in

Azur Kral – Bölüm 40 – Toprak Elementi Bedensel Qi Dönüşümü

Azur Kral Kapak Foto

Azur Kral – Bölüm 40 – Toprak Elementi Bedensel Qi Dönüşümü

Önceki Bölümden…

Deniz Parvana yaklaşık 3 günlük tünel kazma işleminden sonra takip ettiği kökün ana gövdeye bağlandığı noktaya gelmişti. O noktadan fark edilmemek için yavaş yavaş algıyı yayıp gövdenin içerisini kontrol etmeye başladı.

Kontrol etme işlemi bittiğinde Deniz Parvana’nın yüzüne mutlu bir gülümseme konmuştu. Çünkü düşündüğü iki seçenekte doğru değildi. Olabilecek en iyi olasılık karşılaştığı durumdu.

 

** 40 – Toprak Elementi Bedensel Qi Dönüşümü

Deniz Parvana, algısını Ygdrassil’in yani Hayat Ağacının köklerinin birleştiği yere odakladığında hissettiği şey onu çok mutlu etmişti. Çünkü içeriye girmesinde de amacına ulaşması da çok kolaydı.

Hayat Ağacının merkezi düşündüğünün aksine inziva bölümüydü. Yani yetişimini yükseltmek isteyen kişiler aylarca hatta yıllarca bu odalarda kendi kabuklarına çekilirdi. Bu şekilde yaklaşık 50 tane oda vardı. Bu odaların çok özel oldukları belliydi. Çünkü Deniz Parvana ne kadar uğraşsa da bu odaların içlerini algıyalamaıştı.

Eğer kendisi bu odalardan birisine girebilir ve kendisini içeri kapatabilirse amacına ulaşabilirdi. Ancak bu durumda da risk almış olacaktı. Eğer girdiği oda sahipliyse ve kendisi girdikten sonra odanın sahibi gelir odasının kapalı olduğunu görürse o zaman işler karışırdı. Her ne kadar Lord seviye olsa da 100 yıllık Lord ile birkaç aylık Lord kıyaslanamazdı. Bu yüzden bu riski alma konusunda tereddütleri vardı.

Bu sebeple bir süre içeri girmedi ve bir plan yapmaya karar verdi. Öyle bir plan yapmalıydı ki odanın içinde olan bir kişinin dışarı çıkmasını sağlamalı ve o kişi tam içeri girecekken etkisiz hale getirip kendisi ile içeri girmeliydi. Sadece bu şekilde fark edilmeden amacına ulaşabilirdi.

** Saatler sonra…

Deniz Parvana birkaç saat ince eleyip sık dokuduktan sonra aklına güzel bir plan geldi. Ellerini Hayat ağacının dış kısmına dayadı ve ilk olarak buz bıçakları ile Hayat Ağacının duvarında bir delik açtı ama hemen geri kapattı. Çünkü orada bir delik olmaması gerekiyordu. Bu deliği açarken sürekli olarak sessizce özür diledi. Çünkü bitkilerinde bir canı olduğunu biliyordu. Üstelik bu Hayat Ağacıydı. Kaç yaşında olduğunu kimse bilmiyordu.

Merkezin içerisindeki neme odaklanmaya çalıştı. Planı, içeride buzdan büyük birer balyoz oluşturup kapalı olan bütün odaların duvarlarına vuracaktı. Bu sayede içerdekilere bir olay olduğunu düşündürüp dışarı çıkmalarını sağlayacaktı. Odaya en son giren kişi ile birlikte içeri dalacaktı.

“BOOOMMMMM!!!!”

“BOOOMMMMMM!!!!”

“BOOOMMMMMMM!!!!”

“BOOOMMMMMMMM!!!!”

“BOOOMMMMMMMMMMMMM!!!!”

Beşinci darbeden sonra odalardaki herkes telaşla dışarı çıkmışlardı. İlk kapı açıldığı anda bütün buz balyozları yok olmuştu. Herkes dışarı çıktığı gibi yüzeye koşuşturmuşlardı. Bir süre sonra geri gelmeye başlamışlardı. Deniz Parvana, son gelen kişinin ardından hızlıca kestiği kapağı açıp sessizce fırladı.

Her şeyden habersiz olan yetişimci tam içeri girecekken boynuna aldığı bir darbe ile kendisinden geçmişti. Deniz Parvana, ani bir hareketle yetişimciyi içeri atmış kendisi de arkasından içeri girmiş ve arkasından kapıyı kapatmıştı.

Derin bir nefes alıp verdikten sonra “Huuuh! He he… Çok kolay oldu…”

Hiç vakit kaybetmek istemediğinden hızlıca parşömenlerini çıkardı ve odanın tam ortasına serdi. Sonrasında Yeryüzü Kutsal Yaşam El Kitabı’nın elde ettiği yeni parçasındaki Qi Yoğunlaştırma tılsımından hazırladı. Bu tılsımlardan 10 tane yaptıktan sonra odanın çeşitli bölgelerine yerleştirdi ve bu tılsımların yoğunlaştırdığı Qi’nin parşömene iletilmesini sağladı.

