başıboş gök taşları yüzünden bazı bölümleri yıkılmıştı.

Birkaç yüz bin yıl önce bu saray her türden ejderhanın doğduğu büyüdüğü ve yaşadığı bir yerdi. Ejderhaların doğduğu bu saray, 14 Yıldız Göksel Ejderha Sarayı olarak biliniyordu.

Bir ejderha doğduğunda sarayın en üst katındaki Varlık Odasında bir ışık küresi belirirdi. Bu ışık küresi, insanların yaptığı Ruh Tableti ile aynı mantıkta çalışırdı. Bir ejderha öldüğünde bu odadaki ışığı da sönerdi.

Bu Varlık Odasında son iki ışık kalmıştı. Neredeyse sönmek üzere olan beyaz ve ondan biraz daha parlak kırmızı bir ışık küresi vardı. 3, 4 yıllık bir süre aralığı ile son iki ışıkta sönmüş tek bir ışık kalmamıştı.

Son beyaz ışık söndüğünde Ejderha Takım Yıldız Alemi’ndeki tüm yıldızlar tamamen söndü. Zamanla silikleşmiş olan Ejderha Takım Yıldızı Alemi tamamen kayboldu…

Ejderha Takım Yıldız Alemi tamamen çöktüğünde diğer 12 Takım Yıldızı Alemi Tanrıları tarafından acı verici bir şekilde hissedilmişti. Ejderha Takım Yıldız Alemi çöken ilk takım yıldızı alemi değildi ve son olacak gibi de görünmüyordu.

Deniz Parvana ve Karabars ‘ta Ejderha Takım Yıldız Alemi’nin silinişine tanık oldular. Geçtikleri boyutsal kapı aslında bir miras alanının girişi olmadığını, kapıdan geçtikleri an anladılar. Gözlerinin önünde 14 yıldız silinip gözden kaybolmuştu.

Deniz Parvana da ruhunda ince bir acı duymuş ve sebebini açıklayamamışdı.

Tilbe, “Bu duyduğun acı Bald’dan dolayı. Burası Ejderha Takım Yıldız Alemi ve sanıyorum Ak Ejderha’da yaşayan son ejderhaydı. Artık yaşayan bir ejderha kalmadığından dolayı Ejderha Takım Yıldız Alemi’ni oluşturan yıldızların güç alabilecekleri bir şey kalmadı.”

“Son ejderha mı?”

“Evet, bu takım yıldızı aleminin çökmesini sağlayabilecek tek şeydir.”

“Hayır. Bu öyle işlemiyor.” Dedi Bald. Sesi çok kötüydü ama devam etti. “Ejderhalar da insanlar gibi ihanet edebiliyorlar. Bir ejderha, Yaratan Tanrıların kurallarının dışına çıkıp bir şekilde bir Titan ile ilişkiye girer veya bir şekilde bir titan kalıntısı bulur kullanırsa asil soyuna ihanet etmiş olur saray tarafından Varlık Odasındaki yaşam küresi silinir ve ölü olarak kabul edilir. Çünkü titanlar, var oluştaki en kötücül, pis, iğrenç ve aşağılık varlıklardır. Titanların yoluna giren bir ejderha Yaratan Tanrı’nın kurallarını çiğnemiş ve en büyük günahı işlemiş olur.”

“Yani hala yaşayan ejderhalar var. Peki ya Oroboros?”

“O da diğerleri gibi… Bir Titanın kalıntılarını bulup onun yoluna girmişti. Beni ve Ak Ejderha’yı köşeye sıkıştırabilmesinin sebebi elde ettiği güçtü. Asla böyle bir yola başvurabileceğini düşünmemiştik.”

“O zaman intikamımız devam ediyor. ”

“Ne intikamı?” dedi Tilbe.

“Oroboros’u öldürmek.”

“Şaka yapıyor olmalısınız. Oroboros bilinen en güçlü ve zalim ejderhadır. Karanlık Ejder Tanrısıdır. Onu yenmeyi bırakın nerede olduğunu bile bulamazsınız. Takım Yıldız Alemi Tanrıları bile bizzat aramaya gittiler tüm evreni dolaştılar ama ondan bir iz bulamadılar.”

“Sizde, bize olan bir şey yok. O yüzden bulamamanız normal.” Dedi Bald ama o şeyin ne olduğunu söylemedi.

Bir süre sessizlik hâkim olduktan sonra Deniz Parvana, karanlık boyuttaki o varlık ile görüşmeye çalıştı. Bir süre ses gelmemesinden dolayı ne yapacaklarını düşünmeye çalışırken geçte olsa ses gelmişti. Deniz Parvana, yaşadıklarını anlattı.

