in

Azur Kral – Bölüm 86 – Buz Ruhu Vahası #1

Azur Kral Kapak Foto

Azur Kral – Bölüm 86 – Buz Ruhu Vahası #1

Önceki Bölümden…

“Bana hizmet etmeni istemiyorum JJ. Ben seni dostum olarak görüyorum. Bunu unutma. Başının belaya girmesine de izin vermeyeceğim. Kendi hayatımdan vazgeçmem gerekse bile ikinci kere düşünmeden sana yardım ederim. Bunu da unutma.”

O anda JJ’nin gözleri bir an parlamış ve sevgi ile dolu bir şekilde Deniz Parvana’ya bakmıştı ama… Deniz Parvana bu bakışları fark etmemişti.

 

** 86 – Buz Ruhu Vahası #1

Kara Katil’in sarayından çıktıklarında hızlı bir şekilde Buz Ruhu Vahası’na yönelmişlerdi. Helios sayesinde çok daha hızlı bir şekilde ilerleyebiliyorlardı. Deniz Parvana, bu kıtadaki Buz Ankası miras alanının aslında başka bir miras alanında olmasını hiç beklemiyordu. Eğer bunu bilseydi kesinlikle direk olarak Buz Ruhu Vahası’na giderdi.

2 ay 15 günleri kalmıştı bu miras içerisinde. Bu süre bittiğinde miras alanından dışarı atılacaklardı. Deniz Parvana, Buz Ankası mirası için bu sürenin yeterli olup olmadığını bilmiyordu ve bu bilinmezlik biraz gerilmesine yol açıyordu. Eğer Buz Ankası miras alanında çok daha uzun süre kalırsa…

Geri nasıl çıkacaktı? Buz Ankası miras alanlarının kendine özel boyutları olduğunu zaten biliyordu. Süre bitince hala içerde olursa ve Buz Ankası miras alanından çıktığında ilk girdiği miras alanı içerisinde binlerce yıl sıkışırsa ne olacaktı? Aklında bu düşünceler varken Buz Ruhu Vahası’na varmak üzerelerdi.

**

Buz Ruhu Vahası’na vardıklarında çevrede diğer klanlardan katılanları görebiliyordu. Bazıları bir kenarda oturmuş öylece beklerken bazıları meditasyon yapıyordu. En büyük ortak noktaları ise hepsinin aynı kıyafetleri giyiyor olmasıydı.

Durumu gören JJ, “Bunlar Kutsal Mor Elma klanından öğrenciler. Baksana hemen kendi bölgeleri olarak ilan etmişler bile. Liderleri içerdeyken kendileri nöbet tutuyorlar.”

“O zaman onlara orasının kendi bölgesi olmadıklarını gösterelim.”

“Screee!!”

Helios güçlü bir şekilde bağırdığında nöbet bekleyen herkes gözlerini açmış sesin nereden geldiğini anlamak için algılarını yaymışlardı. Başlarını kaldırdıklarında gökyüzünde süzülen alevli kuşu görmüşlerdi. Bu kuşu gördükleri anda miras alanına girmeden önceki yaşadıkları akıllarına gelmişti.

Bu kuş daha önce 12 Güneş Derin Deniz Klanı liderini ve Deniz Parvana’yı taşıyan kuştu. Bu sebeple hemen ayaklanıp saldırı duruşlarını almışlardı.

Helios yere konduğunda Deniz Parvana ve JJ üzerinden inip, Helios’u hayvanlar için özel olarak yapılan boyut yüzüğüne çekmişti. İlk düşüncesi direk saldırmaktı ama o düşünceden vazgeçmişti. Şansını ilk olarak direk girişe yönelmek ve kimseye bir şey demeden içeriye girmeyi deneyerek kullanacaktı. Eğer kimse önüne çıkmazsa ne iyi olurdu. Ancak engel olmak isteyen olursa yine bir şey demeden saldıracaktı.

İkili normal adımlarla kimsenin yüzüne bakmadan ilerlemiş ve giriş kapısına bir hayli yaklaşmıştı ki duymayı pek istemediği şeyler kulağına gelmişti.