Parşömendeki toprak elementi simgesinin ne zaman parlayacağını da bilmiyordu. Süreci hızlandırma amacı ile 10 tane daha Qi Yoğunlaştırma tılsımı yaptı ve onları da odanın etrafına yerleştirdi.

Birkaç saat sonra parşömendeki toprak elementi simgesi kahverenginde ışıltılar yaymaya başladı. Ancak amacı sadece bu değildi. Önce parşomendeki toprak elementi simgesinin parlaması ve toprak Qi’si elde etmenin yolunu göstermesi gerekiyordu. Sonrasında Deniz Parvana’nın toprak Qi’si özümseyip dantianındaki diğer elementlerin parladığı parlaklığa getirmesi gerekiyordu.

Parşömendeki simgenin tam olarak parlamasına ve Toprak Elementi Bedensel Qi Dönüşümü aşaması görünür olana kadar beklemesi gerekiyordu. Bu sürede elbette içerideki yetişimci birkaç kez uyanacaktı. Bunun olmaması için de bir uyku tütsüsü hazırladı ve yakıp yetişimcinin burnunun dibine koydu. Bu şekilde sürekli olarak tütsüyü koklayacak ve uzun bir süre uyanmayacaktı.

** 1 hafta sonra

Aradan 1 hafta geçmişti ki sonunda Toprak Elementi Bedensel Qi Dönüşümü aşaması görünür hale gelmişti.

“Toprak tipi Qi, kontrol edilmesi su tipi Qi’den daha zor olan Qi tipidir. Bu sebeple ateş tipi Qi’de olduğu gibi özümseyemezsin. Su element Qi tipinde zihnini boşaltman ve hislerinin su gibi akıp gitmesini sağlamandır. Toprak tipi Qi ise doğa ile bir olmanı gerektirir. Doğa ile bir olma durumu tüm varlığını silemeye başlaman ile gerçekleşebilir. Oturduğun toprağı hissetmelisin. Toprağın kendisi olmalısın. Bunu başardığın anda ruhsal meditasyona başlayıp ve Varoluş Düzenine geçmelisin. Bu durumda asla bölünmemelisin. Bir bölünme toprak ile olan bağlantının sonsuza kadar kopmasına neden olabilir.”

Deniz Parvana hızlıca parşömenleri topladı ve odanın ortasına kendisi oturdu. Odadaki 20 tılsıma ek olarak Qi Emilimini hızlandıran bir hap yuttu, uyku tütsünü yeniledi ve tarifte yazanları uygulamaya başladı.

** 1 ay sonra

1 ay sonra Deniz Parvana istediği aşamaya gelmişti. Gözlerini açtığında ve güç ve huzur ile dolduğunu hissetmişti. Tüm algısını yaydığında Hayat Ağacının bütün köklerini dallarını ve yapraklarını hissedebilir hale gelmişti. En büyük değişiklik ise yetişimindeydi. Şu anda Lord Diyarının 2. Aşamasındaydı.

Bu kadar hızlı ilerleyebilmesine kendisi bile şaşırıyordu. Böylesi bir gelişmeyi hayal bile edememişti. Şu anda 3 elemente de hükmedebilir haldeydi. Elbette toprak element tipi Qi’sini etkin kullanabilmesi için teknikler gerekiyordu. Su topu, buz bıçakları benzeri basit şeyleri toprak element tipi Qi’si ile yapabilirdi ancak bunlar basit şeylerdi. Güçlü teknikler bir kenara düşük seviye bir teknikle bile baş edemezdi.

Ancak buradan da amacına ulaştığı için hızlıca ayrılmak istiyordu. Parlak Gökkuşağı Kıtası’na gitmek için yaklaşık 15 ay kadar bir süresi kalmıştı. Bu süre Işık ve Karanlık elementleri elde etmesi için yeterli bir süre olmalıydı.

Bu odalar kişilere özel olduğundan dolayı çıkabilmesi için içerideki kişinin uyanması ve kapıyı açması gerekiyordu. Deniz Parvana hemen bir uyandırma hapı yapıp yerde mışıl mışıl uyuyan yetişimciye yedirdi. Birkaç dakikalık beklemenin ardından yerde yatan yetişimci uyanmaya başlamıştı.

Deniz Parvana bu sürede bir kere bile uyuttuğu yetişimcinin yüzüne bakmamıştı. Uyuttuğu kişi uyandığında yüzünü net bir şekilde görebilmişti. O anda ilk defa şansına küfür etmişti.

“Hay böyle şansın!”

“Sen! Sen burada ne arıyorsun?”

“Ehm. Telaş yapmana gerek yok anlatabilirim…”

“Sen burada ne yapıyorsun dedim! Bana…”

Deniz Parvana’nın karşılaştığı kişi Yeşil Kral’ın oğlu Doğa Kaol ’du. Bir anda karşısında Deniz Parvana’yı görünce neye uğradığını şaşırmıştı. 5 Krallık Turnuvasında, Deniz Parvana’nın yaptıklarını gördüğünde ne kadar güçsüz olduğunu anlamış ve o günden beri inzivadan çıkmamış yetişimine odaklanmıştı.

