Azur Kral – Bölüm 154 – Benim İçin Bir Onurdur Leydim

Azur Kral – Bölüm 154 – Benim İçin Bir Onurdur Leydim

** 154 – Benim İçin Bir Onurdur Leydim

Ardından zar zor duyulan bir cızırtı ile Deniz Parvana ortadan kayboldu ve neredeyse bir nefeslik sürede elinde, tamamen siyah giyinmiş bir ceset ile ortaya çıktı.

Deniz Parvana, cesedi Klaus’un ayaklarının dibine attı.

“Sana bir suikast girişimi olduğunu söylemiştim. Eğer tetikte olmasaydım ikinizde şu an bu zehirli hançerler ile öldürülmüş olurdunuz. Tıp konusunda iyiyimdir ancak bu tür ağır metaller içeren ve 100 farklı zehirli canavarından üretilmiş mükemmel bir zehri daha hiç görmedim. Yani, ben panzehiri geliştirene kadar kesinlikle öldürdünüz.”

“Ağır metaller ve 100 farklı canavardan alınmış zehir ile üretilen bir zehir mi? Bu kadar kısa sürede bunu nasıl anlayabilirsin? Ayrıca bu tür bir zehir kesinlikle Prolo klanının yapabileceği bir şey olabilir.”

“Bu adam 4 kişiden biriydi. Diğeri elinde tuttuğu bir taş ile ortadan kayboldular. Sadece bunu öldürebildim ve bu yerde yatan ikisi…”

Yaşlı Klaus, suikastçının elindeki taşa baktı ve gözleri fal taşı gibi açıldı.

“Bu… Sonsuz Mesafe Taşı. Bu taşın değeri, düşük seviye bir klan kurmak için yeterli. Bu taşa sahipsen iki canın var demektir.”

Yaşlı Klaus’un gözlerinde bir anlığına açgözlülük belirmişti ancak bu dürtüyü hemen bastırdı.

“Deniz Parvana, bu taş senindir.” Dedi. Açgözlülük dürtüsünü zorda olsa bastırabildiğinden içinde bir pişmanlık yoktu.

“Bundan emin misin?” dedi Deniz Parvana, Yaşlı Klaus’u test ediyordu.

“Evet. Sonuçta bu suikastçileri sen öldürdün. Üstelik bizi de kurtardın. O yüzden senindir.” Dedi ve taşı uzattı.

“O halde çekinmeden alacağım.” Dedi Deniz Parvana. Eğer Klaus bu taşı çalmak isteseydi onu öldürmezdi belki ama onları orada bırakıp yoluna devam ederdi.

Deniz Parvana diğer suikastçilerin üzerilerine de aradı ancak onlardan değerli bir şeyler çıkmadı.

“Kıdemli Deniz, klana dönene kadar bize eşlik etmeni rica edebilir miyim? Elbette hayatımızı iki kere kurtarmış olmanın ödülünü alacaksın ve bizi klana kadar koruduğun içinde ayrıca ödüllendirileceksin.”

“Elbette, Leydim. Size eşlik etmek benim için bir onurdur. Sizin gibi güzel bir bayanı böyle bir yerde ölüme terk edersem, cennetler beni kesinlikle cezalandırır.”

Ne Küçük Leydi Alice Arcaida ne de Yaşlı Klaus Yann, Deniz Parvana’dan böyle sözler beklemiyordu. Teknik olarak Deniz Parvana bile böyle sözler söyleyeceğini beklemiyordu. Aslında bu sözleri söyleyen Deniz Parvana değil Tilbe idi.

“Bana böyle sözler söyleterek ne yaptığını sanıyorsun Tilbe!”

“Şşşşşt. Bak küçük kız ne kadar mutlu oldu görüyor musun? Sadece buna uy. Pişman olmayacaksın.”

Deniz Parvana, biraz utanmış olsa da Tilbe’ye güveni tamdı. Bu yüzden daha fazla uzatmak istemedi ama Bald’ın kahkahaları Deniz Parvana’yı rahatsız etmeye başlamıştı. Ancak yine de sesini çıkarmadı.

Deniz Parvana, Küçük Leydi Alice Arcaida ile göz göze geldiğinde, Küçük Leydi Alice Arcaida’nın gözlerinin içinin parladığını görebiliyordu. Bu küçük kız çoktan ona düşmüştü. Üstelik aynı şekilde ikisinin de sapsarı saçları ve mavi gözleri vardı. İkisini de tanımayanlar ikisinin abi kardeş olduğunu düşünürdü.

Yaşlı Klaus, Küçük Leydi’nin yüz ifadesini gördüğünden bir şey demek istemedi. Boyut yüzüğünden bir araç çıkardı.

“Bu araç uçamaz ama çok hızlıdır. Bununla yolumuza devam edebiliriz.” Dedi.

