Azur Kral – Bölüm 107 – Başarısızlık!

Azur Kral – Bölüm 107 – Başarısızlık!

** 107 – Başarısızlık!

Yaklaşık 2 günlük uykudan sonra gözlerini yavaşça açmıştı. Hem 3 haftalık düellonun hem de 3 günlük zorlu eğitimin ardından gerçekten tükenmişti.

“Oooo uykucu güzeli sonunda uyandın. Hehe”

“Ah, usta? Ne kadardır uyuyorum?”

“Hmm Benim bildiğim kadarı ile 2 gündür uyuyorsun. Bende 2 gün önce uyandım zaten. Neyse arada uyumak iyidir. İnsanı dinçleştirir. Dediklerimi yapabildin mi?”

Deniz Parvana bu soruya cevap vermek yerine ustasına bakıp mutlu bir gülümseme vermişti. Ağzı kulaklarında gözleri kapalıydı.

“Yaptın mı? Gerçekten yapabildin mi?”

“Tabi ki!”

Yaşlı adam hızla Deniz Parvana’nın kolundan tuttu ve

“Gel! Çabuk! Göster bana!”

Diye çekiştirdi. Gerçekten heyecanlanmıştı. Çünkü öğrencisine imkânsız bir görev vermişti. Yaşlı adam ve Deniz Parvana hızlıca dışarı çıktılar.

“Hadi! Göster bakalım.” Dedi yaşlı adam. Gerçekten heyecanlıydı.

Deniz Parvana eğitiminin sonucunu vakit kaybetmeden gösterdi. Elini kılıç tutuyormuş gibi yaptı ve bir anda Ateş İfritinin Nefesi kılıcının bir sureti elinde oluştu. Arkasını döndü ve bir ağaca doğru bir savurma yaptı. Kılıç enerjisi donuk bir ses ile ilerledi ve sessizce ağaçları jilet gibi doğrayarak devam etti. Ne bir patlama ne de bir gürültü vardı. Tek ses saldırıdan saniyeler sonra yıkılan ağaçların sesleriydi.

Yaşlı adamın gözleri ve ağzı iyice ayrılmıştı. Öyle şaşırmıştı ki nefes almayı bile unutmuştu. Deniz Parvana, yaşlı adamı zar zor kendine getirebilmişti.

“Ba- Başardın! Gerçekten… Gerçekten başardın. Ama nasıl?”

Deniz Parvana, ustasının bu kadar şaşırmasını beklememişti. Sanki imkânsız olan bir şeyi yapmış gibiydi. Ama değildi. Sonuçta bu fikri ustası vermişti. Ustası kendisinden imkânsız olan bir şeyi istemiş olamazdı ki. Eğer gerçekten imkânsız olsaydı kendisi bunu nasıl başarabilirdi?

Yaptığı yöntemi en ince ayrıntısına kadar ustasına anlattı. Yaşlı adam bazen şaşırmış ve de aydınlanmış bir ifade dinlemişti. Deniz Parvana’nın açıklaması bittiğinde yaşlı adam gerçekleri anlatmıştı.

Bu seferde Deniz Parvana şaşırmıştı. Gerçekten imkânsız olarak görülen bir şeyi başarmıştı. Ama şaşkınlığı çok uzun sürmedi. Çünkü daha önce de imkânsız görülen şeyleri yapmıştı. O anda bir şeyi fark etmişti. Kendisi asla bir şeyi imkânsız olarak görmemişti. Bu sebeple başarabilmişti. Bu düşünceden yola çıkarak, insanlar bir şeyin imkânsız olduğuna inandığı zaman o şey gerçekten imkânsız oluyordu.

“Bu gerçekten muhteşem. Bu bir mucize gibi bir şey. Silahlarla asla savunamıyorsun. Kesip geçiyor. Zırhlar bile engelleyemez. Bu mutlak bir güç! İstediğini kesip istemediğin kesmemeyi bile sağlayabilirsin. Bu mükemmel. Tamam! O zaman sırada bu tekniği geliştirme zamanı geldi. Şimdi bu enerjiyi bir kılıç gibi tutmak yerine havada oluşturmalısın. Kollarını bile kımıldatmadan yapabilmelisin. Farklı boyutlarda ve farklı güçlerde oluşturabilmelisin.”

“Anladım usta. O zaman ben eğitime devam edeyim.”

“Tamamdır. Sen eğitimine başla. Bende senin için bir şeyler hazırlayacağım. Yetişimini de geliştirmemiz lazım.”

“Peki usta. Teşekkürler.”

Yaşlı adam yine imkânsız bir şeyi istemişti. Havada öylece bir kılıç oluşturmak için en az Kılıç Niyeti Enerjisi gerekirdi. Ancak bu sefer ilk isteğinde olduğu gibi imkânsız olmaması ihtimaline inanmak istiyordu. Gerçekten başarabilecek mi görecekti.

Deniz Parvana eğitimine devam ederken yaşlı adam evine gitmiş ve simya işleri için kullandığı bodrum kata inmişti. Birisi bu odayı görse dudakları uçuklardı. Çünkü bu odada birinin hayal bile edemeyeceği yükseklikte zenginlik vardı.

Yaşlı adam yapmak istediği ilaçlar için gerekli olan bütün malzemelerini topladıktan sonra ilaç yapımına geçmişti. Deniz Parvana’nın yetişimini yükseltecek ilaçlar yapmak istiyordu. Özellikle yapacağı bir ilaç çok özeldi.

