, ,

Rurouni Kenshin Tanıtım Ve İnceleme !!


Herkese merhabalar,

Bugünkü anime incelemeleri başlığımızın baş rolü Rurouni Kenshin animesi ile karşınızdayım. Konusu ile başlayalım yavaştan  🙂

Japonya‘da samurayların ve dövüş kabiliyeti yüksek olanların sözünün geçtiği , herkesin birbirini öldürmeye çalıştığı Shougun dönemi yaşanmaktadır. Kan ve şiddet ülkenin her yerine yayılmıştır. Çağdaş düşünceye sahip ve daha fazla kan görmek istemeyen devrimciler, büyük bir devrim harekatı başlatırlar ve 265 yıllık Shougun hakimiyetine son vermek isterler. Büyük bir savaş başlar. Bu savaşta herkesin kalbine korku salan, tanrısal hızda olduğu söylenen birisi ortaya çıkar. Hitokiri Battousai adıyla anılan bu kişi Meiji Devrim Ordusu tarafındadır ve devrimi gerçekleştirmek için sayısız insanın canını alır. Sonunda savaşlar biter ve Shougunlar yenilir. Japonya‘ya artık barış hakimdir. Hitokiri Battousai ise savaşların bitmesinin ardından kılıcını kınına sokmuş ve bir daha asla can almayacağına dair yemin etmiştir. Savaşlarda aldığı canların bedelini ödemek için insanlara yardım ederek yaşayan bir gezgin olarak hayatına devam etmeye karar verir. O artık Hitokiri Battousai değil Himura Kenshin‘dir. 10 yıl boyunca gezginliğe devam ettikten sonra küçük bir kasaba da Kamiya Kaoru adında bir genç kızla karşılaşır. Ortalıkta sahte bir Hitokiri Battousai dolaşmaktadır ve kendisini Kaoru‘nun babasının öğrencisi olarak tanıtmaktadır. Dojo’nun adını lekelediği için ondan intikam almak isteyen genç kız farkında olmadan gerçek Hitokiri Battousai‘dan yardım ister. Böylelikle ikilinin maceraları başlamış olur. 

Editor Yorumu : 

Rurouni Kenshin oldukça methini duyduğum bir animeydi. Başladığımda tam bir hayal kırıklığı yaşadım. “O kadar methedilen savaşçı Kenshin bu mu?” dedim. Fakat prensibim gereği bir animeye başladıysam eğer ne kadar saçma olursa olsun sonuna kadar izlerim. Ben “animeyi 95 bölüm böyle biter mi” edalarıyla izlerken 21. bölümden sonra sihirli bir değenek değdi ve anime inanılmaz derecede keyifli olmaya başladı. 95. bölümün sonunda ise hayatımda yeri ayrı olan animeler listesine girdi. Özellikle savaş sahnelerinde ki duygusallık ve kılıç teknikileri o kadar iyi yansıtılmıştı ki, ben izlerken hayranlık duymadan yapamadım. Animenin eski bir yapım olmasından dolayı bu kadar sağlam kareler izleyebileceğimi düşünmüyordum. Animede ki kılıç ustalarının her birisi ayrı harika ve orjinal karakterlerdi. Kenshin inanılmaz derecede nazik ama bir o kadar da güçlü ve zeki olmasıyla , olaylara yaklaşımıyla, kılıç teknikleriyle gönlümü fethetti diyebilirim. Animeyi oldukça çekici kılan özelliklerden bir tanesi ise Japonya Tarihi‘ydi. İzlerken o kibar ve saygılı Japonların tarihlerinin ne kadar kanlı olduğunu ve kendilerini değiştirmek için nelerden vazgeçmek zorunda kaldıklarını göreceksiniz. Adamlar şu an ki çağdaş kimliklerine kavuşmak için dayanılmaz acılı yollardan geçmişler diyebilirim. Fakat sizi asıl büyüleyecek olan olay kılıç savaşları olacak. Her sahne oldukça etkileyici. Savaşlarda verilen mesajlar çok derin anlamlar içeriyor. Hele Anji, Hanya, Usui, Aoishi, Saito gibi daha çok kılıç ustası karakteri ve bilgelikleriyle sizi kendine hayran bırakacak. 

