in

Azur Kral – Bölüm 51 – Sınava Kayıt Olmak

Azur Kral Kapak Foto

Azur Kral – Bölüm 51 – Sınava Kayıt Olmak

Önceki Bölümden…

Ruhani Mezarcı Tekniği ile ejder evriminden sonra elde ettiğim Ateş Ejderi Ruhu Etki Alanı tekniğimi kamufle etmek için kullanacağım. Sonuçta bu ruhsal bir saldırı tekniği. Gösterdiğim ejder ruhsal alanı benim için gerçek onlar için bir teknik olarak kalacak.

Zihin Çökertme Gözü Tekniğini ise Ateş Ejder Tanrısının Ateş Bakışı tekniğini kamufle etmek için seçtim. Seçtiğim teknikler genel olarak mevcut yeteneklerimi gizlemek için. Ama özellikle yüksek seviye tekniklerini ruh ve zihin gücümü daha iyi algılamak ve kontrol edebilmek için. Usta, bu arada, ruh ve zihin gücümü ölçebileceğimiz bir yöntem var mı? ”

 

** 51 – Sınava Kayıt Olmak

“Elbette çeşitli yöntemler var. Ama bunları Clitus adasında bulamazsın. Çünkü buradakiler zihin ve ruh gücünü bilmiyorlar. Onlar için bir hap üretmek aşırı konsantrasyon ve dikkat gerektiren bir iş olduğundan fazla yoruyor. Başka bir şey bilmezler. 12 Güneş Derin Deniz Klanı’na girdikten sonra ölçtürebilirsin.”

“Anladım usta. Teşekkürler.”

“Offff. Nedense 12 Güneş Derin Deniz Klanı’na gideceğimiz için çok gergin hissediyorum. Orası benim için pek çok şey ifade ediyor. Neyse, gel teknikleri çalışmaya başlayalım. Düşük seviye tekniklerden başlayarak son tekniğe kadar hızla ilerleriz.”

“Usta, Düşük seviye tekniklerde zaten ustalaştım. On Bin Siluetin Kaosu Tekniğinde 3 kopya yapabiliyorum. Beden Qi Kaplama Tekniğinde ellerimi ve ayaklarımı kaplayabiliyorum. Diğerlerine başlamadım.”

Alper Us elini alnına attı ve oturduğu yerde dirseğini dizine atarak, “Ha. Ha. Ha. Ha Ha! Gerçekten… Oğlum sen gerçekten insan olamazsın. Bir tanrının reenkarnasyonu felan mısın acaba?”

“Usta, abarttığınızı düşünüyorum.”

“Abartıyor muyum? Deniz, ne kadar düşük seviye olsa da üç teknikte birkaç gün içinde ustalaşmak mümkün olmaması lazım. Aaaa aaah, neyse artık daha fazla şaşırmayacağım. Aslında böyle olduğun için bende şanslı sayılırım. O halde bakamadığın tekniklere bakmaya başla. Anlamadığın yerler olursa sorabilirsin.”

Deniz Parvana, kalan bir haftasını da diğer tekniklerine çalıştı. Hatta düşündüğü şeyleri başarmaya başlamıştı. Tekniklerini kombinleyerek tek teknik gibi kullanmaya alışmıştı. Aynı zamanda ustasından aldığı yeni kılıcına da alışmış ve ejderha ateşleri ile birlikte mükemmel kullanmaya başlamıştı. Alper Us bile kullandığı süre boyunca bu kılıcı gerçek gücünün yanına bile yaklaşamadığını anlamıştı.

“Usta, 1 hafta sona erdi. Böyle düşünmüyordum ama sanırım heyecanlandım.”

Alper Us, öğrencisinden çok daha heyecanlıydı. “Çok normal. Bende çok heyecanlıyım. 100 yıl… Evimi görmeyeli tam 100 yıl oldu.”

Alper Us, cebinden sarı ve mavi renklerin hâkim olduğu göz alıcı parlaklığa sahip bir kristal çıkardı ve “Kristale dokun ve nefesini tut. Daha önce boyutsal atlayış deneyimlemediğin için nefesini tutmak daha rahat bir yolculuk sağlar. Gerçi 1 dakika bile sürmeyecek. Çünkü bu güçte ve büyüklükte bir taş 12 Güneş Derin Deniz Klanı’nda bile çok değerlidir.”

Deniz Parvana elini taşa koyduktan sonra Alper Us taşı etkinleştirdi ve bir anda ortadan kayboldular.

