in

Azur Kral – Bölüm 111 – Kutsal Kara Kılıç Gölgesi Klanı Yok Edildi

Azur Kral Kapak Foto

Azur Kral – Bölüm 111 – Kutsal Kara Kılıç Gölgesi Klanı Yok Edildi

** 111 – Kutsal Kara Kılıç Gölgesi Klanı Yok Edildi

En güçlülerinden birini kaybeden öğrenci grubu, Deniz Parvana’nın tekniği çok uzun bir süre devam ettirememesinden dolayı kendilerine gelmişlerdi. Ama ruhlarına ekilen korku tohumları çoktan yeşermişti. Bu yüzden çok daha temkinli hale gelmişlerdi. Etraflarını saran sisten bir şey göremiyor olsalar da düşmanın yerini saptayabiliyor olmaları gerektiğini düşünüp tüm algılarını alana yaymışlardı ama sonuç düşündükleri gibi değildi.

Deniz Parvana sisi yayarken diğerlerinin algısından kaçabilmek için On Bin Siluetin Kaosu Tekniği aktif ederek yüzlerce kopyasını sisin içerisine dağıtmıştı. Bu kopyalar bir şey yapmasalar bile kendisinin bulunmasını engelleyecekti. Kopyaların sadece boş boş etrafta koşturması yeterliydi.

En güçlüleri acımasız bir şekilde öldürüldükten sonra sisin içinden acı çığlıklar yükselmeye başlamıştı. Deniz Parvana herkesin yerini eli ile koymuş gibi buluyor ve teker teker hepsini avlıyordu. Az önceki ejderha kükremesinden gelen ruhsal baskı ve düşmanın yerini bulamamanın verdiği gerginlikle tüm öğrenciler ölümlerini bekleyen kasaplık koyunlar haline gelmişlerdi.

Kadın erkek dinlemeden bir dakika içinde tüm öğrenciler katledilmişti. Deniz Parvana yine her zamanki gibi savaş ganimetlerini de toplamıştı. Sonuçta ölülerin kaynaklara ve silahlara ihtiyacı yoktu.

Algısını tamamen alana yaydığında hala toplanan öğrenciler olduğunu fark etmişti. Ejderha kükremesi saldırısından sonra bayılanları bile kılıçtan geçirip acımadan karşısına çıkan tüm öğrencileri hatta birkaç düşük ve orta seviye kıdemlileri bile öldürmüştü.

Deniz Parvana için öldürmek bir şey ifade etmiyordu. Özellikle Karanlık Elementi elde ettikten sonra önceleri yaptığı azıcık vicdanı da sönmüştü. Ama zaten böyle olacağını biliyordu çünkü Elementlerin Ruhu tekniği parşömeninde bunlar yazıyordu. Her elementin bir takım karakteristik özellikleri vardı ve ona sahip olanı az da olsa etkilerdi.

Kendi üzerine gelen diğer öğrencileri hissettiğinde, öğrenciler karşısında kalacak pozisyona geldi ve çekirdeğinden büyük miktarda Ki çekerek hepsini ağzının içinde topladı. Bu esnada sadece ateş Ki’si değil, toprak ve karanlık Ki’de toplamıştı. Tüm Ki’leri ağzının içinde toplamış ve birleştirmişti.

Topladığı Ki’leri iyice sıkıştırıp Ejder Kükremesi ile birlikte öğrencilerin üzerinde salmıştı. “Ejder Tanrısının Elemental Nefesi” demişti bu tekniğe. 3 farklı elementin gücü birleştiğinde muazzam bir güç açığa çıkarmışlardı. Bu saldırı ise Deniz Parvana’nın kalan Ki’sinin dörtte birine eşitti.  Bu yüzden devasa bir alanı kaplamıştı ve üzerine gelen devasa öğrenci grubu arkasında kül bırakmadan yok olmuştu.

Karabars Gerelbayar bir zihni ile Deniz Parvana’yı izliyordu. Son kullandığı teknik takdire değerdi.

** Gökyüzündeki Savaşta…

Karabars Gerelbayar’ın karşısında baş yardımcısı, diğer 3 yardımcısı ve 6 yüksek seviye kıdemli olmak üzere 10 kişi vardı. Deniz Parvana ile aynı zamanda savaşa başlamışlardı ve bu on kişi Karabars Gerelbayar’ı bastırıyorlardı. Karabars Gerelbayar bile klancılarının bu kadar güçlenmiş olması karşısında şaşırmıştı. Bu gücün arkasında yatanları sorgulamaya çalışmıştı ama cevap alamamıştı.

6 üst düzey kıdemliyi bir şekilde öldürmüştü ama klan 4 yardımcısı karşısında zor durumdaydı. 4 kişiye karşı olması onu zor durumda bırakıyordu çünkü her yandan güçlü saldırılar geliyordu. Hem savunma hem saldırı yapıyor olması hızla gücünü azaltıyor ve giderek daha zor karşılık verebiliyordu.

