in

Azur Kral – Bölüm 77 – Kütüphanedeki Sonsuzluk Kapanı Formasyonu #1

Azur Kral Kapak Foto

Azur Kral – Bölüm 77 – Kütüphanedeki Sonsuzluk Kapanı Formasyonu #1

Önceki Bölümden…

“Usta… Rahatsız ettiğim için özür dilerim ama… Errmm… Bana yüksek seviyeli saldırı teknikleri gerekiyor usta. Elimdeki teknikler yüksek seviyeli teknikler değil. Bu yüzden olası bir tehlike anında güveneceğim teknikler olmasını istiyorum.”

“Hahaha! Bende bunu demeni bekliyordum. Kütüphane önünde buluşalım.”

“Çok teşekkür ederim usta..”

 

** 77 – Kütüphanedeki Sonsuzluk Kapanı Formasyonu #1

Deniz Parvana 2 tane fiziksel 1 ruhsal ve 1 zihin temelli bir saldırı tekniği vardı. Yeni ve güçlü tekniklere ihtiyacı vardı. Çünkü yakında miras alanına girme vakti gelecekti. Yaklaşık 5 aylık bir süresi kalmıştı.

Altın anahtar parçası olayında bir ayını tamamen baygın bir şekilde geçirmişti. Bu yüzden kalan 5 aydan az olan zamanını birkaç teknik öğrenmek için kullanmayı planlıyordu. Aksi halde Deniz Parvana asla ustasından teknik istemezdi.

Kısa bir süre sonra Deniz Parvana ve Kaim Bu kütüphane önünde buluştular.  Kaim Bu öğrencisine sevgi ve dolu özlerle bakıyordu. Deniz Parvana ise ustasına saygı dolu gözlerle bakıyordu.

Kütüphane, klan sarayının içinde ve devasa bir yerdi. Kapısı altın, gümüş ve obsidyen süslemeler kaplıydı. Kapının ve odanın kendisi ise işlenmesi en imkansıza yakın malzeme olan Gece Metali’nden yapılmıştı. Gece Metali normalde şartlarda bile inanılmaz soğuk bir metaldi. Bu yüzden o metali eritmek ve bir şekle sokmak için eritmek basit demirciler için imkansızdı. Bu yüzden çok özeldi. Bu özelliği sayesinde kapıyı yok etmek Rehela Gezegenindeki herhangi biri için imkansızdı.

Kaim Bu kapıya yaklaşıp elini kapının ortasına koydu ve biraz Ki’sinden gönderdi. Birkaç saniyelik gecikmeden sonra kapılar birkaç kişinin aynı anda geçebileceği kadar açıldı. Kaim Bu önde Deniz Parvana ise arkasından kütüphaneye girdiler. Kütüphaneye girdiklerinde ise kapı arkalarından kapandı ve içerideki bütün ışıklandırmalar içeriyi tamamen aydınlattı.

“Deniz. Burada on binlerce teknik var. Bu tekniklerin yarısından fazlası şahsıma aittir. Geri kalanlar klancılar tarafından miras alanlarından ya da farklı noktalardan bulup getirdikleri tekniklerdir. Sana teknik tavsiyesi vermeyeceğim. Çünkü şansına inanıyorum. İstediğin kadar ve teknik seçmekte özgürsün. Ne seçtiğinin hiçbir önemi yok. Sadece seç ve elimden geldiğince eğitimlerinde yardım edeyim.”

Kapının sol tarafında oturup kitap okumak için özel olarak tasarlanmış bir alan vardı. Kaim Bu o alanı işaret etti ve “Ben okuma alanında seni bekliyor olacağım. Sen istediğin kadar gez ve istediğin teknikleri al. Ancak söylemem gerekir ki miras alanının açılmasına 5 aydan az bir zaman kaldı. Seçeceğin teknikleri öğrenebilmek için kendine zaman bırakmayı unutma.”

“Peki usta. Nasıl isterseniz.”

Deniz Parvana ustasına selamını verdikten sonra yavaş adımlarla kütüphanedeki raflar arasına girdi. Birkaç adım attıktan sonra yere oturdu ve gözlerini kapattı. Semavi Alem’in 2. Katının sağladığı anlayış sayesinde Buz Ankası’nın Buz Çağı tekniğinde bambaşka boyuta yükselmişti. Tüm algısını kütüphanenin içerisine yaydı.

O anda bırakın ortamdaki nemi algılamayı; içerideki örümcekleri, sinekleri, diğer böcekleri hatta kitap sayfalarının içindeki neredeyse yok denecek kadar az olan suyu bile hissedebiliyordu. Onun gözünde kitaplar kapalı olsa bile sayfalardaki yazıları okuyabiliyordu. Sonuçta kitapların çoğu mürekkep ile yazılmıştı. Ayrıca sonuçta içinde su olmayan hiçbir şey yoktu. Çok az olsa da her nesnenin içerisinde bir miktar su mutlaka vardır.

Gelişen ve yükselen zihin gücü sayesinde de beğendiği teknikleri ezberlemek ve diğerleri ile kıyaslayıp analizleri yapmak çokta zor olmuyordu.