Boyutsal atlayış gerçekleşirken Deniz Parvana düşündüğünü aksine çok rahattı. Etraflarında bazen renkli çizgiler bazen beyaz çizgiler bazen de zifiri karanlık oluyordu. Aynı kıtada olmalarına rağmen neden bu şekilde olduğuna anlam verememişti. Çünkü bu çizgilerin aslında birer yıldız olduğunu tahmin etmişti. Gezegenden ayrılmadıkları halde neden bu yıldızları gördüğünü düşünmeden edememişti.

1 dakika dolmadan önce kendilerini bambaşka bir yerde durdular. Boyutsal atlayış tamamlandığında Deniz Parvana vücuduna ve oradan dantianına hücum eden Qi ile şaşkınlık geçirmişti.

Buradaki Qi ile Clitus adasındaki Qi’yi karşılaştırmak gerekirse biri güzel bir sahil kenarı iken diğeri pis kokan bir bataklık olabilirdi. Aradaki farkın bu kadar büyük olması hayret vericiydi. Böylesi bir farkı bizzat tattığından dolayı Clitus adasında Kral Diyarının neden sınır olduğunu net bir şekilde açıklığa kavuşmuştu.

Alper Us ve Deniz Parvana’nın indikleri yer özel bir platform gibi görünüyordu. Boyutsal atlayışların iletim noktası olduğu belliydi. Bulundukları platformun yer yanında tılsımlar ve tılsımların kadim bir formasyonun parçaları olduğunu fark etmişti.

Daha buraya adımını attığı ilk andan itibaren yeni şeyler öğrenmeye başlamıştı bile. Sadece Qi seviyesi için bile asla Clitus’a geri dönmemek isteyebilirdi.

“İşte… Gerçek Qi bu… Nasıl? İyi hissettiriyor değil mi?”

“Evet usta. Bu gerçekten harika. O kadar harika ki bir aşama daha atladım. Lord Diyarının 7 aşamasına geçtim. Huuuu, Huuuu dantianım aç bir canavar gibi bütün Qi’yi özümsemek istiyor.”

“Hahaha! Değil mi? Değil mi? Sonuçta bir bataklıktan çıktık ve tertemiz bir su ile banyo yaptık. Bu kadar iyi hissettirmesi normal. Hadi gidip seni kayıt ettirelim. Ama önce kıyafetlerimizi değiştirmemiz lazım.

Sana bir uyarı daha vermek zorundayım. Kim ne söylerse söylesin. Hem sana hem bana. Kulak asmayacaksın, duymayacaksın ve yoluna devam edeceksin anladın mı? Ne duyarsan duy. Zamanı geldiğinde her şeyi anlatacağım.”

“Anladım usta.”

“Tamamdır. O halde gidelim.”

Birkaç saniye içinde kıyafetlerini değiştirip ve 12 Güneş Derin Deniz Klanı’na ait kıyafetleri giymişlerdi. Giydikleri kıyafet üzerinde sağ omuzdan sol bacağa doğru 12 sarı çizgisi bulunan beyaz bir kıyafetti.

Çizgilerin rengi onların klan dışından, kabul sınavına gelmiş kişiler olduklarını belli ediyordu.

**

Deniz Parvana, ustasından bu klan ve kıta hakkında birçok bilgi almıştı. Bu kıtada 4 büyük klan ve 9 küçük klan vardı. En güçlü klan şu anda yaklaştıkları klan olan 12 Güneş Derin Deniz Klanı idi. Sonrasında 7 Kat Gök Kubbe Klanı, Yanan Anka Ateşi Klanı, Kutsal Mor Elma Klanı idi. Bunlar tüm kıtayı yöneten 4 büyük klandı.

4 klan arasında birbirlerine karşı direkt bir nefret ve öfkeleri olmasa da sık sık çatışmalar çıkıyordu.

12 Güneş Derin Deniz Klanı, en güçlü klan olarak tanındıklarından bu klana ait olan hemen hemen herkes inanılmaz derece kibirli ve kendini beğenmişlerdi. Bu yüzden dikkat edilmesi gerekiyordu.

Bu 4 klanın her biri milyon yıldan fazla tarihe sahiplerdi. Bu yüzden kaynakları sonsuz gibiydi. Böyle olunca da bu klanlar her öğrenciyi almıyorlardı. Sadece dâhiler içinde dahi olanlar alınıyordu. Alımlar bu kadar zor olduğundan büyük klanların emri altında küçük klanlar kurulmaya başlanmıştı. Büyük klanlara giremeyenler bu küçük klanlara yöneliyorlardı.