Baş yardımcısı kendisi oyalarken diğer üç yardımcı büyük bir kombine tekniğe hazırlanıyordu. Karabars Gerelbayar, kendisinin bu tekniği bırak karşılamayı kaçınabileceğinden bile emin değildi ama baş yardımcısını bir türlü geçemiyordu. En baştan beri teke tek olsaydı hiçbir şansı olmazdı baş yardımcının ama Karabars Gerelbayar çoktan tükenmenin eşiğine gelmişti.

Üç yüksek seviye kıdemli tam tekniklerini bitirmişti ki, başlarının hemen üstünde devasa bir ateş ejder tanrısı silüeti gördüler. Hemen ardından gelen ruh parçalayıcı kükreme sonrasında tekniği devam ettiremediler ve çok büyü bir geri tepme yaşadılar.

Kükremeden sonra baş yardımcının kendinden geçtiğini fark eden Karabars Gerelbayar aniden fırlayarak kendilerini ölümün eşiğine getirmiş olan 3 yüksek seviye kıdemliyi tek darbede pelte haline getirmişti.

Ardından hızlıca baş yardımcısına döndüğünde kendine gelmeye başladığın fark etmişti ve o anda baş yardımcısına ilerlemişti. Ancak Karabars Gerelbayar’ın saldırısı tam baş yardımcısını bulacağı anda kendine gelmiş ve sadece bir kolunu kaybetmişti.

Deniz Parvana aşağıdaki işini bitirdiğinde ustasının hala savaştığını görmüştü. Hemen ustası ile iletişime geçmişti.

“Usta! Ben buradan büyük bir kılıç enerjisi saldırısı yapacağım. O anda sende aynı anda saldırı yapabilirsen o adamı yenebiliriz. Rakiplerin güçlüydü o yüzden çok yorulmuşsun.” Dedi.

Karabars Gerelbayar bu teklifini elbette kabul etti. Çünkü gücünün sınırına dayanmıştı. En fazla iki teknik daha kullanabilirdi.

Plana uydular. Deniz Parvana aşağıdan devasa büyüklükte bir kılıç oluşturdu ve bu kılıç enerjisini iyice sıkıştırarak daha etkili bir hale getirdi. Ardından hız ve yıkıcı güç kazandırmak için elektrik ile kapladı ve baş yardımcıya gönderdi.

Baş yardımcı kendisine yönelen saldırıyı fark etmişti. Ancak o anda Karabars Gerelbayar’tan gelen ardışık saldırılar yüzünden kaçacak durumu yoktu. Baş yardımcı yapacak bir şeyi kalmadığını fark ettiğinde kan özünü yakmaya başlamıştı. Eğer bunu başarabilirse bu hem Karabars Gerelbayar hem de Deniz Parvana için ölüm demekti.

Deniz Parvana tüm ruhsal gücünü toplayarak tekrar Ateş Ejder Tanrısının Kükreyişi tekniğini kullandı. Ama bu sefer hedefi tek bir kişiydi. Bu yüzden daha etkili olacaktı. Baş yardımcı buna hazırlıklı olsa bile sadece kendisine yönlendirildiği için karşı koyması neredeyse imkansızdı.

Baş yardımcı kaçmak için bir teknik kullanacaktı ki Ateş Ejder Tanrısının Kükremesini duydu. Kendini buna hazırlamıştı ama bu sefer ki beklediğinden daha güçlüydü ve sonuçta kendinden geçme noktasına geldi. Bir an gözleri karardı ve ölüm fermanı imzalanmış oldu.

Deniz Parvana’nın ve Karabars Gerelbayar tekniği, baş yardımcının kendinden geçme noktasına geldiği anda baş yardımcının bedeninde buluştu. Baş yardımcının bedeni bu saldırılar ile birlikte kan bulutuna dönüştü.

Karabars Gerelbayar yorgun bir şekilde Deniz Parvana’nın yanına indi. Deniz Parvana çoktan kendinden geçmişti. Ard arda kullandığı iki güçlü ruhsal teknik tüm ruh gücünü tüketmişti. Karabars Gerelbayar hızlıca bariyerin yanına gitti ve bariyeri tamamen yok etti. Geri dönüp Deniz Parvana’yı aldı ve son gücü ile dağdaki mağaraya gittiler.

Kara Orman da yüz yıllarca hapsedilmiş ve birbirlerine yiyerek hayatta kalmış olan tüm karanlık canavarlar deli gibi dağılmaya, önlerine çıkan her şeyi yok ederek ilerlemeye başlamışlardı. Klanda güçlü kimse kalmadığından acı çığlıklar ve feryatlar içinde, klanın merkezi, 35 dakikada tamamen yok edilmişti.