Himura Kenshin 

Kenshin‘i aslında Hitokiri Battousai ve Himura Kenshin olarak ayrı ayrı incelemek lazım. Hitokiri Battousai inanılmaz derece de korkutucu iken Kenshin bi o kadar nazik ve sevecen. Hatta animeyi izlemeye başladığımda Kenshin benim için sürekli çamaşır yıkayan, çocuk bakan ve “ororororo” diyerek ortalıkta gezen saçma sapan bir karakterdi. Zaten izlerken hayal kırıklığı sevgili seiyuu ile başlıyor. Seslendirmen maalesef çok kötü. Bayan olduğu çok belli ve karaktere hiç yakışmayan bir ses. Ben izlerken alışana kadar oldukça zorlandım. Lakin 21. bölümden sonra gözüm ne ses gördü ne de tip 😀 Özellikle Sano ile yaptığı ikinci dövüşten sonra Kenshin inanılmaz derece de bilge birisi olmaya başladı. Hem yeteneğiyle hem güzel kalbiyle hem de zekasıyla anime boyunca sizi kendine bağlamayı başardı. Şu an cümlelerimin çok basit olduğunun bende farkındayım ama daha fazla detaya girersem hem animenin büyüsü bozulacak hemde spoiler yemek zorunda kalacaksınız. Ne diyebilirim ki izleyin. Çamaşır yıkayan , zayıf, narin bit Hitokiri Battousai var 😀

Kamiya Kaoru 

Kaoru‘nun farklı, spesifik bir özelliği yoktu açıkçası. Sıradan Tsundere karakter kızımız. Kenshin, Yahiko ve Sano‘nun karnını doyurmak için çok çalıştı kızcağız Allah için. Etrafında bir sürü güçlü kuvvetli erkek var ama hiç birisi dövüşmek dışında bir şey beceremiyor maalesef 😀 Beleşçileri doyurmak ve babasının dojosunu korumak gibi görevleri olan kızımızın hayatı aşk konusunda tam bir odun olan Kenshin‘e aşık olmakla iyice karışıyor diyebilirim 😀

Sagara Sannouske 

Eskiden yer aldığı grubu devletin arkasını toplamış fakat sonradan suç üzerlerine yıkılarak hepsi öldürülmüş olduğu için hükümete derin bir nefret besleyen Sano, hayatına haydut Zanza olarak devam ederken Kenshin‘le karşılaşıyor ve daha sonrasında onu takip etmeye başlıyor. Başlarda ne kadar havalı biri olarak düşündürse de , sonradan sadece kas kütlesinden oluşan beleşçi bir aptal olduğunu anlıyorsunuz 😀 Havalı olduğu yerler yok mu ? Tabi ki var ama genelde aptal yani 😀 

Yahiko Myojin

Yahiko eski bir samurayın oğlu fakat samuraylar dönemi bittiği ve ailesi öldürüldüğü için haydutların eline düşüyor ve hırsızlığa zorlanıyor. Kenshin ile karşılaşınca onun kadar güçlü olabilmek adına onu takip etmeye başlıyor. Kenshin kendi kılıç stili olan Hiten Mitsurugi Ryu sitilini kimseye öğretmediği içinde Kaoru‘nun öğrencisi olarak dojoya katılıyor. Kaoru‘ya bir beleşçi daha 😀 Küçük olduğuna bakmayın oldukça cesur bir karakter. Azıcık atarlı ama 😀 

