in

Azur Kral – Bölüm 100 – Mavi Kral

Azur Kral Kapak Foto

Azur Kral – Bölüm 100 – Mavi Kral

Önceki Bölümden…

“Hayatım, üzgünüm ama sanırım öyle. Ancak nedenini anlayamıyorum.”

“Ben alıyorum hayatım. Çünkü onu çok boşladım ve sürekli Deniz ile kıyasladım. O da bütün bunlardan bıktı ve böyle bir yola başvurdu.”

“Ama bu çok mantıksız! Madem öyle neden gelip açık açık bu konuyu konuşmadı ki?”

“Bilemiyorum hayatım. Ama bunu durduramazsak ilerisini kötü olacak. Çünkü insanlar benden nefret etmeye başladılar bile. Bunu hissedebiliyorum. Mavi Kral’ın Gücü zayıflıyor. Bu güç, halkın bana inandığı ve beni sevdiği kadar güçlüdür. Böyle devam ederse halka sözümü geçiremem. Beni duymazlar.”

 

** 100 – Mavi Kral

“Ve böyle giderse Aspar’ı kral olarak tanımaktan ve güçlerimi devretmekten başka çarem yok.”

“Dur bakalım hayatım. O kadar kolay değil. Biz daha ölmedik. Onlar kara propaganda yapıyorsa bizde ak propaganda yaparız. Üstelik onlar 100 kişi ise biz milyonlarcasıyız. Sen bunu merak etme yarından itibaren bende ak propagandalara başlıyorum.”

“Hahaha, aynı Deniz gibi konuştun. Gerçekten seninle olduğuma şükrediyorum. Oğlum Deniz’e bizi kavuşturduğu için şükrediyorum. Hayatımın ışığısın.”

“Hehe, oğlumuz Deniz hakkında bende aynı şekildeyim hayatım. Bende sürekli şükrediyorum. Senden o kadar zaman ayrı kaldıktan sonra senin o kadar çektiğin acılardan sonra aynı zamanları tekrar yaşamanı istemiyorum.”

Bir süre birbirlerine ile hoş zaman geçirdikten sonra Melek Parvana saraydan ayrılmış ve çalışmalara başlamıştı.

Hiç vakit kaybetmeden emirleri vermiş ve toplamda 250.000 kişi toplamıştı. Bunlar Mavi Kral lehine konuşacaklar ve insanları yatıştıracaklar. Diğer bir görevleri ise bu kara propaganda yapanları teker teker tespit edip yok edeceklerdi.

Gerçekte kara propaganda yapan 5000’den fazla kişi vardı. Ancak 250.000 kişiye karşı bu 5000 kişinin pek şansı yok gibiydi. Günler günleri kovalarken kara propagandalar azalmaya ve Mavi Kral gücünü geri kazanmaya başlamıştı bile.

Çünkü kara propagandacılar yakalanmamak adına kendi köşelerine çekilmişlerdi. İlk raundda Mavi Krallık güçlerine yenilmişlerdi.

Ancak karşı güçler pes etmeyecekti. Bu yöntem işe yaramamış olabilirdi. Ama ellerinde hala yöntemler vardı. İkinci yöntemleri ise isyan çıkarmak olacaktı.

İnsanları silahlandırıp onları kandırıp isyana sürükleyeceklerdi. Bu sefer işler biraz kanlı olacaktı ama amaçlarına giden yolda engel istemiyorlardı.

İlk deneme esnasında bütün propagandacılar birbirleri ile tanışmışlardı. Aspar Parvana onların lideri konumundaydı. İkinci deneme olarak daha kanlı bir yöntem belirlemişlerdi.

İnsanlara zarar verecek ve hatta öldürecekleri. Bu şekilde onlarda kalıcı izler bırakacaklar nefretleri daha derin ve kalıcı hale gelecekti. Bu sayede, Mavi Krallık güçlerinin ak propagandaları tekrar işe yaramayacaktı. Plan basitti.

Birileri ile kavga et. Onları öldür ve suçlu arıyorlarsa bu suçlunun Mavi Kral olduğunu söyle. Şehre gelen kervanların yollarını kesecekler, yağmalayacaklardı. Hem içeriden hem dışarıdan yavaş yavaş zarar verecekler ve insanların Mavi Kral’dan nefret etmelerini sağlayacaklardı.

Bu kesin çözüm olacaktı.

