,

YAŞAM TAŞI : KRALSIZ ÜLKE BÖLÜM 15


Diğer bölümlere ulaşmak için TANITIMLAR sekmesine tıklamayı unutmayınız 🙂

Ateş ile buluşmadan bir gün önce.

Kendine özgü olan sırıtışıyla ‘’Onları bu şekilde ikna edebileceğini mi sanıyorsun. Hiç sanmıyorum. Onlar artık çocuk değil. Hiçbir şey açıklamadan öylece sana uyacaklarını mı düşünüyorsun? Gerçi fark etmez sana karşı geldiklerinde zihinleri değiştirsin olur biter. Sonra her zaman ki gibi ve benim haklı olduğumu görürsün.’’ Dedi saçları dağınık kadın.

Gezgin ‘’Zihinleriyle oynamaktan nefret ediyorum. Hem ‘haklı olduğumu görürsün’ saçmalığı da ne? Haklı olduğun konular var ama haksız çıktıklarınla karşılaştırılamaz.’’

Kadın dağınık siyah saçlarını karıştırarak ‘’O çok önemli konular değil önemli olan önemli konularda haklı çıkmam’ dedi ve arkasını dönerek şarkı söyleyerek uzun koridorda yürümeye başladı.

Gezgin kısık bir sesle ‘’Çatlak’’ dedi ama sandığı kadar sessiz söyleyememişti kadın döndü ve hiddetle ‘’Ne dedin?’’

Gezgin ‘’En yakın zamanda görüşürüz dedim.’’ Dedi.

Kadın tekrar yoluna dönerek ‘’evet olabilir.’’

***

‘’Haklı çıkmasından nefret ediyorum.’’ Dedi Gezgin ve Ateş’e doğru yaklaştı. Baş parmağını iki kaşının arasına, işaret parmağı ile orta parmağını da anlına koyarak ‘Yaklaşık iki dakika Ateş’e dokunduğu noktalar parladı.

‘’Kim olduğumu bilmek neyi değiştirecek ki önemli olan; sen kim olduğunu bilmelisin. Harika bir lider olacaksın. Artık grubun seçimleri sen yapacaksın. Sorumluluk almaktan kaçmıyorsun ama bunu kibirle yapma.’’ Diğerlerine de aynı Ateş’e yaptığı gibi başlarını teker teker tutarken.

Ay’a  ‘’En temiz kalplisi bu sevgin sönmesin. Bu dünyanın en çok ihtiyacı olan şeye sahipsin. Grubun şifacısı sensin. Sadece beden sağlıklarını değil kalp sağlıklarını da koru.’’

Yay’a ‘’Sizin seçilme nedenini bilseniz bundan nefret mi ederdiniz yoksa gurur mu duyardınız? Ama şunu biliyorum ablan seninle gurur duyardı. Ona verdiğim sözü tutabildim. Neşeni asla kaybetme. Gerçekleri gören senin gözün olacak, grubun gözü sensin.’’

Dal’a  ‘’Amacınız Dünya’yı daha iyi bir yer yapmak. Artık bunu kendi yolunuzdan yapacaksınız. Bir ağaç gibi büyü genişle. Sorgulama vicdandan gelir, vicdansız insanlar sorgulamaz. Bu yüzden sen grubun vicdanısın.’’

En son Gölge üzerinde de aynı işlemi uygularken  ‘’Yalan söyledim. O taş gerçek ve bir gün bulunacak. Tüm umudumuz o taş. Senin o sert umursamaz bakışlarının altında yumuşak bir kalbin olduğunu biliyorum. Arkadaşlarına en çok değer veren sensin. Gerektiğinde en büyük fedakarlıkları yapabilecek olan da sensin. Onları iyi koru.’’

Sonra tekrar ellerini çarptığı yere döndü. ‘’Sizi ancak bu şekilde koruyabiliriz. Sizi buradan götürmenin vakti geldi.’’. Kurduna baktı. Kurt huzursuz görünüyordu. ‘’Hadi yapma. Bende böyle olsun istemedim. Onları hala küçük görüyorum ama kabul etmeliyim onlar artık büyüdü.’’ Sonra ellerini tekrar çarptı. Hepsinin de yavaşça başları kalktı.

Karşısında ki gençler biraz önce donup kaldıklarının hiç farkında olmadılar. Ay gözleri doldu.

‘’Yüzünde ki o yarayla yaşamak çok zor olmuş olmalı. Keşke elimden bir şeyler gelse.’’ Dedi.

Gölge ‘’Seni aptal herif. Seni o yüzle kabul etmeyeceğimizi mi sandın?’’

Yay ‘’Demek ordudaydın. O savaştan öyle bir yara ile kurtulduğun için şanslı bile sayılılrsın.’’