Saito Hajime

İstisnasız serinin en havalı adamı. Polis ama inanılmaz derecede acımasız ve katil ruhlu bir adam. Onun için sadece kurallar var. Kuralları ihlal edersen kafan kesilir. Bu kadar net. Savaş zamanlarında Kenshin‘in rakibi olmuş ve Kenshin‘e zor anlar yaşatmış birisi. Yıllar sonra Shishio takımına karşı birlikte hareket etmek zorunda kalıyorlar. Aslında polis olmasına şükür ettim çünkü böyle tehlikeli bir adam Shishio tarafında olsaydı Kenshin ne yapardı bilmiyorum. Sano ile olan muhabbetleri çok komik. Sano’yu bayağı kötü dövdüğü için Sano’nun ona karşı zaafı var. Sürekli meydan okuyor ama bizim aptalın onu yenebilmesinin imkanı yok maalesef 😀 Keşke biraz o da bunu anlayabilseydi. Velhasıl kelam adam hem kurnaz, hem zeki, hem acımasız hem de çok güçlü. 

Eski bir Ninja grubu olan Oniwaban grubu anime de oldukça sık karşılaşacağınız karakterler. Aoshi ve adamları zengin adamlara korumalık yaparken, grubun merkez üssü olan Kyoto‘da yaşayanlar oldukça sade ve onurlu bir yaşam sunuyorlar. Güçlü olan grup oldukça etkili karakterlerden oluşuyor. Grubun lideri Aoshi , Kenshin‘le karşılaştıktan sonra hayatının en dramatik olayı ile karşılaşıp yoldan sapıyor. Daha da güçlenmek ve Kenshin‘i yenmek için bir yolculuğa çıkıyor. Bu arada Kenshin sade yaşam süren Kyoto‘daki Oniwaban üyeleriyle yakınlaşıyor. Aralarında sağlam bir dostluk bağı oluşuyor. Daha sonra Kenshin‘i öldürmek isteyen Aoshi, Kenshin ve Kyoto Oniwaban grubunun yolları kesişiyor. Olaylar olaylar yani 🙂   

Shishio ve Adamları

Shishio, Kenshin‘den sonra onun varisi olarak Hitokiri lakabını almış inanılmaz güçlü ve psikopat bir karakter. Zamanında devlet için savaşırken, çok güçlü olmasından ve çok şey bilmesinden dolayı öldürülmeye çalışıyor. Hatta hükümet üstüne benzin döküp yakmaya çalışıyor. Çok güçlü olan Shishio ölmeden kurtulurken, bütün vücudunun yanmasından dolayı oluşan reaksiyonlardan daha da güçlü oluyor. Daha sonra hükümetten nefret edip Japonya‘nın yönetimini ele geçirmek istiyor. Bunun içinde Japonya‘nın en güçlü adamlarını, çeşitli anlaşmalar eşliğinde bir araya getiriyor. Hükümet, Shishio‘ya karşı çaresiz kalınca Kenshin‘den yardım istemek zorunda kalıyor.  Halefi ile karşılaşmak zorunda kalan Kenshin, onun ne kadar güçlü olduğunu görünce tekrar ustasının yanına dönüp eğitimler almaya başlıyor. Hiten Mitsurugi Ryu kılıç stilini tamamlamak için ustasıyla eğitimleri oldukça eğlenceli ve düşündürücü. Zaten anime de sizi en çok etkileyecek olan sahneler Shishio ve Aoshi ile olan karşılaşmaları çünkü sadece onlar mangadan uyarlama. Diğer kısımlar maalesef ki filler kısmından oluşuyor ama filler deyip geçmeyin gerçekten oldukça kaliteli filler bölümleri. Hem oldukça komik hem bazı hikayeler oldukça sağlam. 

Not : Serinin movielerini daha izlemedim. Onların daha da etkileyici olduğunu söylediler. O yüzden izlemek için sabırsızlanıyorum. İnceleme de neden movieler olmadığını sorarsanız diye küçük bir not.

 

 

 

 

 

 


  • Tugrul Sahin

    Güzel bir inceleme olmuş , Meji dönemi hep ilgimi çekmiştir. O dönemi çok güzel işlemişler. Kesinlikle izlenilmesi gereken serilerin başında gelir 🙂 Filmleri hoş değildi yalnız ^^