Üçlü araca bindiğinde Yaşlı Klaus aracın arka tarafında oturdu ve koltuğunun hemen önündeki yeşil kristale elini koydu. Bu yeşil kristale Ki aktarmaya başladığında araç hareket etmeye başladı. Ancak birkaç saat kadar ilerledikten sonra Yaşlı Klaus’un yüzü bembeyaz olmuştu. Bu, aşırı Ki tüketimi durumuna girdiğin kanıtıydı.

“Yaşlı Klaus, istersen ben devralayım. Ki kapasitem yüksektir.” Dedi Deniz Parvana. Yaşlı Klaus hiç itiraz etmeden koltuğundan kalktı. Bu araç her ne kadar hızlı olsa da absürt seviyede Ki tüketimi vardı. Bu yüzden mecbur kalmadıkları sürece kullanmak istemiyordu.

Yaşlı Klaus yerinden kalkarken yüzünde çocuksu bir kötü gülümseme vardı. “Hehe, seni velet bu aracın Ki tüketim seviyesinden haberin yok. Bakalım kaç dakika dayanabileceksin?” diye içinden homurdanmıştı.

Deniz Parvana, koltuğa geçtiğinde elini tam kristalin üzerine koyacakken durdu. Gözleri kapalı bir şekilde 9 zihnini de tek bir şeye odaklamıştı.

Birkaç yüz kere “Ki ‘yi yavaş yavaş gönder. Azar azar gönder” diye içinden sayıklayıp elini yeşil kristalin üzerine koydu ve Ki’sini gönderdi. Ancak olabildiğince az göndermesine rağmen yeşil kristal zayıf bir ses ile paramparça oldu.

Deniz Parvana, ensesini kaşırken, “Ehehe… Sanırım fazla Ki gönderdim.” Diyebildi. O sırada Tilbe, Deniz Parvana’ya bir Ki kristalini göstererek, “Bunu kullanabilirsin. Bu kırılmayacaktır.” Dedi.

Yaşlı Klaus şok içinde bir kırılan kristalin parçalarına bir Deniz Parvana’ya bakarken, Deniz Parvana boyut yüzüğünden bir mavi bir kristal çıkardı ve kırılan yeşil kristalin yerine koydu. Araç kristalin varlığını sorunsuzca kabul etti.

Deniz Parvana, elini kristalin üzerine koyduğunda yine az Ki göndermeye odaklanmıştı. Bu sefer düşündüğü gibi olmamış, kristal kırılmamıştı. Ancak araç hiç hareket etmemiş gibiydi. Yaşlı Klaus aracın penceresinden dışarı baktığında çoktan gitmeleri gereken yolun dörtte birini geldiklerini fark etti.

Yaşlı Klaus, “Sen tam olarak nesin böyle!” diyebildi şaşkınlıkla. “Molalar ile bir buçuk ay sürecek yolu bir anda geldik. Klan Lideri bile bu aracı kullanırken 3 günde bir, bir hafta dinlenmesi gerekir. Aynı şekilde üç kere daha Ki gönderirsen klana varacağız. Senin Ki’n ne kadar yoğun böyle?”

“Ah, evet, Ki’m normalden biraz daha yoğundur. Sanırım bu yüzden”

“Biraz mı? Biraz mı?! Bu kadar yolu bir nefesten bir hızlı geldik.”

“Klaus, böyle iyi. Lütfen Kıdemli Deniz’e zorluk çıkarmayı bırak.”

Yaşlı Klaus’un diyebileceği bir şey yoktu. Bir anda karşılarına çıkan bu velet, Küçük Leydi’nin kalbini çoktan çalmıştı.

“Nasıl isterseniz Küçük Leydi…”

Deniz Parvana, Klaus’un dediği gibi 3 kere daha Ki gönderdiğinde çoktan klanın merkezinin surlarına dayanmışlardı. Bu hız gerçekten fantezi içinde fantezi gibiydi. Klaus rüyalarında bile böyle bir hıza ulaşmayı göremezdi.

Üçlü araçtan indiler. Klaus aracı tekrar boyut yüzüğüne aldı ve ilerlemeye başladı.

“Artık güvendeyiz. Lütfen beni takip edin.”

Deniz Parvana, diğerleri ile sorunsuzca tüm kapılardan geçti klan sarayına girdi. Klan lideri, büyük salondaki tahtında bir eli ile yüzünü tutarak oturuyordu. Bir sebepten dolayı çok üzgün olduğu hissediliyordu. Düşüncelerinde o kadar çok kaybolmuştu büyük salona giren üçlüyü bile hissedememişti.

“Baba! Babacım! Geldik!” diye bağırdı Küçük Leydi Alice.

Sesi duyan klan lideri hemen kafasını kaldırdı ve karşısında üçlüyü gördü. Hemen koşarak kızına sarıldı ve ağlamaya başladılar. Klan lideri kızını defalarca kontrol edip bir şeyi olmadığına emin olduktan sonra sert bir yüz ile Yaşlı Klaus’a baktı.

Eğer sadece bakış ile insan öldürebilseydi Yaşlı Klaus bin kere ölmüş olurdu.

