in

Azur Kral – Bölüm 52 – Sınav Başlamadan 20.000 Kişiyi Elemek

Azur Kral Kapak Foto

Azur Kral – Bölüm 52 – Sınav Başlamadan 20.000 Kişiyi Elemek

Önceki Bölümden…

“Evet. 100 yıl önce şart Ruh Diyarında olma idi. Şimdi bir diyar yükseltmişler. Sanırım yeni bir yetiştirme şekli bulmuşlar. Yoksa alt sınırın bir Diyar yükselmesi normal değil. ”

“Bu o kadar şaşırtıcı bir durum mu usta?”

“Evet. 100 yıl önce Lord diyarında olan Kıdemliler bile vardı. Şimdi ise Lord diyarında olmayanlar sınava bile alınmıyor.”

 

** 53 – Sınav Başlamadan 20.000 Kişiyi Elemek

“Neyse. Bize ayrılan konuta gidelim. Kayıtlar daha 3 gün sürecek. 3 gün boyunca meditasyon yapıp bu havaya iyice alışmalı ve yetişimini yükseltebildiğin kadar yükseltmelisin.”

“Anladım usta.”

Güneş usul usul batıp ve yerini karanlığa bırakırken Alper Us ve Deniz Parvana konaklama alanına geçmişlerdi. Odalarına geçtiklerinde Alper Us pencerenin kenarına geçmiş hüzünlü bir yüz ifadesi ile dışarıyı izlemeye başlamıştı. Deniz Parvana bir süre ustasını izledikten sonra odanın köşesine geçmiş ve meditasyona başlamıştı.

Deli gibi titreştiğini hissettiği dantianını beslemeye başlamıştı. Evrim geçirmiş olan dantianı çok daha sağlamlaştığından Qi özümseme hızına dayanabiliyordu. Normal insanları kıskançlığından öldürebilecek bir hızda Qi özümsüyordu.

O kadar hızlı ve aşırı miktarda Qi özümsüyor olmasına rağmen dantianı sakinleşmek bir kenara daha fazla titriyordu. Deniz Parvana, dantianının daha fazla Qi istediği anlıyordu.

Deniz Parvana akıllara zarar şekilde Qi özümsemeye başladı anda konaklama yapılan binada sesler yükselmeye başlamıştı. O sırada neredeyse bütün katılımcılar meditasyon yapmakla meşguldü. Güzel güzel meditasyon yaparlarken bir anda Qi özümseme hızlarının %50 den fazla yavaşladığını hissetmişlerdi.

Bazıları çok daha önceleri geldiğinden meditasyonları derinleşmişti. Bir anda Qi değişimi yüzünden meditasyonları zorla durdurulmuş ve vücutlarında geri tepmeler ortaya çıkmıştı. Birisi sakatlanmanın eşiğine gelmişti.

“Cennetler bu Qi’ye neler oluyor!”

“Hangi lanet olası böyle delicesine Qi özümsüyor. Ölümünü mü arıyor?”

“Hangi piç umarsızca özümseme yapıyor. Lanet olsun 3 gün sonra sınav başlıyor. Bu umursamaz piç yüzünden yaralandım.”

Bu şekilde küfürler giderek çoğalıyordu. Aradan 10 dakika kadar geçmiş olmasına rağmen Qi seviyesi hala düzelmemişti. Bu sorun devam ettikçe gerginlik giderek artmış ve insanlar bu kadar Qi’yi kimin özümsediğini aramaya başlamışlardı.

Sorun kısa sürede diğer konaklama noktalarına da sıçramıştı. Tüm katılımcılar bu olayı konuşmaya başlamışken bir olayları duyan bir kıdemli konaklama noktasına gelmişti.

“Hey! Sessiz olun! Eğer birileri ölmek istiyorsa bırakın ölsün. Herkes odasına geri dönsün. Odasında olmayan herkes diskalifiye edilir.”

“A- Ama Kıdemli bu kişi yüzünden biz meditasyon yapamıyoruz. Hatta bazılarımız içsel yaralanmalar yaşadı.”

“Bu benim sorunum değil! Kendi güçsüzlüğünüze dert yanın bana değil. Herkes odasına dönsün ve kimse odasından dışarı adım atmasın. Sizinle uğraşacak kadar boş vakti olan biri değilim. Anlıyor musunuz?”

Kıdemli herkesi susturmuş ve odalarına geri göndermişti. Olayların farkında olan Deniz Parvana’nın dudaklarının kenarı hafifçe yükselmişti. Sınav başlamadan birçok rakibini saf dışı bırakmıştı bile. Deniz Parvana’nın yüzündeki gülümsemeyi gören Alper Us, bunun daha başlangıç olduğunu hissetmişti.

Deniz Parvana, kıtanın havasına alıştıktan sonra meditasyon durumundan çıkmadan Qi Öz Kontrol Tekniği ve 12 Yıldız Vücut Tekniklerini zihninde canlandırmaya başlamıştı. Önceki özümsediği Qi’yi yoğunlaştırıp sonrasında etine, kanına, kemiklerine ve kaslarına yönlendirmeye başlamıştı.