Ve insanlar yatışıp Mavi Krallık güçleri geri çekildikten sonra planı uygulamaya başlamışlardı. İlk olarak Mavi Krallığa gelen kervanları yağmalamaya başlamışlardı. Uyarı olarak da Mavi Krallığa gelmemeleri gerektiğini söylemişlerdi.

Bunu yapmaya başladıktan sonra bir hafta içinde Mavi Krallığa gelen kervan sayısında büyük bir azalma olmuş bu azalma Mavi Kral’ın kulağına kadar gitmişti. Mavi Kral önlemlerini almış olsa da görevlendirilen askerlerde öldürülüyordu.

Halk artık telaşlanmaya ve söylenmeye başlamışlardı. Çünkü gelen kervanların sayıları azaldıkça, krallıkta satılan ürünlerin fiyatları yükselmeye başlamıştı. İnsanlar artık zor durumda kalamaya başladıkları için konuşmaya başlamışlardı.

Bu durum sürekli olarak tekrarlandığından dolayı Mavi Krallık halkı önceki propagandaları hatırlamaya başlamıştı. İnsanlar giderek gerginleşirken içeride hırsızlıklar ve cinayetler baş göstermeye başlamıştı. Aynı anda tüm krallıkta hırsızlık ve cinayet haberleri büyük bir hızla artıyordu.

Artık Mavi Krallık’ın alacağı önlemler zorlaşmıştı. Sevdiklerini kaybeden insanları hangi sözler yatıştırabilirdi? Artık tek çare bu isyancıları bulup teker teker öldürmekten geçiyordu.

Mavi Kral, en iyi askerlerini krallığa yaymış ve suçluları avlamaya başlamıştı. Her ne kadar suçluları yakalıyor olsalar da bu suçluların ardı arkası kesilmiyor hatta giderek artıyordu. Mavi Kral her ne kadar daha fazla asker görevlendirse de artışın önüne geçemiyorlardı.

Mavi Kral o anda anlamıştı. Bu yaşananlar tamamen planlı ve destekliydi. Büyük bir oluşum kendileri ile savaşıyordu.

Aspar Parvana’nın davranışları düşünüldüğünde bütün bu olayların arkasında olduğunu anlaşılıyordu. Ancak elinde kanıt olmadan oğlunu isyancı olarak görmek istemiyordu. Bu yüzden en güvendiği komutanlar ile görüşüp bunu konuyu araştırmalarını söylemişti.

Aradan geçen bir aylık sürede komutanların yaptığı araştırmaların sonuçları belli olmuştu. Aspar Parvana’nın yanındaki 3 kadın ile birlikte bu isyancıları yönettiğinin kanıtları bulunmuştu. Bu kadınların ateş krallığına ait kadınlar olduğu da anlaşılmıştı.

Melek Parvana tarafından da daha önce krallığa giren 3 kadının varlığını doğrulamıştı. Üstelik komutanlar bu kadınların resimlerini de elde etmişlerdi. Melek Parvana bu resimler sayesinde aynı kadınlar olduklarını da belirtmişti.

Kanıtlar da elde edilince Mavi Kral büyük bir üzüntü yaşamıştı. Hayatı boyunca yaşadığı en büyük üzüntü buydu. Oğlu, tahta ve güce göz koymuştu ve iğrenç yöntemler kullanıyordu. Ne yapmıştı da oğlu bu hale gelmişti?

Aradan geçen bir yılın ardından Mavi Kral tamamen gözden düşmüştü. Kendisine güvenen bir avuç insandan başka kimsesi kalmamıştı. Sonunda büyük bir savaş gücü elde eden Aspar Parvana, kralın karşısına geçmenin zamanı geldiğini anlamıştı. Askerleri ile birlikte Mavi Kral’ın karşısına geçmiş ve Mavi Kral’ın Su Kanı Gücü’nü ve tahtı talep etmişti.

“Babalık artık bir gücün kalmadı. Mavi Kral’ın Gücü’nü ve tahtı teslim etme zamanın geldi.”

“Neden! Bunu neden yaptın!”

“Neden mi? Hm… Bir düşüneyim. Kardeşim ile asla kıyaslanamayacağım bir şey yapmak istedim. Nasıl? Bu yaptıklarımı kardeşimin yaptıkları ile kıyaslayamazsın değil mi? Ah, elbette sadece bu değil. Hiç tanımadığım bir kadını annem diye karşıma getirdin. Gerçek annem hakkında hiçbir şey bilmezken hem de. Kardeşim gittikten sonra benimle hiç ilgilenmedin. İyileştim diye bana bir kere bile bakmadın. Eğer bana bir kere baksaydın ne halde olduğumu görebilirdin. Kardeşim tüm krallıkları dize getirdi değil mi? Aslında durum böyle değil. Bu isyancılar arasında diğer 5 krallıktan binlercesi var. Sen her şey süt liman sanarken diğer krallıklar arkamızdan ne planlar yapıyordu. Eh, sadece bütün bunlar benim amaçlarımla çakıştı ve beraber çalıştık. Ben olmasam da bugün elbet gelecekti. Ya da onlar olmasa yine bu günler gelecekti.