12 Güneş Derin Deniz Klanı’nın emri altında olan 3 tane klan vardı. Bu sayı daha önceleri 4’tü son çıkan bir savaş yüzünden bir klan tamamen yok edilmişti.

Bu kıtadaki küçük klanların haricinde birde Clitus adası gibi adalarda vardı. Bu adalar onlara bir şey kazandırmasa da yine de kontrol altında tutulmaları gerektiği düşünülüyordu.

Alper Us ve Deniz Parvana, klan girişine geldiklerinde iki görevli onları durdurmuştu.

“Durun! Ne için geldiniz?”

“Öğrencimi giriş sınavlarına kayıt ettirmek için gelmiştik”

“Belgeniz var mı?”

“Hayır. İlk defa geliyoruz.”

“Anladım. Giriş için evraklarınız gerekli. Kişi başı 100 Qi hapı ya da 5 Altın parça.”

Alper Us boyutsal depolama çantasından 200 Qi hapı çıkardı ve görevliye uzattı.

“İsmin nedir?”

“…”

“İsmini söylesene be adam!”

“Alper Us.”

“Ne! Sen şu yüz yıl önce bir klanın tamamen yok edilmesine sebep olan hain Alper Us musun!”

“…”

“Aaaaah! Şimdi anladım. O zaman bu velette Clitus adasından getirdiğin çöp öğrencin olmalı. Hahaha! Bir çöp getirdiğin için gerçekten affedileceğini mi umuyorsun! Ne salak ama! Neyse al bakalım belgelerini. Sen idam edilirken orada olacağıma emin olabilirsin. Şu çöp veledin adı ne?”

“Deniz Parvana.”

“İyi güldürdün bugün. Al bakalım. Belgeleri nereye teslim edeceğini unutmadın değil mi?”

“Unutmadım.”

“KAPILARI AÇIN!”

Kapılar açıldıktan sonra Alper Us ve Deniz Parvana içeri girdiler. Deniz Parvana, o anda ustasının geçmişini hiç bilmediğini hatırladı. Kendisini öğrenci olarak almasının sebebi affedilme umudu olduğunu öğrendiğinde ise kalbi biraz kırılmıştı. Ustasının kendisine değer verdiğini düşünmüştü.

Kapılardan geçtikten sonra sayısız insanın sıra olduğu yere gelmişler ve sıraya girmişlerdi. Gün batımına doğru sıra onlara gelmişti. İlk test burada yapılıyordu. Lord diyarının altında olanların sınava katılmaya hakkı yoktu. Qi seviyesi ölçüldükten sonra sınav için kayıt olmuşlardı.

“Sınır Lord Diyarı mı? Bu çok ilginç. Şüphesiz kıtadaki Qi seviyesinde bir değişiklik yok ve farklı bir durumda sezmedim. Giriş sınavını neden bu kadar yükseltmişler ki?”

“Yükseltmişler mi?”

“Evet. 100 yıl önce şart Ruh Diyarında olma idi. Şimdi bir diyar yükseltmişler. Sanırım yeni bir yetiştirme şekli bulmuşlar. Yoksa alt sınırın bir Diyar yükselmesi normal değil. ”

“Bu o kadar şaşırtıcı bir durum mu usta?”

“Evet. 100 yıl önce Lord diyarında olan Kıdemliler bile vardı. Şimdi ise Lord diyarında olmayanlar sınava bile alınmıyor.”

 

********************************************************

Azur Kral – Bölüm 51 – Sınava Kayıt Olmak

Umarım seriyi okurken keyif alıyorsunuzdur. Bir kaç takipçimiz yorum atıyor sağ olsunlar. Yorum atmayan diğer arkadaşlar da umarım yorumlarını eksik etmezler. ^_^

Keyifli Okumalar…

Bu hafta iş yoğunluğumdan bölüm atamadım. Bu yüzden bugün bir toplu geliyor. 4 bölüm atacağım. Gün içinde takipte kalın. 😉

Seri Sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.

********************************************************

Azur Kral – Bölüm 52 – Sınav Başlamadan 20.000 Kişiyi Elemek
Azur Kral – Bölüm 50 – Teknik Gizleme Teknikleri

Bir cevap yazın

Loading…

Azur Kral Kapak Foto

Azur Kral – Bölüm 50 – Teknik Gizleme Teknikleri

Azur Kral Kapak Foto

Azur Kral – Bölüm 52 – Sınav Başlamadan 20.000 Kişiyi Elemek