Özümsediği Qi’nin %10’unu dantianına kalanını vücuduna yönlendiriyordu. Vücuduna yönlendirdiği Qi her ne kadar teknik için çok düşük bir ilerleme sağlasa da yine de ilerliyordu. 12 Yıldız Vücut Tekniği sadece vücuda Qi işlemek ile son aşamaya gelinemezdi. Her aşama için özel bir arındırma tarifini hazırlamalı ve o tarif içerisinde meditasyon yapıp vücudunu arındırmalıydı.

Ateş ejder tanrısı evrimini geçirdiği sırada vücudu zaten arındırılmış ve 12 Yıldız Vücut Tekniğinin 4. Aşaması olan Ejder Pulu aşamasına yükselmişti. Şu anda 5 aşama olan Yaşam Kristali seviyesinin ve her seviyenin ilk etabı olan vücudu Qi ile besleme etabını gerçekleştiriyordu.

Bu teknik, teknik olarak dışarıdan özümseme ile de geliştirilebilirdi ancak bu birkaç yüz milyon yıl sürerdi. Bu yüzden kaynaklar ile desteklenmeliydi. Bu kaynakların bedeli ise çok ütopik bir seviyedeydi. Üstelik normal bir kişinin vücudunda birikecek olan tıbbi atık düşünüldüğünde geliştirilmesi imkânsız olarak bakılan bir teknikti. Bu yüzden düşük seviye olarak tanımlanmıştı.

Deniz Parvana kaynak sorunu çözebileceğini düşünüyordu. Çünkü vücudu tıbbi atık tutmuyordu. Bu yüzden bu tekniği geliştirmesi imkânsız değildi.

Bu şekilde, hem bu kıtadaki Qi seviyesine alıştığından hem de tekniklerini geliştirip hem dantianını beslediğinden artık özümsediği Qi seviyesini bir kademe daha yükseltmişti. Bir anda maksimum seviye çıkabilirdi ama o zaman bir eğlencesi kalmazdı.

Qi Seviyesini arttırdığında etkilediği alanda genişlemişti. Artık içinde bulundukları binada konaklayan herkes şikâyet etmeye başlamıştı.

  1. günün sabahında seviye bir kademe daha artmış ve çevredeki konaklama binalarındaki kişilerde etkilenmeye başlamıştı.
  2. günün sabahında tüm konaklama alanı etkilenmişti. İlk gün yakınan ve azarlanan yetişimcilere gülenler şimdi aynı duruma düşmüşlerdi. Tüm konaklama alanı bir kaos ortamı gibiydi. Her odadan bir ses çıkıyor insanlar hangi canavarın bunu yaptığını arıyordu. Evet. Böyle bir seviyede özümsemeyi bir insan gerçekleştiriyor olamazdı. Ve haklılardı. Deniz Parvana Kızıl Krallık’ta insanlığını bırakmış ve bir ejder tanrısı yoluna girmişti.

Turnuva başlangıcı çağrısı yapıldığında konaklama alanında konaklayan 650.000 kişinin 630.000 ‘i çağrıya cevap vermişti.

“Hey! Neler oluyor burada? Bana gelen bilgide 650.000 kişi olduğu yazıyordu. Diğer 20.000 kişi nerede!”

O anda bir kaos daha yaşanmıştı. Her kafadan bir ses çıkıyor ve her ses bir şikâyet içeriyordu.

“Susuuuuuuuuunn!”

Görevli bağırarak herkesi susturmuştu.

“Sadece bir kişi konuşsun.”

Anında, beyaz gri karışık renkli saçları, kızıl gözleri olan uzun boylu kırmızı ve siyahtan oluşan yarı zırh yarı kıyafetli bir kız öne çıkmış ve kıdemliyi selamlamıştı. O kadar öfkeliydi ki etrafına öldürme niyeti yayıyor ve kızıl gözlerinden kızıl dumanlar çıkıyordu. Her ne kadar şeytani bir auraya sahip olsa da giydiği yarı zırh yarı elbise vücudunun her yerini kapatmıyor ve ona inanılmaz çekici bir hava katıyordu. Az önce bağıran kıdemli bir kıza direkt bakınca zoraki yutkunmuştu. Cehennem çukurlarından fırlayıp gelmiş bir succubus gibiydi.

“Kıdemliyi Selamlarım. Ben Donmuş Kan Klanından Perva Su.

Kıdemli üç gün önce konaklama alanındaki katılımcıların şikâyeti üzerine gelmiştiniz hatırlıyor musunuz? O gün aramızdan biri umursamazca aşırı miktarda Qi özümsemesi yaptığı için birçok kişi içsel yaralanmalar geçirmişti. Hatta bir kişi sakatlanmıştı. Siz gittikten sonra bu kişi sizin dediklerinizi duymamazlıktan gelerek özümseme seviyesini her gün arttırdı ve bu durum bu sabaha kadar devam etti. Bugün burada olmayan 20.000 kişi, o insan sınırlarını aşan seviyede Qi özümseyen canavar yüzünden sınava katılamayacak duruma düştüler. Benim bildiğim kadarı ile 300’den fazla kişi yaşadıkları geri tepmeden dolayı tamamen sakat kaldı.”