Deniz Parvana oturduğu yerden bir hafta boyunca kalkmadan kütüphanedeki bütün kitapları incelemiş, analiz etmiş ve kıyaslamıştı. Ezberlediği bütün teknikleri beyninin içindeki kütüphanenin raflarına dizmişti. Beyninin içindeki kütüphanedeki masanın üstünde ise çalışmak istediği teknikler yer alıyordu.

Tüm kitapları inceledikten sonra toplamda 4 tekniği çok beğenmişti. Hızlıca beğendiği tekniklerin kitaplarını almış ve ustasının yanına getirmişti. Kitapları masanın kenarına koyduktan sonra

“Usta, bu kütüphanede toplamda 3 tane gizli bölme var değil mi? O gizli bölmelere de girebilir miyim?”

“Hehe demek fark ettin. Eh, dediğim gibi istediğin her şeyi alabilirsin. Tabi o gizli bölmelere girebilirsen. Ah! Aklıma gelmişken. Bir sınav yapalım. Girebildiğin her gizli bölme için sana bir hediye vereceğim. Ne dersin?”

“Sizin gibi bir ustam olması benim için göklerden gelen bir hediyedir usta.”

“Hahaha! Ağzında iyi laf yapıyor bakıyorum da. Pekâlâ! Her gizli bölme için sana bir hediye vereceğim. Elbette bu hediyeler öyle basit şeyler olmayacak.”

“Nasıl isterseniz usta.”

Deniz Parvana, ilk olarak zaten çoktan çözdüğü gizli bölmeye ilerledi. İlerlediği yerde herhangi bir kitap rafı yoktu. Sıra ile 12 Güneş Derin Deniz Klanı liderlerinin heykelleri sıralanmıştı. Her heykel arasında yaklaşık 3 metrelik boşluklar vardı.

Bu heykellerin iki tanesinin arasında kalan duvar diğerlerine göre biraz daha farklıydı. Biraz daha fazla yıpranmış gibiydi ve yer ile temas ettiği yerde hafif bir esinti vardı. Deniz Parvana sağında kalan, ellerinde mızrak ve kalkan olan heykelin karşına dikildi ve heykelin tuttuğu heykeli sola doğru çevirdi.

Kalkan çevrildikçe iki heykelin arasındaki kapı da açılıyordu. Deniz Parvana geçebileceği kadar bir aralık açtıktan sonra kapıdan içeriye girdi.

“Onu çoktan çözmüş demek ki. Heh, orayı kütüphaneye giren herkes buluyor zaten. Bulmasına buluyorlar ama elleri her zaman boş dönüyor. Bakalım senin skorun ne olacak?”

**

Deniz Parvana kapıdan içeri girdiği anda yer altına doğru inen merdivenler aydınlanmaya başlamıştı. O kadar çok merdiven vardı ki sonunu göremiyordu. Gelişen algıları ile bile sonunu algılayamamıştı. Sanki merdivenler sonsuzdu. Hayatı boyunca merdivenleri inse de sonunu göremeyecek gibi bir hisse kapılmıştı. Tek bir adım atmadan yerine oturdu ve tüm algısını merdivenlere yoğunlaştırdı. O merdivenlerin sonunu görmeden merdivenlere asla adım atmayı düşünmüyordu.

Çünkü adım attığı anda geri dönüşü sıkıntı olabilirdi. Bununla vakit kaybetmek istemiyordu. Gerekirse bundan vazgeçecek diğer gizli bölgeleri kontrol edecekti.

Yaklaşık 1 gün boyunca elindeki bütün yöntemleri denemiş ama yine de merdivenlerin sonuna gelememişti. Zihin gücü tükenmek üzereydi. Bir sonsuz Ki adayı olabilirdi ama zihin ve ruhsal gücü normal sayılırdı.

“Burada ruhsal bir formasyon var ama anlayışımın çok üzerinde… Çözemem neredeyse imkânsız, kırmak ise tamamen imkânsız. Sanırım bundan vazgeçsem iyi olacak.”

Tam yerinden kalmış geri dönüyordu ki aklından başka bir düşünce geçti.

“İmkânsız? Her şeye imkânsız gözü ile baksaydım asla buralarda olamazdım. Herkes bir element tipinin sonradan elde edilmesine imkânsız derken ben fazladan 3 tanesini elde etmedim mi? Ettim. O halde neden bu imkânsız olsun.”

Deniz Parvana tamamen ayağa kalkıp doğrulduktan sonra formasyonun kurulduğu noktaya doğru ilerledi. Kapıdan girdikten sonra hemen sağında ve solunda olmak üzere iki farklı formasyon vardı ve bu formasyonlar yerden ve tavandan birbirleri ile bağlanmıştı.

Bu sayede karşısındaki merdivenler sonsuz olarak görünüyordu. Formasyonun varlığı ise merdivenlerin başında geçirdiği bir günün sonunda fark edebilmişti. İlk olarak bir kaç saat boyunca formasyonu inceledi. Bu formasyonda bildiği bazı şeyler kullanılmıştı. Ancak Deniz Parvana o bildiği basit formasyonların asla bu şekilde kullanılacağını hayal etmemişti.

