The Dragon Prince Tanıtım ve İnceleme

Merhaba arkadaşlar. Uzun zamandır yazamadığım için üzgünüm. Finallerim yaklasıyor ve bu yüzden sürekli çizim ve maket yapıyorum. Merak edenler için bu kız ne okuyorda bunları yapıyor diyorsanız söyleyeyim. Ben güzel sanatlar okuyorum yani sürekli çizim yapmam lazım. Neyse asıl konumuza geçelim.

Bu yazımda size bana uzun metrobüs yolculuklarında dost olmuş bir Netflix  serisinden bahsetmek istiyorum. The Dragon Prince. 

Daha önceden de duyduğum ama asıl arkadaşımın ısrarı ile izlediğim bir seri olsa da bölümler ilerledikçe gerçekten sevmeye basladım ve şu anda yeni sezonu sabırsızlıkla bekliyorum. Buradan sunu anlayabiliriz ki Netflix sadece dizi ve filmlerde değil animasyonlarda da oldukça iyi. Üstelik bu serinin senaristligini Avatar The Last Airbender’ın senaristlerinden biri olan Aaron Ehasz yapıyor. Sadece bu da değil. Ana karakter Callum’u da Sokka’yı seslendiren Jack De Sena seslendiriyor.

Kendisi bu arkadaş olur.

Burada böyle ciddi durduğuna bakmayın aslında Sokka’ya benziyor.

Biraz seriden bahsedelim.

The Dragon Prince 3 sezon ve her sezon 9 bölüm olan bir animasyon dizi.

Çok eskiden Xadia adlı krallık tamamen büyü ile dolu büyüleyici bir krallıkmış. Xadia halkı 6 temel büyü kaynağı ile yaşarmış. Güneş, ay, yıldızlar, gökyüzü,  toprak ve okyanus. Lakin bin yıl önce insan bir büyücü yedinci bir büyü kaynağı yarattı. Kara büyü. Büyülü yaratıkların büyü güçlerini emip kullanılan bu büyü kaynağı Xadia’lılar tarafından kabul edilmedi. Çünkü Kara Büyü çok tehlikeli ve hem kullanana hem de kullanılana büyük acılar vermekteydi. Bu duruma seyirci kalamayan Elf’ler ve Ejderhalar buna bir son vermek için insanları zorla batıya yolladılar ve Xadia’ya girmelerini yasakladılar. Ardından koca kıtayı ikiye ayırdılar. Doğu’da bütün büyü kaynaklarıyla dolu cennet Xadia, Batıda ise büyüsüz normal bir kara parçası olan insan krallıkları. Yüzyıllar boyunca Ejderha Kral’ı sınırı korudu. Ama bir gün insanlar ve Ejderha Kral’ı arasında bir savaş oldu. Ejderha Kral’ı  öldü. Ama geride yumurtası vardı. Ejderha Prensi. Gelecekte olacakları düşünüp yavruyu öldürdüler. Yoksa sedece öyle mi gösterdiler.

 

Bence konu olarak müthiş bir konu. Büyü kaynaklarındaki yaratıcılık gerçekten hoşuma gitti. Ben kendim bir şeyler tasarlarken her zaman ateş, su, toprak, hava, buz ve yıldırımı düşünürüm. Güneş, ay ve yıldızlar fikri bu yuzden çok hoşuma gitti. Benim hiç aklıma gelmezdi.

Üstelik bunlar herkesin yapabileceği büyüler değil. Xadia’da yaşayan her canlı bu kaynaklardan birine bağlı ve her kaynağın kendine has elfleri var. Ay kaynağı için Ay Gölgesi Elf’leri var. Güneş kaynağı için Güneş Ateşi Elf’leri  var. Henüz diğer elfleri göremedik. Sadece Yıldız kaynağından bir elf görünüyor onun da zaten kim olduğu tam olarak bilinmiyor. Elflerin hepsi de büyü yapma yeteneğine sahip değil. Bazıları bu konuda çok becerikliyken bazıları savaşmaktan iyiler.

İnsanların kullandığı Kara Büyü hoşlarına gitmiyor çünkü kara büyü yapabilmek için canlıların büyüsünü ve canlarını kullanman gerekiyor. İnsanlar büyü kaynaklarına bağlı olmadıkları için normalde büyü yapamazlar ama malzemeler sayesinde Kara Büyü yapabiliyorlar. Gerçi Kara Büyüyü kullanan insan sayısı da sedece iki. Başka kimse kullanmıyor. Onlarda tahmin ettiğiniz üzere kötü karakterler.

Katolis Krallığı’nın iki Prensi Ezran ve Callum Ejderha Prensi’nin yumurtasını bulunca onu Xadia’ya annesinin yanına götürmeye karar veriyorlar. Belki bu şekilde aradaki kan davasını sonlandırırız diye düşünüyorlar. Yeni arkadaşları Ay Gölgesi Elf’i Rayla ile yumurtayı annesine götürmek için Xadia’ya doğru yola çıkıyorlar. Bu yolculukta hepsi kendi hakkında yeni şeyler keşfeder. Başlarına bir sürü şey gelir ama bunları birlikte atlatırlar.

Size başta da dediğim gibi bu seri bana uzun metro yolculuklarında güzel bir arkadaş oldu. Başından sonuna kadar keyif alarak izledim. Küfür etmek istediğim yerler olmadı değil ama metrobüste küfür etmeye kalkarsan kim bilir kim üzerine alınır başın boşu boşuna yanar. O yüzden içimden bolca sövdüğüm ve sen ne yapıyorsun salak dediğim yerler oldu. Ama bunlara rağmen The Dragon Prince  severek izlediğim bir seri oldu. Netflix bu seri ile benim gözümde baya yükseklere yerleşti. Eğer Netflix kullanıyorsanız ve bu tarz şeyler izlemeyi seviyorsanız The Dragon Prince  tam size göre. Benim önerdiğim hangi öneri kötü çıktı ki. ( Ego tavan ) Eğer izleyip beğenmezseniz lütfen neden beğenmediginizi yazın. Çünkü ben kendim düşünerek bir neden  çıkaramam. O kadar sevdim seriyi çünkü. Neyse ben yazıyı burada bitireyim sizde hemen Netflix‘e girip The Dragon Prince izlemeye başlayın. Şimdiden iyi seyirler.

NE DÜŞÜNÜYORSUN?

Bir cevap yazın

Loading…

One Punch Man OVA 4

One Punch Man OVA 4 İçin Tanıtım Videosu Yayınlandı

Figurex Best Of 2019

Figurex Best Of 2019