“Anladım….  Anladım…. Teşekkürler….. Pfhg!…. Pfhgg!…. AAHAHAHAHAHAHAHAAH! AHAHAAHAHAHA!!”

Kıdemli kişi, Donmuş Kan Klanından Perva Su’nun dediklerini dinlerken gülmemek için kendini tutmuştu. Özellikle son cümlelerini söyledikten sonra Qi’sini bedeninde dolaştırmış ve gülme isteğini bastırmıştı. Ancak 3 kelime söyledikten sonra sözler tekrar aklına gelmişti. Donmuş Kan Klanından Perva Su’nun yüzüne baktığında kendisinin de bundan nasibini aldığını ve bu yüzden yüzünün bembeyaz olduğunu anladığında neredeyse kahkaha atacaktı.

Kendini o kadar çok kasıyordu ki Qi’sini düzenleyemiyordu. İki bastırma denemesinden sonra yapamayacağını anlamıştı ve kendini salmıştı. O kadar sesli ve ağız dolusu bir kahkaha atmıştı ki 100 km lik alandaki herkes bu kahkahayı duyabilirdi.

Kıdemli kişi yaklaşık 5 dakika kadar güldükten sonra artık gözleri yaşarmaya hatta karnına ağrlar girmeye başlamıştı. Yavaşça kendisini sakinleştirip gözlerini sildikten sonra konuşabilmişti.

“Yani şimdi sen diyorsun ki, aranızdan biri daha sınav başlamadan ve sadece meditasyon yapıp Qi özümseyerek 20.000 kişiyi bertaraf etti. Hahahaha! O gün söylediğim sözleri hala hatırlıyorum küçük hanım. Demek ki sadece Lord diyarına yükselmiş olmak bir anlam ifade etmiyormuş değil mi? Böyle bir şeyden yaralanan ve hatta sakatlanan beceriksizlerin elenmesi iyi olmuş.

Bu konuyu mutlaka derinlemesine araştıracağım ve daha klana girmeden bu hizmeti veren kişiyi bizzat ben ödüllendireceğim.”

Bu sözlerden sonra alanda yer alan 630.000 kişinin hepsi istisnasız şok olmuş ve hepsinin ağzı açık kalmıştı. Ceza verilmesi gerektiğini düşündükleri kişi ödüllendirilecekti. Bu nasıl bir saçmalıktı. Herkesten daha çok şaşıran iki kişi vardı. Alper Us ve Deniz Parvana.

Alper Us şaşırmayacağım demiş olmasına rağmen yine de şaşırmıştı. Bu velet gerçekten inanılmaz şanslıydı. Saçma derecede şanslıydı. Normal şartlarda sınav öncesi çatışmalar kesinlik yasaktı ve diskalifiye sebebiydi. Gerçi iyice düşünüldüğünde Deniz Parvana kimseye bilinçli olarak zarar vermemişti. O sadece meditasyon yapıp Qi özümsüyordu. Zayıf olmaları onların suçluydu.

Katılımcıların arasında olan Deniz Parvana ‘nın ise ağzı açık kalmıştı. Bunun için ceza alma ihtimalini düşündükçe acaba fazla mı abarttım diye içi içini yiyordu. Bu duydukları ise ateş çukurlarından çıkarılıp buz dünyasına atılmış etkisi yaşamıştı.

Onu kendisine getiren şey ise üzerine bir dağ gibi çöken baskıydı. Bu baskının altında zorla da olsa kafasını yukarı kaldırabilmiş ve Kıdemli kişi ile göz göze gelmişti. O anda bütün bu olaylara sebep olan kişinin kendisi olduğunun fark edildiğini anlamıştı. Ancak en tuhaf kısmı Kıdemli kişinin yüzünde sinir ve öfke değil sevecen bir gülümseme vardı.

 

********************************************************

Azur Kral – Bölüm 52 – Sınav Başlamadan 20.000 Kişiyi Elemek

Umarım seriyi okurken keyif alıyorsunuzdur. Bir kaç takipçimiz yorum atıyor sağ olsunlar. Yorum atmayan diğer arkadaşlar da umarım yorumlarını eksik etmezler. ^_^

Keyifli Okumalar…

Bu hafta iş yoğunluğumdan bölüm atamadım. Bu yüzden bugün bir toplu geliyor. 4 bölüm atacağım. Gün içinde takipte kalın. 😉

Seri Sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.

********************************************************

Azur Kral – Bölüm 53 – Bir Kurtçuktan Bir Ejderha Olabilecek Misin?
Azur Kral – Bölüm 51 – Sınava Kayıt Olmak

Bir cevap yazın

Loading…

Azur Kral Kapak Foto

Azur Kral – Bölüm 51 – Sınava Kayıt Olmak

Azur Kral Kapak Foto

Azur Kral – Bölüm 53 – Bir Kurtçuktan Bir Ejderha Olabilecek Misin?