“Buraya giremezsin! Şu anda bu alan Kutsal Mor Elma klanı tarafından inceleniyor!”

“Evet. Öylece gelip giremezsin. Liderimizi rahatsız etmene izin vermeyeceğiz.”

“Hehe, çok girmek istiyorsan bizi geçmek zorundasın.”

Deniz Parvana konuşanlara birer bakış atmış ve sonra 3 kelime söylemişti.

“JJ sen karışma.”

Bu 3 kelimeyi söylediği anda boyut yüzüğünden Ateş İfritinin Nefesi ve Buz Ruhunun Kalbi kılıçlarını çıkarmıştı. JJ o anda bir şey söylemek istemişti ama hemen vazgeçmişti. Söylemek istediği şey “Ne kadar az öldürürsen o kadar iyi…” idi ama eğer burada birini bile sağ bırakırsa sonradan başına bir iş geleceğinden kesin emindi. Ya hiçbirini öldürmeyeceklerdi ya da hepsini öldüreceklerdi.

JJ birkaç yüz metre geriye gittikten sonra sırtını bir ağaca yaslamış Deniz Parvana’nın savaşını izlemeye koyulmuştu.

Deniz Parvana iki kılıcı çektikten sonra 4 Kılıç 4 Element tekniğinin 2. Aşaması olan 2 Kılıç 2 Element’i uygulamaya başlamıştı. Bir kılıcı ateş ile kaplıyken diğer kılıcı buz ile kaplıydı. Bu zıtlık durumu bile Kutsal Mor Elma klanı öğrencilerini şok etmeye yetmişti. Çünkü birbirine zıt olan elementleri aynı anda kullanmak mümkün değildi.

İlk olarak en yakınındaki öğrenciye saldıran Deniz Parvana kılıçları ile bir tur dönmüş hem buz hem ateşten oluşan bir hortum oluşturmuştu. Zavallı öğrenci üzerindeki şoku atamadan bu hortumun içinde kalmış ve parçalanarak ölmüştü.

Sonsuz Ki adayı olan bir kişinin oluşturduğu teknik basitçe engellenemezdi. Çünkü aşırı yoğun Ki ile tetiklenmiş teknikler normalden çok daha güçlü olurdu ve kolayca engellenemez ya da bastırılamazdı.

İlk saldırdığı kişinin öleceğinden emin olduğundan arkasına bile bakmadan diğer öğrenciye saldırmıştı. Diğer öğrenciler şoku üzerlerinden attığında hepsi birden saldırıya geçmişlerdi. O anda Deniz Parvana’nın üzerine gelen yaklaşık 20 kişi vardı. Hepsiyle aynı anda savaşamayacağını biliyordu ama hepsini bir anda etkisi hale getirecek bir tekniği vardı. Bu teknik Kara Katil’in Sarayında geçirdiği dönüşümden sonra bir anda aklında beliren bir teknikti.

Öğrencilerin hepsi belirli bir alana girdiği anda Deniz Parvana o anki saldırısını dururmuş,

“Kadim Ejder’in Kükremesi!”

Diye bağırdığı anda tüm bölgedeki herkesi etkileyecek kadar şiddetli bir ejderha kükremesi ve aurası yayılmıştı. O anda bütün öğrenciler oldukları yerde kalakalmıştı. Ruhlarına giren baskı o kadar büyüktü ki kıpırdamaları mümkün değildi.

Tüm savunmaları düşen öğrenciler ise Deniz Parvana için kolay lokmaydı. Öğrencilerin kendilerine gelmesine fırsat vermeden bir anda etrafındaki havayı soğutmuş ve tüm öğrencilerin donmasını sağlamıştı. Tüm öğrenciler donduğunda Ateş İfritinin Nefesi kılıcında bir miktar alev toplayıp keskin bir bıçak şeklinde donmuş öğrencilerin bedenlerini paramparça etmişti.

Çevredeki herkes öldüğünde Deniz Parvana tek dizinin üzerine düşmüş sonrasında bacaklarını çaprazlayarak oturmuştu. JJ anında Deniz Parvana’nın yanına gelmişti. Kullandığı etki alanı tekniği zihnen ve ruhen onu çok yormuş olmalıydı.