Düşmanımın düşmanı dostumdur anlayışı yani.”

“Tamam. Pek ala! Mavi Kral’ın Gücü’nü sana vereceğim ve seni kral olarak tanıyacağım ama artık insanlara zarar verme.”

“Tabi ki! Neden zarar vereyim!”

Mavi Kral fazla uzatmadı ve yenilgiyi kabul etti. Mavi Kral’ın Gücü’nü ve tacı oğluna devretti. Tüm işlemler bittiğinde Aspar Parvana aniden çıkardığı kılıcını babasının kalbine sapladı.

Bu cinayet tam olarak kendi fikri değildi. Öldürmeyi düşünmüştü ama gerçekte yapamayacağını fark etmişti. Ancak o 3 kadın tarafından beyni tamamen yıkanmıştı ve bir kukladan farksız hale gelmişti.

“Neden!” diyebildi Mavi Kral…

“Neden mi? Elbette benim kullandığım yöntemi bana tekrar kullanma diye.”

Aspar Parvana, yeni kral olduğunu, Mavi Kral’ın Gücü ile tüm krallığa bildirmişti ve tüm krallıkta bayram havası başlamıştı.  O anda orada olmayan Melek Parvana kendisinin de öldürüleceğini biliyordu. Bu yüzden saklanmak zorunda kalmıştı.

Ancak Mavi Krallık’ta artık güzel günlere yer kalmamıştı. Aspar Parvana ile birlikte güzel günlerin sonuna gelinmişti.

Aspar Parvana ilk iş olarak Mavi Kral’ın eski birliğini tamamen dağıtmış, hepsini hapsetmiş ve kendi birliğini kurmuştu.

Sonrasında o 3 kadınla evlenmiş ve diğer krallıklara da savaş ilan etmişti. Amacı tüm krallıkları yok etmek ve tüm adaya hâkim olmaktı. Aspar Parvana’nın yanındaki kadınlar ise istedikleri herşeye çoktan erişmişti. Bir kralın çok sevgili karıları olmuşlardı. Bu yüzden Kızıl Krallığa ihanet etmişlerdi.

Melek Parvana bir şekilde Mavi Krallık’tan kaçmış ve gizlenmişti. Kutsal arenaya giden yollar kapatıldığından oraya da gidemezdi. Gizlice Alev Kızıl’a ses iletimi göndermiş ve buluşmaları gerektiğini söylemişti. Buluştuklarına her şeyi anlatacaktı.

Aynı zamanda diğer krallıklarda bayram havası hakimdi. Kutsal Arena casusları olayları sonradan fark etmişti ve artık çok geçti. Yine de Alper Us’a haber vermişlerdi. O durumda Alper Us’unda yapabileceği bir şey yoktu.

 

 

********************************************************

Yazar’ın Köşesi 🙂

Azur Kral – Bölüm 99 – 5 Güç

Her Cuma, Cumartesi ve Pazar günleri yeni bölümler gelecek.

Cilt 1 sona erdi. İki hafta bölüm yok. 2. Cilt Deniz Parvana’dan başlayacak. Ayrıca bir bölüm şeklinde karakterlerin resimleri de gelecek. Bu andan itibaren karakter resimleri tanıtıldıkları anda verilecek. Bazı karakterlerin resimlerini vermedim çünkü ya yan karakterlerdi ya da hemen öldüler. 😊  

NOT: Arkadaşlar sitemizin tam ortasında yer alan Abone Ol kısmından abone olursanız her yazımızda mail alırsınız. Bu şekilde bir bölüm attığımda haberiniz olur. 😉 

Keyifli Okumalar…

Seri Sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.

********************************************************

Azur Kral Cilt 1 Karakter Resimleri
Azur Kral – Bölüm 99 – 5 Güç

Bir cevap yazın

Loading…

Azur Kral Kapak Foto

Azur Kral – Bölüm 99 – 5 Güç

Azur Kral Kapak Foto

Azur Kral Cilt 1 Karakter Resimleri