Yaşlı adam sırası ile Cehennem Karanlığı Paleti, Ateş Ruhu Paleti, Su Kalbi Kristali ve Ki Özümseme İksiri yapacaktı. Cehennem Karanlığı Paleti inanılmaz yüksek oranda karanlık Ki içeren bir paletti. Hem karanlık Ki özümseme hızı biraz yükseltiyor hem karanlık elementi hakkında kavrayışı biraz yükseltiyordu. Bu paleti üretebilmek için Kara Ormanda öldürdüğü binlerce canavarın kan özlerini ve sadece Kara Orman’da yetişebilen ve karanlık Ki üreten bilinç sahibi özel bitkilerin özlerini kullanacaktı. Öylesine güçlü bir ilaçtı ki kendisi bile bu ilacı tüketirken birkaç kere düşünürdü. Ve elinde bu ilaçtan tam 20 tane yapabilecek kadar çok malzemeye sahipti. Hepsini de üretecekti.

Ateş Ruhu Paleti, bu ilaç için düşük seviye ejderha ve yüksek seviye ateş temelli canavarların kan özlerini, Kutsal Ateş Kristallerini ve çeşitli ateş tipi bitkilerden üretiliyordu. Bu ilaçtan fazla üretemezdi en fazla 5 tanesine yetecek malzemesi vardı. Ancak Cehennem Karanlığı Paleti ile yarışabilecek kadar yüksek oranda Ki içeriyordu. Ateş Ruhu Paleti özellikle ateş elementi hakkında kavrayışı yükseltebilen bir ilaçtı ve bu ilaç yaşlı adamın kendi icadıydı. Önceki öğrencilerinden birisine bu ilacı vermişti ve öğrencisi bu ilaç sayesinde tekniklerinde bile ilerleme kaydetmişti.

Su Kalbi Kristali, Buz Ankası Özü içeren çok özel bir ilaçtı. Kendisi de daha önce Buz Anka’sı mirası bitirdiğinden elinde bu özden bir miktar bulunuyordu. Buz ve su tipi birçok Ki kristali ve canavarların özlerini içeren özel bir ilaçtı. Yapması diğerlerine daha kolaydı.

Ki Özümseme İksiri, aralarındaki yapımı en zor ilaçtı. Yüksek zihin gücü gerektiriyordu. Malzemeleri çok nadirdi. Bu iksirde kullanılan malzemeler genelde ruh ve zihin gücü içeren özel bitkilerden oluşuyordu.

Tüm ilaçları ürettiğinde ilk olarak Ki Özümseme İksiri’ni sonra da diğer ilaçları verecekti. Ne kadar etki edeceğinden emin değildi ama bu ilaçları kendisi kullanırsa içinde olduğu Astral Alem – 2. Olgu’dan 3. Olgu’ya geçebileceğine emindi.

Bu zamana kadar böyle ilaçlar yapıp yetişimini yükselmemiş olmasının sebebi vardı elbet. İlk olarak vücudunda birikecek olan tıbbi atık büyük bir sorundu. Üstelik Diyarlar yükseldikçe sadece Ki değil diyarlarda edilinilmesi gereken kavrayışlar da hayati önem taşıyordu.

Yaşlı adam bir haftalık sürede bütün ilaçları bitirmişti. Aklındaki en büyük soru ve kalbinde heyecan ile Deniz Parvana’nın yanına gitti.

Deniz Parvana, ustasının geldiğini gördüğünde yüzündeki hüzünlü ifade büyümüştü.

“Usta. Bu sefer başaramadım. İkinci kılıcı oluşturabildim ama havada oluşturmadım. Sanırım yeteri kadar yüksek kavrayışa henüz sahip değilim.”

“Aahaha! Ne diyorsun sen? Neden üzülüyorsun? Doğru. Sadece seni denemek istemiştim. Havada uçan kılıç enerjileri üretebilmen için en az Kılıç Niyeti enerjisine ihtiyacın var. Ve henüz kılıç niyeti enerjisi üretemiyorsun. Bu gayet normal. İkinci kılıcı üretebilmen bile büyük bir başarı. Gel sana yaptığım ilaçları vereyim.”

“Peki usta.”

Deniz Parvana ustasının yanına geldi ve ustasından ilaçları aldı. Yaşlı adam kullanma sırasını anlattıktan sonra oradan ayrıldı. İlaçları evde kullanması sorun olabilirdi. Çünkü bu ilaçlar çok güçlü ilaçlardı. Özellikle Ateş Ruhu Paleti tüketildiğinde dışarıya da etki eden bir ilaçtı. Kişi bu paleti tükettiğinde bedeninden sızan Ki ateşe dönüşüyordu ve çevresini alevlere boğuyordu. Bu sebeple dışarıda tüketmesi daha iyiydi.

Yaşlı adam uzak bir noktada Deniz Parvana’yı izlemeye koyulmuştu. Evden biraz uzaktalardı ve canavarlar saldırabilirdi. Meditasyonda olan birinin meditasyonu zorla bozulursa ciddi geri tepmeler yaşayabilir hatta sakatlanabilirdi. Üstelik öylesine tehlikeli ilaçlar tüketiliyorken…

 

********************************************************

Yazar’ın Köşesi 🙂

Bu da bonus bölüm olsun. 😀

Her Cuma, Cumartesi ve Pazar günleri yeni bölümler gelecek.

NOT: Arkadaşlar sitemizin tam ortasında yer alan Abone Ol kısmından abone olursanız her yazımızda mail alırsınız. Bu şekilde bir bölüm attığımda haberiniz olur. 😉 

Keyifli Okumalar…

Seri Sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.

********************************************************

NE DÜŞÜNÜYORSUN?

Bir cevap yazın

Loading…

Azur Kral Kapak Foto

Azur Kral – Bölüm 106 – Özgün Bir Teknik

Azur Kral Kapak Foto

Azur Kral – Bölüm 108 – Yaşlı Adamın Gerçekleri