Bu formasyonlardan bir şeyler öğreniyor. Öğrendikçe de formasyonu anlamaya başlıyordu 2 gün daha bu formasyonlar için harcadıktan sonra sağ taraftaki formasyonu tamamen çözümlemişti. Sol taraftaki formasyon ise hem ayna yansıması hem de tepesi aşağı şekilde ters haliydi.

Tabi bunu fark etmesi bile 3, 4 saat sürmüştü. Tüm formasyonları çözümledikten sonra nasıl kıracağını düşünmeye başlamıştı. Formasyonu çözümlemesi onu kırabileceği anlamına gelmiyordu.

Ne kadar düşünse de kırma yöntemini bulamamıştı ancak bir açık yakalamıştı. Bu açık sayesinde formasyonun çalışma şeklini anlamıştı. Daha doğrusu ne işlem yaptığını. Artık formasyonu kırmasına gerek bile yoktu. Çünkü bu açığı gördükten sonra birkaç dakika kendisine gülmüştü. Bu formasyonu yapan kişi gerçekten çok kurnaz bir adam olmalıydı.

Sonsuz merdivenlerin sırrı artık çözülmüştü. Artık bu gizli bölmede neyin saklandığı ve ustasından alacağı hediyeyi düşünmeye başlamıştı. Biraz da heyecanlandığı söylenebilirdi.

“Hehe, işte bu kadar. Zaten kırmam gerekmiyormuş. Sadece formasyon bilgimi test ettiği bir gerçek. Yüksek ihtimalle içeride formasyonlar… Hayır hayır… Antik tılsım, efsun ve formasyonlar hakkında bir şeyler olmalı… Umarım öyledir. Hehe…”

 

[Bilgi: Tılsımlama, herhangi bir obje üzerine, mürekkep, kan ya da Ki ile bir şeyler yazarak hazırlanır. Birden fazla tılsımlama dili bulunmaktadır. Tarihin derinliklerinde tanrıların zamanından kalan içlerinde belirli güçler barındıran kelimeler kullanılır. Bir çok teknik bile bu dilleri kullanır. Bu kullanılan kelimeler dizisine de Tekniğin İlahi’si denir. Ustalaşılmaları neredeyse imkansız güçleri ise rakipsizdir. ]

[Bilgi: Efsunlama, yazılı olmadan ezberden söylenen ilahiler ile herhangi bir obje üzerine yapılan bir tür tılsımlamadır. Tılsımlamanın aksine efsunlama yapan kişi istemez ise bu yazılar başkalarına görünmezler. Ancak yazan kişiden daha üst seviyede olan başka efsuncular tarafından okunabilirler. Herkes tılsım yazabilir ancak efsuncular çok nadirdir. Rehela Gezegeninde bile sadece bir efsuncu vardır. Ek olarak bazı efsuncular kahinlik (Geleceği görme, tahmin etme ya da fal bakma vs.) yapabilirler. ]

[Bilgi: Formasyon, birden fazla tılsım, efsundan, efsunlanmış tılsımlardan, tılsımlanmış ya da efsunlanmış objelerden oluşan bir yapıdır. Bu yapılar binlerce tılsım, efsun ve obje barındırabilirler. Bu sayede çözülmesi zor kompleks yapılar yani formasyonlar hazırlanabilir. Formasyonların içerdiği tılsım, efsun ve obje sayısına ve kullanılan dile bakılarak formasyonu hazırlayan kişinin gücü tahmini olarak ölçülebilir. ]

 

********************************************************

Yazar’ın Köşesi 🙂

Azur Kral – Bölüm 77 – Kütüphanedeki Sonsuzluk Kapanı Formasyonu #1

Artık arada yukarıdaki gibi bilgiler de vermeye çalışacağım. Unutmazsam. 🙂

Her Cuma, Cumartesi ve Pazar günleri yeni bölümler gelecek.

Resimler içinde ilk cildi bitirdikten sonra atmayı planlıyorum.

NOT: Seriye sürekli ara vererek devam ettiğimden aklımdan çıkan unuttuğum bazı şeyler olabiliyor. Bundan dolayı da mantık hataları çıkabiliyor. Bu hafta seriye biraz ağırlık verebildim. Hem resimleri buldum hemde tüm seriyi tekrar okuyup gözden geçirdim. Bazı hatalarım olmuş onları da telafi edeceğim. 🙂

Keyifli Okumalar…

Seri Sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.

********************************************************

Azur Kral – Bölüm 78 – Kütüphanedeki Sonsuzluk Kapanı Formasyonu #2
Azur Kral – Bölüm 76 – Semavi Alem ve Çözülen Şeyler

Bir cevap yazın

Loading…

Azur Kral Kapak Foto

Azur Kral – Bölüm 76 – Semavi Alem ve Çözülen Şeyler

2019 Sonbahar Animeleri

2019 Sonbahar Animeleri Oylandı