Her ne kadar Deniz Parvana’yı karşısında gördüğünden dolayı şok geçirmiş olsa da kendisindeki değişimi de fark etmiş ve sözü yarıda kalmıştı.

“Bana… Bana ne yaptın?”

“Bir şey yapmadım. Eğer sakince oturup dinlersen her şeyi anlatabilirim.”

“Ne kadar süredir baygınım?”

“Hmm. Yaklaşık 5 haftadır.”

“5 Hafta mı dedin!!!” Doğa Kaol heyecanından derin derin nefesler alıp vermeye başlamıştı. Biraz sakinleştikten sonra, “Turnuvadan bittiğinden beri inzivadan çıkmadım. Bu kadar süre boyunca sadece Ruh Diyarının 2. Aşamasının zirvesinden 4. Aşamaya geçebildim.

Ama… Ama… Sen diyorsun ki… 5 haftada… 5 haftada… Ruh diyarının 7. Aşamasına yükselmişim.  Aylarca meditasyon yaptım ama tam 2 aşama bile atlayamadım ama şimdi 5 haftada 3 aşama yükselmişim. Bunu nasıl yaptın?”

“Beni sakince dinleyeceğine söz verirsen her şeyi anlatacağım.”            

“Tamam… Tamam. Söz veriyorum dinleyeceğim. Zaten şu anda sana karşı bir şey yapamam.”

Deniz Parvana, sakince olanı biteni anlattı. Ancak Elementlerin Ruhu tekniğinden bahsetmedi. Sadece toprak element Qi’si ile ilgili bir şeyler duyduğunu ve denemek istediği şeklinde yalan söyledi.

“Peki benim yetişimim neden yükseldi?”

“Odanın içinde 20 tane Qi Yoğunlaştırma tılsımı koydum. Bu sayede düşündüğüm şeyin daha hızlı olacağını düşündüm. Sanırım sende bundan payına düşeni almışsın.”

“Haha! Sanırım öyle olmuş. Normalde şu anda çoktan herkesi buraya toplamış olurdum ama… Bu durumda görmemiş gibi yapacağım. Zaten herkesi buraya toplamış olsam bile kimse sana dokunamazdı.”

“Dokunamaz mıydı? Nasıl yani?”

“Sanırım bütün krallıklarda hakkında konuşulanlardan haberin yok. Kutsal arena liderinin seni direkt öğrencisi yaptığını herkes biliyor. Diğer 4 krallık bir araya gelse bile yine de sana zarar vermeyi göze alamazlar.”

“Anlıyorum. Ustamın Parlak Gökkuşağı Kıtası ile olan bağlantısı sayesinde herkes korkuyor olmalı.”

“Hem de nasıl korkuyorlar bir bilsen. Ön kapıdan yürüye yürüye gelsen bile kimse sana dur diyemezdi…”

“Kahretsin!”

“Ne oldu?”

“Keşke bunu daha önce duysaydım. Buraya gelmek için neler çektim biliyor musun sen?”

 “Hahaha! Yıllarca düşünsem bile senin yöntemin aklıma gelmezdi. Aklıma gelse bile yüzlerce km tünel kazamazdım. Bu yönden azmini takdir ettim. Sanırım neden bu kadar güçlü olduğunu anlamaya başladım.”

“Doğa, ben artık gideyim. Kimseye fark ettirmeden geldiğim yerden geri giderim. Bu tılsımlar bana güvendiğin için sana hediyem olsun. Hiç dokunulmaz ise… hmm… bir 10 yıl kadar çalışmaya devam edeceklerdir.”

“Bunu kabul edemem…”

“Önemli değil. Bunlardan istediğim kadar üretebilirim. Daha fazla üreteyim derdim ama maalesef elimde başka üretecek malzeme kalmadı.”

“Haha! Hiç önemi yok. 5 haftada bu kadar gelişim sağlayan tılsımlar 10 yılda neler yapar. O zaman… Ben sana kapıyı açayım.”

 

********************************************************************************

Umarım seriyi okurken keyif alıyorsunuzdur. Bir kaç takipçimiz yorum atıyor sağ olsunlar. Yorum atmayan diğer arkadaşlar da umarım yorumlarını eksik etmezler. ^_^

Keyifli Okumalar…

Seri Sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.

********************************************************************************

Azur Kral – Bölüm 41 – Başarısızlık ve Pes Etmek
Azur Kral – Bölüm 39 – Ygdrassil'in Kökü

Bir cevap yazın

Loading…

Azur Kral Kapak Foto

Azur Kral – Bölüm 39 – Ygdrassil’in Kökü

kafka-donusum-bocek-yatak

Franz Kafka – Dönüşüm [Kitap İncelemesi]