Nefes nefese kalmıştı.

“Huuuh… Bu teknik bir anda aklımda belirlen bir teknikti. Sanırım bu tekniği aklıma ateş ejder tanrısı koydu. Etkisi güzel olsa da bu kadar geniş alanda kullanmak ruh ve zihin gücümü tüketiyor.”

“Belli. Tüm ruh gücün tükenmiş durumda. Biraz burada bekleyelim. Kendini toparla. Gökkuşağı Vadisi’nden topladığımı meyvelerden birkaç tane ye iyi gelir.”

Deniz Parvana hiç çekinmeden boyut yüzüğünden çıkardığı ve etrafına ruhsal enerji yayan bir meyveyi afiyetle yedi. Kısa süre sonra ruh gücünün yarısı kadarını toparlayabilmişti.

Kendine geldiğinde ayağa kalktı ve öldürdüğü öğrencilerin tüm boyut çanta ve yüzüklerini topladı. Bazılarının elindeki büyülü ziynet ve silahları da almayı ihmal etmedi. Girişi tamamen temizlediklerine Buz Ruhu Vahası alanına giriş kapısından içeri girdiler.

Dışarıdan bakıldığında öylece ovanın ortasında duran, sağında solunda duvar vs bir şey olmayan anlamsız bir kapı gibi görünüyor olmasına rağmen kapıdan geçtikleri anda kendilerini soğuk ve neredeyse ölü bir dünyada buldular.

Öylesine soğuk bir ortamdı ki JJ neredeyse tamamen donacaktı. Deniz Parvana zaten çocukluğundan beri soğuk ve sıcaktan etkilenmiyordu. Ancak bu bölge bile onu üşütüyordu. Hızlıca vücudunu buz Ki’si ile doldurduğunda rahatlamış hissetti. Tabi bu arada JJ içinde soğuktan etkilenmemesi için bir kalkan yapmıştı.

İkili artık soğuktan korkmaları gerekmediği için normal bir şekilde ilerlemeye başlamışlardı. Ancak attıkları her adımda ortamın daha da soğuduğunu fark etmeleri uzun sürmemişti. Bu soğukluk artışı yüzünden adımları giderek yavaşlamıştı. Bu soğuk Deniz Parvana için önemsiz olsa da JJ için durum tam tersiydi. Sürekli Deniz Parvana tarafından desteklenmeseydi çoktan buzdan heykel haline gelmişti.

 

 

********************************************************

Yazar’ın Köşesi 🙂

Azur Kral – Bölüm 86 – Buz Ruhu Vahası #1

Her Cuma, Cumartesi ve Pazar günleri yeni bölümler gelecek.

Yavaş yavaş ilk cildin sonuna geliyoruz. 100. Bölümde ilk cilt tamamlanmış olacak ve o zaman ek bir bölüm ile resimleri paylaşacağım. İlk cilt sona erdiğinde iki hafta bölüm gelmeyecek.

Yine geçen hafta bölüm atamadım. Kusura bakmayın arkadaşlar. Geçen haftayı telafi etmek için Cumartesi, Pazar ve Pazartesi için ikişer bölüm yani toplamda altı bölüm atacağım. 🙂

NOT: Arkadaşlar sitemizin tam ortasında yer alan Abone Ol kısmından abone olursanız her yazımızda mail alırsınız. Bu şekilde bir bölüm attığımda haberiniz olur. 😉 

Keyifli Okumalar…

Seri Sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.

********************************************************

Azur Kral – Bölüm 87 – Buz Ruhu Vahası ve Buz Ankası Mirası
Azur Kral – Bölüm 85 – Kara Katil’in Sarayı #3

Bir cevap yazın

Loading…

Azur Kral Kapak Foto

Azur Kral – Bölüm 85 – Kara Katil’in Sarayı #3

Azur Kral Kapak Foto

Azur Kral – Bölüm 87 – Buz Ruhu Vahası ve Buz Ankası Mirası