in

Kayıp Peri – 3. Bölüm

kayıp prenses - light novel 2

Kayıp Peri – 3. Bölüm 


Gerçek seni bulmak istiyorsan… Eve girerken bu sözler kafasında yankılanıp duruyordu. Dikkati başka bir yerde olduğu için de önünde duran koca koliyi görmedi ve ayağını vurdu.

“Kahretsin!”

“Tatlım sen mi geldin?”

Annesinin sesi üst kattan geliyordu. Büyük ihtimalle odasındaki eşyaları koliliyordu.

“Evet anne ben geldim.”

“Sasha’lardaki parti nasıldı? Dün gece gelmediğine göre baya eğlendiniz.”

“Eh işte. Bildiğin parti.”

 “Eşyalarını hazırladın mı hayatım?”

Babası mutfaktan kucağında koca bir koli ile çıkıp yanına geldi ve koliyi yere, diğerlerinin yanına koydu.

“Anne baba sizinle bir şey konuşmam lazım.”

Sesindeki ciddi ve kararsız ton ikisinin de ilgisini çekmiş olmalıydı çünkü annesi üst kat merdivenlerinden kaşlarını çatmış ona bakıyordu.

“Anne aşağı gelir misin?”

Annesi dediğini ikiletmeden aşağı indi ve babasının yanına gidip duvara yaslandı.

“Ben… Ben…”

“Tatlım bizimle ne istersen konuşabileceğini biliyorsun değil mi?”

Başını evet anlamında salladı ve derin bir nefes aldı. Ama hala cümleye nasıl başlayacağını bilmiyordu.

“Anne baba ben bir periyim. Yani öyleymişim. Bende bugün öğrendim.”

Ortamda derin bir sessizlik oldu. Chris onların güleceğine ya da ona kafayı yemiş gibi bakacaklarını düşünüyordu ama annesi ile babasının gözlerinde üzgün bir ifade görmeyi beklemiyordu.

“Tatlım, sende bir şeylerin farklı olduğunu ilk günden beri biliyorduk. Sana daha önce söylemeliydik belki de ama bizi bırakıp gitmenden korktuk.”

Demek şaşırması gereken asıl kişi Christ’ti.

“Ne demek bu?”

Annesi derin bir nefes aldı. Gözleri dolmuş, dokunsa ağlayacak gibi duruyordu.

“Seni evimizin bahçesinde bulduğumuzu zaten biliyorsun. Bunu sana anlatmıştık. Ama anlatmadığımız bir şey de var. Seni bulduğumuzda bir çift kanadın vardı. Sen baygındın ama kanatların karanlıkta fener misali parıldıyordu. Seni de zaten o sayede fark edebildik. Başta inanamadık ama kanatların gerçek olduğu belliydi. Zaten biz seni bulduktan kısa süre sonra kayboldular ve bir daha da gözükmediler. Bu yüzden bu konudan bahsetmek istemedik.”

Gidip kutulardan birinin üzerine oturdu. Ne diyeceğini bilmiyordu.  Ailesi en başından beri şüpheleniyordu ama ona tek kelime etme zahmetine bile girmemişlerdi.

Eğer başından beri tahmin ediyorlarsa belki de onlardan saklamanın bir anlamı yoktu. Bütün her şeyi söylemeliydi.

“Anne, baba size bir şey daha söylemeliyim.”

 

***

 

Müdüre Yekia küpesi parıldadığı sırada arşivde bir kitabı incelemekle meşguldü.

“Merhaba. Ben Chris yani Christine. Sizi teklifinizi kabul ettiğimi söylemek için aramıştım. Güçlerimi kullanmayı öğrenmek istiyorum.”

“Buna çok sevindim Christine. Fire’ı seni alması için yollarım. Bugün mü geleceksin yoksa yarın mı?”

“Bugün. En kısa sürede gelmek istiyorum.”

“Tamam, o zaman ben en kısa sürede Fire’ı yanına yolluyorum.”

“Teşekkür ederim.”

Yekia elindeki kitabı rafa geri koydu ve büyü kitaplarının olduğu bölüme gitti. Fire her zamanki gibi yere oturmuş büyü kitaplarından birini inceliyordu. Yekia’nın geldiğini görünce kafasını kaldırdı.

“Müdüre Yekia bakın ateş büyüleri hakkında yeni bir büyü kitabı buldum. Bu büyüleri yapmak için sabırsızlanıyorum.”

Sesindeki heyecan Yekia’yı gülümsetti. Fire ateş büyülerine resmen aşıktı.  Adının hakkını veren bir kızdı.

“Fire senden küçük bir şey isteyeceğim. Christine okula gelmeyi kabul etti. Lütfen gidip onu alır mısın?”

“Tabi. Demek bize katılmaya karar verdi. Bu harika bir haber.”

Yerden kalktı ve koşar adım kütüphaneden çıktı. Yeni bir arkadaş edineceği için çok heyecanlıydı.

 

***

 

Taşınacakları için zaten her şeyi paketlenmişti. Fire’ı beklerken anne ve babasına eşyaları kutulamasında yardım ediyordu. Kapı çaldığında annesinin cam hayvan koleksiyonunu sarıyordu.

Kapıyı açtığında Fire birden üzerine atladı ve ona sıkıca sarıldı.

“Bizimle kalacağını biliyordum.”

Chris zar zor Fire’ı kendinden uzaklaştırdı ve onu inceledi. Üzerinde hala sarı gömlek ve beyaz etek vardı. Saçları önceki ateş kırmızılığını kaybetmiş yerine doğal bir havuç rengi almıştı.

“Gelen kim tatlım?”

Annesinin merak edip yanlarına geldiğinde Chris gibi o da Fire’ın güzelliği karşısında bir an afalladı. Ki bu onun insan haliydi. Annesi onu bir de peri olarak görseydi kesin ağzı açık kalırdı.

“Ben Fire Kosarin. Chris’in bir arkadaşıyım. “

“Sen de mi perisin?”

Fire şaşırsa da bunu çok kısa sürede atlattı ve gülümsemesi daha da büyüdü.

Evet efendim.”

“Kızımı sana emanet edebilirim o zaman öyle değil mi?”

Chris gözlerini devirmek istese de son anda kendini tuttu. Annesi gene korumacı moduna geçmişti.

“Elbette efendim. Hiç merak etmeyin ona çok iyi bakacağım.”

Annesi gülümsedi ve babasına seslendi. Babası gelirken Chris’in valizlerini de yanında getirip kapının önüne koydu. Uzun bir sarılma faslının ardından Chris valizlerini alıp Fire’ı görünmez geçide doğru takip etmeye başladı. Son kez arkasına baktığında annesi ile babasının gözü yaşlı ama gülümseyerek ona el salladıklarını gördü ve bir an ağlamak istedi. O da onlara el salladı.

Artık yeni hayatına doğru adım adıyordu. Bunun geri dönüşü yoktu. Luscia artık onun yeni evi ve yeni açtığı beyaz sayfasıydı.

Kayıp Peri 2. Bölüm

Bir cevap yazın

Loading…

gençwertherinavıları_visual.png

Goethe – Genç Werther’in Acıları Kitap İncelemesi

Azur Kral Kapak Foto

Azur Kral – Bölüm 7 – Kızıl Krallıktaki Gerginlik