,

Sıkça Sorulan Sorular !!


Merhaba dostlar. Ben uzun zamandır sayfada bulunmayan Allen admininiz. Bugün sizinle anime hakkındaki tabulardan, Anime’nin ne olduğundan vesaire bir kaç şeyden bahsedeceğim bugün. Bu arada arkadaşlar bu yazım tam özgün değildir. Kendi anlatımım ile farklı kaynaklardan yararlanmaktayım. Sizleri bilgilendirmek için böyle bir yazı yazma gereği duydum.

İlk başta her zaman sorulmakta olan “Anime bir çizgi film midir ? Yoksa değil midir?” olsun.

 

Anime; aslında çizgi film değildir ama çizgi kategorisinde yer almaktadır. Film bilmek üzere olduğunuz gibi sadece bir bölümden oluşur. Uzundur ve film bittiğinde konu biter. Tek bölümlüktür. Dizi ise çok bölümlüdür ve belirli zamanlarda izleyiciye sunulur fakat filmlerin belirli bir zamanı yoktur. Buna yapımcı filmin her bölümünden önce kendisi bir fragman ile duyurur. Değişiklik yapma hakkına sahiptir. Yani kısacası Anime, Animasyon kelimesinden türemekte olduğundan, anime ismi gibi bir Animasyon, bir Çizgi dizidir.

Şimdiki sorumuz ise herkesin alışmış olup sorgulamadığı şey, “Anime karakterlerinin neden gözleri büyüktür” olsun.

Bu büyük gözlerin kökeni bir bakıma aynı dalda olan The Walt Disney Company şirketine aittir. Anime’nin tanrısı dediğimiz Osamu Tezuka-sensei ise bu çizimleri benimseyerek kendi karakterlerini oluşturmuştur. Yani bu olay The Walt Disney’in sayesinde başlamıştır. Ama her animede aşırı büyük gözler kullanılmaz. Türkiye’de bu tür animeler yayınlandığı için Türkler öyle zannetmekte. Hatırlatırım bir zamanlar Kanal D, ATV gibi kanallarda yayınlanmakta olup şu aralar ise Animez kanalında hayat bulmakta. (Gerçi adamlar 2 anime yayınlıyor, buna da hayat bulmak denirse)

Şimdiki sorumuz ise “Animeleri Japonlar yapıyorlar, peki neden ingilizce kelimeler içermekte?” olsun.

Charles Wirgman adındaki bir karikatürist, 1862 yılında Japan Punch adında bir dergi çıkarmıştır. Bu dergiden dolayı Charles Wirgman Japon Karikatürleri Babası olarak anılmakta. Wirgman’dan esinlenen çoğu mangaka sayesinde Wirgman’ın tek mirası mangalarda ingilizce kelimeler oldu.

Şimdiki sorumuz ise “Anime sonuçta çizgi, çocuklar için değil mi?” olsun.

Hayır, aslında bazı yaş kısıtlamalı animeler dışında animeler herkese hitap eder. Hatta japon aile fertleri çocuklarına kötü örnek olmasın diyerekten bazı animeleri izletmezler. Mesela örneğin Elfen Lied, Mirai Nikki gibi. Anime kendi içerisinde birçok dala ayrılıyor, yani böyle küçük görmemek lazım.

Şimdiki sorumuz ise “Türkiye’de anime’nin değeri bilinmiyor. Peki diğer ülkelerde böyle mi?” olsun.

İşin en can alıcı tarafı hayır. Her yıl Amerika başta olmak üzere bazı ülkelerde Anime fuarları, hediyelik eşya dükkanları açılır ve çok rağbet görürler. Hatta ki Amerika’da her üniversite’de bir Anime klubü bulunmakta.
Anime ve Manga; Afrika ve arap ülkeleri ve bir de Türkiye’de pek bilinmemekte, ilgi görmemekte. 🙁 

Şimdiki sorumuz “Manga nedir?” olsun.

Manga her animenin köküdür. İlk başta mangakalar bir manga yazarlar. Eğer 30.sayısına kadar baya gelir elde ederse ve anime isteği rağbet görürse mangaka’nın bazı stüdyolar ve *seiyuular ile anlaşması üzerine Animesi çıkarılabilir.
Manga her zaman siyah beyaz yapılmakta ve bizim aksimize tersten okunmaktadır.Bir çizgi roman düşünün fakat siyah beyaz ve tersten okuyorsunuz. Efektlerin ve hareketlerin gösterimi de çizgi romanlardaki gibidir. Whoosssh, Bommm gibi mesela, tabi japonca kanji ile yazılıyorlar. G Pen adı verilen tıpkı dolma kalemlere benzeyen bir kalem ile çiziliyorlar.Diyorsunuz ki ben çöp adam çizemiyorum adamlar 1 haftada manga çiziyor. Hiro Mashima’nin bir natsu çizdiği video var Youtube’de. Bakarsanız ne kadar seri çizdiklerini görebilirsiniz.