Dal ‘’Eğitimimiz için hepimizle ayrı rollerde davranman pek mantıklı gelmese de kabul etmek gerek işe yaramış.’’

En son Ateş konuştu ‘’Sözünü tuttun tüm soruları cevapladı. Bizi bunca zaman ayrı tutman dışında yaptıkların bize verilen en güzel hediye idi. Sanırım bunu kabullenebilirim.’’

Gezgin gülümsedi fısıltı ile kurda ‘’Bak gördün mü? Zihinleriyle oynamasaydım en sonunda üstümüze atlayıp maskeyi zorla açmaya kalkacaklardı. En azından şimdi yüzümü gördüklerinin sanıyorlar. Eh diğer soruların cevapları onları tatmin etti gibi. Gerçekleri ne kadar az bilseler hayatları o kadar güzel olur.’’ Gençlere döndü ‘’Sorular da bittiğine göre artık yolculuğa çıkmaya hazır mısınız?’’ diye sordu kimseden cevap gelmedi sadece birbirlerine bakıp güldüler.

Hepsi karavanın en önünde oturdular. Aracı Gezgin kullanıyordu. Dal hayranlıkla aracı inceliyordu arada kullanmak için izin istiyordu ama izni alamadı. Yolculuk sadece birkaç dakika sürdü. Geldikleri yerde hiç de doğal olmayan bir şey vardı. Yerde büyük camdan bir daire vardı. Araç tam onun üstünde durdu ve hepsi karavandan indiler.

Gölge ‘’Burayı temizlemek çok zahmetli oldu.’’ Dedi Gezgin teşekkür etti.

Ateş ‘’Bu da nedir?’’ diye sordu.

Gezgin ‘’Birazdan anlayacaksın. Şimdi gevşemeye çalışın. Sarsıcı olacak.’’ Gençler arasında meraklı bakışmalar oldu. Gezgin ellerini yere dayadı camdan daire çevresinden merkezine doğru ışıklar yanmaya başladı. En sonunda bütün daire parlamaya başladı.

Dal ‘’Bu tahmin ettiğim şey mi yoksa.’’ Zemin sallanmaya başlarken. Tam dairenin çevresinden metal plakalar yükselip daireyi kapatmaya başladı.

Ay ‘’Neler oluyor.’’

Yay ‘’Sakin ol senin endişelenmen gerekmiyor. Tabi ben ve Gölge biraz endişelenmemiz lazım.’’

Zemin parlaması ve sallanması had safhaya ulaştığında artık ormanı göremiyorlardı. Metal plakalar daireyi tamamen kapamış yarım bir küre çeklini almıştı. Görebildikleri sadece beyazlık, birbirleri ve karavandı. Sonra bedenleri üzerinde bir basınç hissettiler canları yanıyorlar ama sesleri çıkmıyordu acıdan gözlerini kapadılar. Artık nefes alıp vermek zorlaşmış birkaç saniye sonra da başları dönmeye başladı. Gezgin hariç hepsi elleri yerde olacak şekilde dizleri üzerine çöktüler.

Acı sona erdi gözlerini tekrar açtıklarında metal plakalar yavaş yavaş katlanarak dairenin çevresine geçiyorlardı. Çevreyi görebiliyorlardı artık ormanda değildiler. Yavaş yavaş toparlandılar. İlk önce nefes alış verişleri normale döndü sonra da dengeleri.

Ateş konuştu ‘’Işınladık.’’

Dal hayranlıkla ‘’Harika bir şeymiş acaba ne kadar yol geldik neresi burası?’’ dedi.

Gölge pek iyi görünmüyordu. ‘’Sanırım kusacağım.’’ Deyip karavana doğru koştu.

Yay’da pek iyi göründüğü söylenemezdi. ‘’Hayır o kahvaltıyı bu şekilde çıkmayacak..’’ Dedi.

Diğer kalanlarda biraz sarsılma dışında bir şey yoktu. Gölge geri döndü şimdi daha iyi gözüküyordu. Gezgin’e sert bakışlarıyla ‘’Bir daha sakın bir daha beni böyle bir şeye sokma.’’

Dal ‘’Hepimiz bunu tüm gün yapabiliriz..’’ Dedi sonra döndü Gölge’ye sırıtarak ‘’Sadece hızlı olmak yeterli değil. Bu gibi durumlarda ‘yaşam bağlılığında’ yani savunma seviyende yüksek olmalı. Bak bizde hiçbir sorun yok.’’ Dediği anda Yay’da iki eliyle ağzını tutarak karavana koştu…

 

Yay geldikten biraz sonra Gezgin ‘’Nerede olduğumuz hakkında bir fikri olan var mı?’’ diye gruba sordu.

Yay cevap verdi ‘’Sanırım Kralsız Ülke.’’ Gezgin başıyla onayladı.