in

Azur Kral – Bölüm 119 – Ölümün Verdiği Acı

Azur Kral Kapak Foto

Azur Kral – Bölüm 119 – Ölümün Verdiği Acı

** 119 – Ölümün Verdiği Acı

Deniz Parvana, Azur Krallıktan ayrıldı ve geldiği hızla 12 Güneş Derin Deniz Klanı’na geri döndü. Hızlıca Kaim Bu’yu aradı. Bir süre soruşturduktan sonra Kaim Bu’nun dışarıda olduğunu öğrendi. Kaim Bu gelene kadar biraz arkadaşları ile vakit geçirdi. Sonra aklına JJ geldi. Hızlıca oradan ayrıldı ve JJ’yi buldu.

Miras alanından beraber dönüyorlardı. JJ çıkmıştı ama Deniz Parvana çıkmamıştı. Bu durum yüzünden JJ için büyük bir şok yaşamıştı. Geleli bir süre olmuştu ancak JJ’yi hiç görmemişti.

Klandan JJ’nin evini öğrendi ve oraya gitti. JJ’nin ailesi, Deniz Parvana’yı mutlulukla karşıladı. Sonuçta JJ’nin geleceğinin daha parlak hale gelmesinde Deniz Parvana’nın payı büyüktü. Üstelik miras alanında olanlardan da haberleri vardı. Özellikle daha önce miras alanından çıkmayan kızları yani JJ’nin en büyük ablasının bedenini oradan kurtarmıştı.

JJ’nin en büyük ablası 12 yıl önceki miras açılışında giriş yapanlardan biriydi. O sene içeriye kızlardan sadece bir tanesi geri dönebilmişti. Genel olarak 120 kişi girmiş sadece 25 tanesi geri dönebilmişti.

Deniz Parvana’nın geldiğini duyan JJ hızlıca bahçelerinden çıkmış ve koşa koşa gelmişti. Deniz Parvana’yı gördüğü anda ondaki değişimleri fark etmişti ancak umursamadı ve hızlıca boynuna atladı. Onu gerçekten çok özlemişti. İlk zamanlarda duyguları çok karışık geliyordu ama geçen zamanda netleşmişti. Onu sevdiğini anlamıştı.

Bir süre bu şekilde kaldılar. Hiç konuşmadan. JJ, Deniz Parvana’dan ayrıldığında, Deniz Parvana, “Bunu beklediğinizi biliyorum ama burada olmaz. Lütfen içeri geçelim.” Dedi.

O anda JJ’nin annesinin ve babasının gözleri doldu. İçeri geçtiler. Evin alt katına indiler ve odaya bir sızdırmazlık bariyeri kurdular.

Deniz Parvana, içerisindekinin net bir şekilde görünebildiği tamamen şeffaf ve pürüzsüz yüzeyi olan bir buz kütlesini odanın ortasına nazikçe koydu. Buz kalıbı çıktığı anda oda 6, 7 derece soğumuştu ama kimse aldırmadı.

Önemli olan buz kütlesinin içindeki kişiydi. Kızları… JJ’nin en büyük ablası… Annesi daha fazla dayanamadı. Göz yaşları sel oldu aktı. Buz kütlesine sarıldı ve duyanların içini parçalayan, taşlaşmış bir kalbi bile yumuşatabilecek acı, sevgi ve keder dolu yakarışlarla hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı.

Babası hala dayanmaya çalışıyordu ama ayakta durmakta bile zorlandığı belliydi. Deniz Parvana anlamıştı. JJ’nin babasının yanına geldi ve elini omuzuna koydu. Birkaç saniye bakıştılar ve Deniz Parvana odadan ayrıldı. Oda da 4 kişi vardı. JJ, annesi, babası ve ablası…

Deniz Parvana, oradan ayrılmadı. Kapının hemen yanında bekledi. Sızdırmazlık bariyeri sayesinde içeriden ses gelmiyordu ama o anda, odadaki herkesin ağladığını biliyordu. Birkaç saat sonra odadan ilk çıkan JJ’nin babası oldu. Deniz Parvana’nın karşısına geçti ve ellerini omuzlarına koydu.

“Sana gerçekten çok teşekkür ederim. Yıllar boyunca hep bir belirsizlik içindeydik. Hayatta mı öldü mü bilemiyorduk. Bu düşünceler bize işkence ediyordu. Defalarca miras alanına girmeye çalıştım ama başarılı olamadım. Onu bize getirdiğin için çok teşekkür ederim. Artık kızımızın ruhu rahat edebilir.”

“Önemli değil Kıdemli Jadon. Kim olsa aynısını yapardı. Kızınızın ruhu artık rahat bir şekilde cennete ulaşabilir.”

“Onu… Onu nerede buldun?”

“Kara Katil’in sarayında bulduk. Julien onu tanıdı.”

“Kara Katil’in sarayı mı!”

“Evet.”

“Durumu nasıldı peki o anda? O Kara Katil’in çok acımasız ve iğrenç bir varlık olduğunu duydum.”

“Kötü bir durumdaydı ama temizdi… Kapının kenarındaydı. Girişin az ilerisine. Bir şekilde en kötü kaderinden kaçabilmişti sanırım. Aslında… Gövdesi parçalanmıştı. Parçalarını bulabildim ve birleştirebildim.”

“…..”

“Üzüntünüzü anlıyorum. Çok üzgünüm. Ancak Kara Katil’i öldürdüm. Yani intikamınız alındı.”

“….. Gerçekten… Gerçekten temizdi değil mi?”

“Evet. Gerçekten temizdi.”