“Bu çok ilginç bir gelişme. Orada büyük ve antik bir miras alanı vardı. Oraya girebileceğinizi düşünmüştüm ancak… Ak Ejderha olayı ve 12 Takım Yıldız Alemi’nden gelen davetsiz misafirler gerçekten beklenmedikti. O halde elden bir şey gelmez. Sizi başka bir yere gönderiyorum.”

“Başka bir yere mi? Nereye?”

“Burası çok büyük bir yer. Varoluştaki en büyük gezegen diyebilirim. Gideceğiniz yerde en fazla bir ortalama seviye sayılabilirsin. Gideceğin yer çok büyük olduğundan hazinelerin çok fazla dikkat çekmeyecektir ancak üç şeyi gizlemelisin. Sonsuz Ki, Altın Güneş Yayı ve Ölümsüz Karanlık Kristali. Bunlar orada bile çok değerlidir. Diğer hiçbir şeyin için endişelenmene gerek yok. Okyanusun Çocuğu, ejderha evrimi, Ateş Ankası, Altın karga mirasları gibi şeyler orada basit şeylerdir.

Tekrar beklenmedik şeylerin yaşanmaması için sana söyleyeceğim. Bu gezegende binlerce gizli miras alanları var. Bu gezegendeki Buz Ankası miras alanlarını bulmanı istiyorum. Bu gezegende var oluştaki neredeyse tüm ırklardan güçlü varlıklar var. Kendine birkaç dost edinmelisin. Karabars sende Deniz ile gitmek istersen açılacak kapıdan gir. Deniz ile gitmek istemezsen bundan sonra özgürsün seni de istediğin yere göndereceğim.”

Varlığın sesi kesildikten sonra, önlerinde bir boyutsal dalgalanma oldu ve birkaç nefeslik sürede stabil hale geldi.  Tamamen stabil hale geldiğinde bir kapı şeklini aldı ve açıldı. Deniz Parvana açılan kapıya yönelirken Karabars olduğu yerde bekliyordu.

“Deniz… Bensiz gitmen daha iyi olacak. Gideceğimiz yeri biliyorum ve orada beni sevmeyen çok fazla insan var. Aslında orada beni seven tek bir insan bile yok. Üstelik inanılmaz bir hız ile gelişiyorsun. Bir süre sonra ben sana sadece yük olacağım. Çok yaşlıyım ve benim için daha fazla yükselmekte pek olası değil.”

“Anlıyorum. Eğer kararın bu yönde ise bende ısrar etmeyeceğim. Bana söylemek istediğin bir şey varmı?”

“Kendine dikkat etmeni istiyorum. Ayrıca Snonia ve Prolo adlı gruplarla sakın iş yapma. Onlar her zaman çok iyi klanlar olarak görünürler ancak arka planları tamamen karanlıktır. Potansiyeli yüksek insanları toplayıp, onları ezmek ve güçlerini ele geçirmek için her şeyi yaparlar. Eğer mümkünse Arcaida klanı ile karşılaşmanı isterdim. Onların gücü ortalama olsa da her biri iyi varlıklardır. Saygıya ve sevgiye çok değer verirler.

Aynı şekilde Zoon ve Aila klanları iyi klanlardır. Onlar en çok kendi aralarında savaşırlar. Ama şunu unutma orada güç her şeydir.

Adalet her zaman kazanır çünkü kazanan kendi adaletini getirir.” [YN: Doflamingo’ya selamlar 😀 ]

Karabars’ın sözleri bittiğinde, Deniz Parvana bir bakış atmış ve kapıdan girmişti. Kapı kapandığı anda Karabars, 14 Yıldız Göksel Ejderha Sarayı’na bir bakış atmış ve yüzüne bir gülümseme yerleşmişti. Sonrasında bir kelime söyledi ve anından ortadan kayboldu.

“Misteltein”

********************************************************

Yazar’ın Köşesi 🙂

Yeni bölümler her Cuma, Cumartesi ve Pazar günleri saat 09:00’da… (İnşallah 🙂 )

Umarım serinin ilerleyişini beğeniyorsunuzdur. Seri ve ilerleyiş hakkındaki yorumlarınızı bekliyorum.

Takipte kalın.

NOT: Arkadaşlar sitemizin tam ortasında yer alan Abone Ol kısmından abone olursanız her yazımızda mail alırsınız. Bu şekilde bir bölüm attığımda haberiniz olur. 😉 

Keyifli Okumalar…

Seri Sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.

********************************************************

NE DÜŞÜNÜYORSUN?

Bir cevap yazın

Loading…

Azur Kral Kapak Foto

Azur Kral – Bölüm 151 – Kral Max vs Bald, Deniz Parvana

Azur Kral Kapak Foto

Azur Kral – Bölüm 153 – Küçük Leydi ve Yaşlı Klaus