,

Orange Anime Tanıtım ve İnceleme


Yazılarımla sayfaya geri döndüğümden ve ben yokken kimsenin yokluğumu fark etmemesinden daha önce bahsetmiştik. Kaç kere daha sitem edeceğimi bende bilmiyorum. Üzüntüm geçene kadar sabredeceksiniz artık 😀 Sayfada ki arkadaşlarımızdan birisi bana Orange animesini ödev verdi 😀 Bende dün gece izleyip bitirdim. Hep birlikte bakalım bu Orange animesi nasılmış 🙂

Orange

Konusu :

Naho Takamiya lise ikinci sınıfın ilk gününde, okula giderken, evden çıkmadan önce kendisine yazılmış bir mektup bulur. Okula geç kaldığı için hemen açıp okuyamaz ve acele ile evden çıkar. Okula geldiğinde ise ilk işi mektubu açmak olur. Mektup 10 yıl sonraki , yani gelecekteki Naho Takamiya‘dan gelmiştir. İlk satırlarında, birazdan sınıfa Tokyo‘dan bir nakil öğrenci olan Naruse Kakeru adlı bir öğrenci katılacağını ve ona çok dikkat etmesi gerektiği yazmaktadır. Mektubu okumasının ardından yazanlar gerçekleşir. Olaylara çok şaşıran Naho, mektuba devam ettikçe daha şaşırtıcı olaylar silsilesi ile karşılaşır. 26 yaşında ki Naho Takamiya‘nın onunla ilgili çok fazla pişmanlıkları vardır ve 16 yaşındaki Naho Takamiya‘nın bunları yaşamasını istemiyordur çünkü Naruse Kakeru, 26 yaşında ki Naho Takamiya‘nın dünyasından ölmüştür ve her şey için çok geçtir. Geçmişte ki hatalarını düzeltebilirse , Naruse Kakeru‘yu kurtarabileceğinden bahseder ve onu kurtarmasını ister.

Editör Gözünden :

Shoujo, romantik, okul, gerçek yaşam türleriyle karşımıza çıkan Orange oldukça sevimli ve duygusal bir animeydi. 2016 yılı yazında yayınlanmış olması benim için ayrıca önemli çünkü biliyorsunuz son dönem çıkan animelerin hepsi anlamsız fan servis üzerine kurgulu. Böyle naif, masumane duygular taşıyan animelerin çıkması, anime dünyasından hala umudu kesmemek için umut ışığı oluyor. Anime de arkadaşının iyiliği için kendi hayallerinden vazgeçme, aşk için cesur olma, hayata karşı yalnız olmadığını anlama gibi konular işlenmişti. Anime de  beni en çok etkileyen olay arkadaşlık bağıydı. 6 kişilik arkadaş grubunda ki her karakter olayların gelişiminde oldukça farklı roller üstlenmesine rağmen abartılı ya da rahatsız edici olmadı.Yönetmenimiz Hiroshi Hamasaki ,ki kendisini en çok Steins ; Gate‘den biliyorsunuz ,senaryonun işlemesi açısından oldukça iyi iş çıkarmış diyebiliriz. Anime 13 bölüm ve çok sakin devam ediyor. Sakin dediğime bakmayın izlerken kesinlikle sıkılmıyorsunuz. Olayları, yaşayan karakterlerin psikolojilerinin çok iyi anlatılmasından dolayı diğer bölüme ne çabuk geldiğinizi anlayamıyorsunuz. Animemizin genel konusu geçmiş, gelecek ve pişmanlıklar…

İletilmek istenen mesaj : ” Hiç bir şeyi ertelemeden yapmak istediklerinizi yapın. Daha sonra her şey için çok geç kalmış olabilirsiniz”. Bu mesajın çok önemli olduğunu düşünüyorum. Günlük yaşamımızda utangaçlık ya da korku gibi sebeplerden dolayı ertelediğimiz ya da içimizde tuttuğumuz çok fazla cümle olabiliyor. “Seni seviyorum. İyi ki varsın. Özür dilerim. Seni özledim” gibi cümleleri kullanmaktan tereddüt etmemek gerektiğini ve söyleyemediğiniz veya yapmadığınızdan dolayı ileride yaşayabileceğiniz pişmanlığın ve vicdan azabının , o an ki utanç duygumuzdan çok daha fazla yük getireceğini unutmamak da fayda var. Ben demiyorum Anime diyor 😀 Bu arada açılış ve kapanış şarkılarını es geçmeyin derim. Karakterlere göz atacak olursak :

Takamiya Naho

Geçmişi pişmanlıklarla dolu baş rol karakterimiz. Açıkçası animeyi eleştirmemi isteseydiniz ; “Naho’nun karakteri” derdim. Animelerde sık sık rastladığımız utangaç,masum,saf, aşırı iyi niyetli kız profili kendileri. Buradan mangakalara sesleniyorum : “Evet. Kesinlikle bu karakter muhteşem. Lafım yok ama Shoujolar da artık birbirinin aynı karakterleri görmekten sıkıldık”.

Naruse Kakeru

“Keşke bizimde böyle arkadaşlarımız olsaydı” diye içinizden geçirmenize sebep olacak kıskanılası karakter 🙂 Öyle desem de Kakeru karakterinde ki depresyonun işlenişini çok sevdim. Kendinizi sık sık Kakeru‘da görebilirsiniz. Yaptıkları, düşündükleri ve eylemleriyle yaşadığı melankoliyi güzel yansıttığını düşünüyorum. Bazen saç baç yolduracak şeyler yapıyor ama genel olarak rolünün hakkını vermiş karakter diyebiliriz.

Hiroto Suwa

TeamSuwa üyesi olarak “haksızlık yaaaa” çığlıklarınızı anlıyorum kızlar. Kesinlikle haklısınız. Neden animelerde ki ikinci erkek karakterleri bu kadar muhteşem yaparlar ve üzerler. Suwa, sizi o kadar etkileyecek ki, aşık olmadan geçemeyeceksiniz. Gerçek arkadaşlığın manası, fedakarlık, altın gibi bir kalbe sahip olma derken onun mükemmelliğini anlatamam. Sadece izleyin 🙂

Chino Takako ve Murasaka Azusa

Birisi aşırı neşeli ve kıpır kıpır, diğeri ise bizim tabirimizle ağır abla 🙂 ama ikisi de oldukça sağlam arkadaş. İki karakterde göze çok çarpmamasına rağmen seride ki rolleriyle mükemmellik kattılar diyebilirim. Ne eksik ne fazla… Müdahaleleri ve sözleri her şeyiyle yerindeydi.

Hagita Saku

Tartışmasız serinin en orjinal karakteri 😀 Yaptıkları ve şirinlikleri o kadar komikti ki seride ki favori karakterim haline geldi. Eğer böyle bir arkadaşım olsaydı sürekli uğraşırdım herhalde çünkü tepkileri aşırı komik. Size Tsundere bir karakterden bahsetmiyorum. Kesinlikle verdiği tuhaf tepkileri inanılmaz derecede normal olarak algılayan bir tipten bahsediyorum. Yalanlarını özelllikle seveceğiniz karakter 😀