Deniz Parvana, aslında yalan söylemişti. Böyle bir şeyi bir kızın babasına nasıl söyleyeceğini bilemiyordu. Nasıl söyleyebilirdi ki? Böyle bir şey nasıl söylenebilirdi?

JJ, kendisine sarıldığında zaten çoktan konuşmuşlardı bu konuyu. Ablası hakkında bir hiçbir detay söylememişti. Sadece onu bulduklarını söylemişti.

JJ’nin babası ve kendisi tekrar içeri girdiler. Buz kütlesi erimeye başlamıştı. Deniz Parvana o anda aklına gelen bir şeyi denemek istedi. Hafızasındaki toprak elementi teknikleri arasında özel bir teknik vardı. Bu teknik Kristal Elementi ile ilgiliydi. Şöyle üstün körü birkaç kere bakmıştı. O sıralar anlamakta zorlanmıştı ama şu anda ona çok açık geliyordu.

Elini buz kütlesine koydu. Buz kütlesi, dokunduğu yerden itibaren kristalleşmeye başladı. Buz eriyor, yerini şeffaf bir kristal alıyordu. JJ’nin ablasının bedeni asla yok olmayacak ve kırılmayacak bir kristal kütlesinin içinde kalmıştı artık. Bu sayede beden asla çürümeyecekti.

JJ, annesi ve babası şaşkınlıkla izlediler o anı. Deniz Parvana’nın neden bu kadar ileri gittiğini anlamıyorlardı.

“Bu şekilde kalmasını istiyor musunuz?” Dedi hiç beklemedikleri bir anda. Aile şaşırmıştı. Neden sormuştu ki? Elbette istiyorlardı. Deniz Parvana devam etti.

“Bu şekilde kalmasını istiyorsanız benim için sorun değil. Ancak bu durum acılarınızın sürekli taze kalmasını hatta onu her gördüğünüzde daha da büyümesine neden olacaktır. Bu acılar ise sizlerin yetişimini baltalayacak şeyler.” Dedi.

Deniz Parvana’nın haklı olduğunu biliyorlardı ama onu gömmek ve yitip gitmesine izin vermek istemiyorlardı.

“Acılar her zaman bizi bulur. Ne kadar iyi kalpli olduğumuza bakılmıyor. Hatta ne kadar iyiysek o kadar üzülüyoruz. Bazen zamanla yavaş yavaş, bazen tek seferde ölümcül oluyor kaderin darbesi.”

Aile üzerinde bir kere göz gezdirdi ve devam etti.

“Bana sorarsanız. Ruhu serbest kaldı ve cennete gitti. Bedenini de serbest bırakalım ki o da dönmesi gereken yere geri dönsün.”

Aile, Deniz Parvana’nın sözlerini haklı buldular. Söylediği her şeyde haklıydı. İlk cevap veren kızın babası olmuştu.

“Haklısın. Öyle yapalım.”

Deniz Parvana, başka söze gerek duymadan, elini tekrar kristale koydu. Kristal şekil değiştirerek bir testi halini alırken, içerideki bedende toza karışarak testinin içerisinde doldu. Orta hiçbir şey kalmadığında, Deniz Parvana, testiyi babaya verdi.

“İster gömün ister okyanusa dökün. Her türlü bedeni de serbest kalacak.” Dedi. Baba, elleri titreyerek testiyi aldı ve boyut yüzüğüne gönderdi.

“Yapacağım.” Dedi. “Teşekkürler. Senin hakkında çok yanlış düşünmüşüm. Çok kibirli olduğunu düşünmüştüm. Sadece kendini düşündüğünü… Ama aslında öyle değilsin. Ama seni ilk gördüğüm zamanki halin ile şimdiki halin arasında çok fark var. Neler oldu? Anlatmak istersen dinlerim.”

“Çok teşekkür ederim. Sadece… Kökü farklı bir yerde olan ağacın, kendini ağaç sanan bir dalda ve kendini ağaç sanan bir yaprağı… Yaprak kurumadan dal kurudu. Yaprak özgür kaldı ama nereye ait olduğunu bilmiyor. Nasıl bulacağını da…”

Aile hiçbir şey anlamamıştı. Tek anlayabildikleri şey çok derin bir kederdi. Kendi yaşadıklarına benzer bir keder. Ama çok daha derine saplanmış ve çok daha acı veren bir hançer gibi bir keder…

“Acınız için üzgünüm. Onu geri getirebildiğim için ise huzurlu. Hayat devam ediyor ve ölüm hayatın ayrılmaz bir parçasıdır. Ne yeni hayat bir sondur ne de bir ölüm sondur. Her biri başka bir başlangıçtır. Sadece bizler, ölümün başlattığı şeyleri algılayamıyoruz ve bir son olarak görüyoruz.”

Dedikten sonra odadan çıktı. JJ’ye gideceğine dair ses iletimi göndermiş ve evden ayrılmıştı. Arkasında Deniz Parvana’nın söylediklerine anlam veremeyen ve aptal aptal bakınan üç kişi kalmıştı.

********************************************************

Yazar’ın Köşesi 🙂

Yeni bölümler her Cuma, Cumartesi ve Pazar günleri saat 09:00’da…

NOT: Arkadaşlar sitemizin tam ortasında yer alan Abone Ol kısmından abone olursanız her yazımızda mail alırsınız. Bu şekilde bir bölüm attığımda haberiniz olur. 😉 

Keyifli Okumalar…

Seri Sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.

********************************************************

Azur Kral – Bölüm 120 – Turnuva
Azur Kral – Bölüm 118 – Laif Bu

Bir cevap yazın

Loading…

Azur Kral Kapak Foto

Azur Kral – Bölüm 118 – Laif Bu

Seis Manos Tanıtım ve İnceleme