“Babacım lütfen Klaus’a kızma. Her şeyi anlatacağız.” Dedi Küçük Leydi Alice. Babasının rahatlayan yüzünü gördüğünde rahatlamıştı. Klan lideri kızını kucağına aldı ve tahtına oturdu.

Küçük Leydi Alice, başlarından geçen her şeyi en ince ayrıntısına kadar babasına anlattı. Nasıl saldırıya uğradıklarını, Deniz Parvana ile şans eseri karşılaşmalarını, ejderha kükremesini, uyandığında tüm Boynuzlu Göksel Dehşet Kurtların ölmüş olduğunu, Deniz Parvana’nın suikastçıların gizli saldırısından onların hayatlarını nasıl ikinci kere kurtardığını ve buraya nasıl bu kadar hızlı geldiklerini…

Hiçbir detayı atlamadan büyük bir heyecan ve üzüntü ile anlattı.

Klan lideri bakışlarını kızından çekip Deniz Parvana’ya yöneltti. Klan liderinin ciddi bakışları karşısında Deniz Parvana bir an kendisini çıplakmış gibi hissetti ama bu his anında kayboldu. Çünkü Tilbe ve Bald oradaydı.

5 nefeslik süre geçti. 10 nefeslik süre geçti. 20 nefeslik süre geçti. 30 nefeslik süre geçti. Klan lideri ne kadar denerse denesin Deniz Parvana’nın dudak uçuklatacak Ki kapasitesinden ve ejderha kan soyundan başka bir şeyini göremedi. İnat etmesindeki sebep ise bir şeylerin algısını engelliyor olmasıydı.

Bu tuhaf ortama daha fazla dayanamayan Alice, birkaç kere öksürdü ve ortamın düzelmesini sağladı.

“Deniz Parvana! Kendimi tanıtmama izin ver. Adım August Arcaida. Arcaida klanının 25. Klan Lideriyim. Cennetlerin bana bahşettiği biricik evladımın hayatını kurtardığın için ne kadar teşekkür etsem azdır. Üstelik kızıma buraya kadar eşlik ettin. Saçma derecede Ki kapasitenden ve Ejderha Kan Soyundan başka bir şeyini göremedim. Elbette herkesin sırları vardır.”

Klan lideri bir süre sessiz kaldıktan sonra devam etti.

“Arcaida klanımda istediğin kadar kalabilirsin. Artık burası senin bir evindir. Saray kütüphanesinden ve hazineliğinden istediğin her şeyi alabilirsin. Her ne kadar bir dahi olduğunu görebilsem de ekimin hala düşük. ” dedi.

Yüzünde bir gülümseme ile sessizce bir şeyler söyledi. Birkaç nefeslik süre içinde odaya bir etrafına güçlü bir Kan Ki ve Ölüm Ki’si yayılan bir kadın girdi. Klan liderinin önüne kadar geldi ve tek dizinin üzerine çökerek selam verdi.

“Morgana! Hoş geldin!”

[YN: Arkadaşlar fark ettim ki bazen Arcadia bazen Arcaida yazıyorum. Aldırmayın. 😀 ]

********************************************************

Yazar’ın Köşesi 🙂

Yeni bölümler her Cuma, Cumartesi ve Pazar günleri saat 09:00’da… (İnşallah 🙂 )

Umarım serinin ilerleyişini beğeniyorsunuzdur. Seri ve ilerleyiş hakkındaki yorumlarınızı bekliyorum.

Takipte kalın.

Arkadaşlar. Büyük ihtimalle Ramazan ayı sonuna kadar bölüm gelmeyecek. Çünkü fark ettim ki, bazı zamanlar seriye devam edemediğim için, seride unuttuğum bazı olaylar yüzünden bölümler arasında kopukluklar yaşanmaya başladı. 

Bunun durum için üzgünüm. Daha güzel bir seri çıkarabilmek için en baştan başlayarak okuyup unuttuğum şeyleri hatırlamam ve çok geç kalınmadan düzeltmeleri yapmam gerekiyor. TAbi geçmiş bölümleri düzenlemeyeceğim.

Yapmak istediklerimizi hızlı bitirebilirsem bölümler normal düzende gelmeye devam edebiliriz.

Bu sebeple bu haftaki üç bölümü de bugün attım. Yarın bölüm yok.

Anlayışınız için teşekkürler.

NOT: Arkadaşlar sitemizin tam ortasında yer alan Abone Ol kısmından abone olursanız her yazımızda mail alırsınız. Bu şekilde bir bölüm attığımda haberiniz olur. 😉 

Keyifli Okumalar…

Seri Sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.

********************************************************

NE DÜŞÜNÜYORSUN?

Bir cevap yazın

Loading…

Azur Kral Kapak Foto

Azur Kral – Bölüm 153 – Küçük Leydi ve Yaşlı Klaus

Wizard Barristers: Benmashi Cecil Anime Tanıtım ve İnceleme