Karabars Gerelbayar ve Deniz Parvana mağaraya geri döndüklerinde, Karabars Gerelbayar derin bir nefes almıştı. Tüm intikamını almıştı. Ancak klancılarının nasıl bu kadar güç kazandıklarını öğrenememişti. Özel bir miras ya da bir şekilde bir kan soyu bulmuş olmaları gerekiyordu ama onlardan özel bir soy hissi almamıştı. En büyük ihtimalle özel bir miras alanı bulmuşlardı. Başka bir açıklama bulamamıştı Karabars Gerelbayar…

Bu savaşta Deniz Parvana’nın faydasını da göz ardı edemezdi. İki kere kullandığı Ateş Ejder Tanrısının Kükremesi tekniği sayesinde iki kere dönüm noktası yaşamıştı. Eğer tek başına olsaydı kesinlikle ölürdü. İlk seferde, o teknik sayesinde 5 üst düzey kıdemliyi çok rahat bir şekilde öldürmüştü. İkincisinde ise gücü neredeyse tükenmek üzereydi. Deniz Parvana’nın gönderdiği güçlü kılıç enerji saldırı ile yaptıkları kombine saldırı ile zaferini kesinleştirmişti.

Kılıç enerjisi saldırısı ile eş zamanlı kullandığı ikinci Ateş Ejder Tanrısının Kükremesi ve Karabars Gerelbayar’in kullandığı Gök Yaran Yıldırım Akışı tekniği kombinasyonu olmasa baş yardımcının öleceğine kesin gözle bakamazdı. Aşırı tükettiği gücünün son kırıntıları ile kullandığı teknik, en güçlü halinde kullandığı hali ile kıyaslanamazdı bile… Üstelik direk kullansaydı baş yardımcı kesinlikle saldırıyı savuştururdu.

Ateş Ejder Tanrısının Kükremesi tekniğinin verdiği 2 saniyelik sersemleme, güçlü kılıç enerjisi saldırısı ve Gök Yaran Yıldırım Akışı tekniğinin birleşimi sayesinde zaferi ucu ucuna elde edebilmişti.

Nasıl kazanıldığı aslında Karabars Gerelbayar için önemli değildi. Zaferi kan ve ter ile elde etmişlerdi. Önemli olanda buydu.

Karabars Gerelbayar ve Deniz Parvana, kendilerini toparlamak için 5 gün boyunca mağaradan çıkmamışlardı. Karabars Gerelbayar tüm Ki’sini, Deniz Parvana ise tüm ruhsal gücünü tüketmişti. Deniz Parvana o anda bir şeyin farkına net bir şekilde varmıştı. Ki’si sonsuz gibi olsa da Ruhsal ve Zihinsel gücü acınacak seviyedeydi. Bir an önce Ruhsal ve Zihinsel Yetişim seviyelerini de yükseltmesi gerekiyordu. Çünkü Ateş Ejder Tanrısının Kükremesi tekniği onun gizli ve en güçlü kozuydu.

Ruhsal gücü aşırı yüksek olmayan neredeyse herkese etki edebilecek bir güce sahip bir teknikti. Bu tekniği ikinci kere kullanması ise kendisinin bayılmasına yetiyordu.

5. günün güneşi ufukta batarken Kutsal Kara Kılıç Gölgesi Klanı’ndaki tüm sesler kesilmiş, klanda neredeyse taş üstünde taş, omuz üstünde baş kalmamıştı. Kara Ormandaki karanlık canavarlar yaşlı, kadın, çocuk, erkek, canavar demeden bölgedeki tüm canlı yaşamını silmişler ve dört bir yana yayılmaya başlamışlardı.

**

Karabars Gerelbayar’ın intikamı fazlası ile alınmıştı. Bedeli ise kendi dişleri ve tırnakları ile kurduğu klanını kaybetmek olmuştu. Cennetsel Kılıç Villa Kıtası’nda artık Göksel 7 Kılıç Klanı, Sonsuz Okyanus Klanı, Yaşamın Kadim Kökü Klanı ve Kara Hançer Klanı olmak üzere 4 büyük klan kalmıştı.

O sırada hiç kimse Cennetsel Kılıç Villa Kıtası’ndaki yaşamın tamamen söneceğini bilmiyordu. Karanlık tüm kıtaya yayılacak ve tek bir insan bile kalmayacaktı. Karabars Gerelbayar’ın intikamının bedelini aslında zaman içinde tüm kıta çekecekti. Ama bu durum Karabars Gerelbayar’ın umurunda bile değildi.

********************************************************

Yazar’ın Köşesi 🙂

Her Cuma, Cumartesi ve Pazar günleri yeni bölümler gelecek.

Bu da bonus olsun. 🙂

NOT: Arkadaşlar sitemizin tam ortasında yer alan Abone Ol kısmından abone olursanız her yazımızda mail alırsınız. Bu şekilde bir bölüm attığımda haberiniz olur. 😉 

Keyifli Okumalar…

Seri Sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.

********************************************************

Azur Kral – Bölüm 112 – Clitus’a Dönüş
Azur Kral – Bölüm 110 – Savaş!

Bir cevap yazın

Loading…

Azur Kral Kapak Foto

Azur Kral – Bölüm 110 – Savaş!

Fractale Anime Tanıtım ve İnceleme