*Seiyuu: Anime karakterlerine ses veren, seslendirmeci.

Şimdiki soru biraz kanser ama “Otaku nedir?” olsun.

Otaku’lar animelere aşırı bağımlıdırlar, bir saniye başından kalkmazlar animenin. Bir bakıma bir psikoloji hastalığıdır ve sanılanın aksine Tokyo Ghoul bitirince otaku olmazsınız. Bakmanızı kesinlikle tavsiye etmem ama otaku görmek isterseniz melonpan nickli Youtube’de bir adam var ve etrafı tamamen anime eşyaları dolu. Özellikle bayanlar bence hiç bakmayın, meraklı arkadaşlar için söylüyorum.

Şimdiki soru “Cosplay nedir?” olsun.

Cosplay sevdiğiniz bir anime karakteri olsun, oyun karakteri, film karakteri olsun giysilerini giyerek ona benzemeye çalışmak. Mesela Naruto cosplayi yapacaksınız, Narutonun peruğu, kıyafeti, pantolonu, ayakkabıları ve birazda makyaj gerekecektir. Ara sıra Türkiye’de çeşitli cosplay etkinlikleri yapılmakta. Genellikle sonlarına “Con” ekini koyuyorlar. Örneğin: FigurexCon gibi. Bizce aman hiç kalkışmayın, cebinizdeki paradan tamamen uzaklaşırsınız.

 

Şimdiki soru “Bir anime bölümü yapmak ne kadar tutuyor” olsun.

90 dakikalık bir animede, çizgi filmde 1620000 (bir milyon altı yüz yirmi bin) dolar yapıyor.).

Şimdiki soru “İlk anime hangisiydi” olsun.

İlk anime Katsudo Sashin adlı kısa ve sessiz bir animasyondu.Ama animenin kurucusu olarak Osamu Tezuka gösterilmekte.

Şimdiki soru “Animenin gelişmesine kimler katkıda bulundu?” olsun.

Animenin animasyon yeteneğinin gelişmesinde Nikkatsu Studios aşırı katkıda bulunmuştur.Fransa ve İngiltere ise Anime izlememizi sağlayan ülkeler, temellerini onlar koymuşlar, sağolmuşlar.Hatta Fransız animasyon sanatcısı Emilie Cohl’un anime sanatına baya bir katkısı olduğunu söyleyelim.

Şimdiki soru “Animenin dünyada tanınmasını sağlayan animeler hangileri?” olsun.

Heidi,One Piece, Sailor Moon,Naruto ve Pokemon animelerin dünyaca tanınmasına katkı sağlamış animelerdir.

Şimdiki soru “Animelerin başlangıç tarihi olarak hangisini söyleyebiliriz?” olsun.

Animelerin çıkış tarihini 1908-1910 olarak söyleyebiliriz.

Şimdiki soru “Ortalama bir anime ne kadar kazanıyor?” olsun.

Japonya’nın haber kanalı NHK World, 11 saat mesai yapan 759 animatörün yıllık kazancının ortalaması 8860$. Yani aylık ortalama kazancı 738$ oluyor. Bazı kazıkçı stüdyolar ise çalışanlarını aylık 300$’a çalıştırabiliyor.Bu demek oluyor ki Türkiye’deki asgari maaşın bile aşağısında. Bu konu hakkında en son Japon hükümeti bu konuyu daha yakından takip edeceklerini açıklamışlardı.

Şimdiki soru “Anime stüdyoları genellikle nerelerde bulunuyor?” olsun.

Genellikle Tokyo’nun batı yakasında bulunmaktalar.

Şimdiki soru “Ben Japonya’ya gitsem, anime animatörü olabilir miyim?” olsun.

Size karşı denilemezler fakat eğer onlarla iletişim kuramıyorsanız, birde bazı stüdyolar “Acaba vizelerine destek olmak zorunda kalır mıyız ki?” diye düşünebildikleri için pek olumlu olmuyor.

Peki sizce cidden anime sektörü iyiye mi gidiyor, yoksa kötüye mi?


  • sineemcakiir

    Umarım iyiye gider anime dünyasının giderek gelişmesini istiyorum ???? cok güzel yazı olmuş harikasınız ✌????