,

Mobil Anime Oyunları #1 – Fate/Grand Order

Merhaba arkadaşlar,

Son zamanlarda oyun oynamaya merak sardığım için biraz da bununla ilgili yazı yazayım, hem de telefonda/tablette oynanabilecek anime oyunlarını tanıtmış olayım dedim. İlk oyunumuz Fate/Grand Order.

Çoğumuzun bildiği gibi bu oyunun PC versiyonu da mevcut. Oynamadığım için tam olarak bilmiyorum ama bununla benzeşiyorlar sanırım. Grafikler açısından oyun fena değil, özellikle aralarda çıkan hikaye kısımlarındaki çizimler harika, tabi sıkı bir Fate hayranı olarak bu durum beni şaşırtmadı. Savaşlar sırasında daha çok chibi tarzı karakter çizimleri kullanılmış ama onların da kötü olduğunu söylemek çok zor. Hele hele animasyonlar çok iyi yapılmış, tabi oyuna başlarkenki öğretici kısmında Saber’ın Noble Phantasm’ını kullanmasını beklerken neler çektiğimi bir ben biliyorum. Telefonda oynadığım zaman sürekli oyun tam orada kasıp kendini kapattı, en sonunda artık bu tarz oyunları tablette oynamaya karar verdim, size de eğer imkanınız varsa öyle yapmanızı tavsiye ediyorum.

İşleniş açısından oyunu pek sevmedim diyebilirim. Benim gibi daha çok aksiyon taraftarı bir oyuncu için oyun pek cazip değil. Hikaye kısımları uzun, aksiyon kısımları çok kısa. En azından dövüşler zor olsaydı, ya da uzun sürseydi diyorsunuz ama o da olmuyor. En başlarda dövüşler tek turda bitiveriyor, daha sonra 2’ye çıkıyor ama çok geç. Belki daha ilerisinde daha fazla uzuyordur ama hele de İngilizce’niz zayıfsa hikaye kısımlarından çok az şey anlarsınız çünkü dili ağır ve terimlerle dolu. Ben bile tam olarak bir şey anlayamadım diyebilirim. Zaten normalde de bu tarz hikayeli oyunları sevmeyen biri olarak oyun benim için fazlasıyla sıkıcıydı. Hikaye kısımlarını atlasanız, aralarda bir şey kaçıracağım diye endişeleniyorsunuz. Maalesef henüz 3 turlu dövüşlere gelemeden oyunu bıraktım.

Kontroller açısından pek fena değil. Daha çok strateji ağırlıklı bir oyun. Oyunu Usta rolünde oynuyorsunuz ve Hizmetkar’larınız oluyor. Karakterlerin saldırı kartları var, bunları hangi sırayla kullandıracağınızı seçiyorsunuz ve belirlediğiniz sıralamaya göre ekstra bonuslar falan alıyorsunuz. 3 Servant yani Hizmetkar’dan oluşan bir takımınız var ve her turda bunların hareketleri arasından rastgele seçilen 5 hareket kartınız oluyor, bunların 3 tanesini kullanabiliyorsunuz. Her karakterin 3 çeşit hareket kartı var: Hızlı, Patlama ve Sanat.

  • Hızlı Hareket: Kritik yapma şansınızı yükseltir.
  • Patlama Hareketi: Daha fazla hasar
  • Sanat Hareketi: Noble Phantasm’ın doluşunu hızlandırır.

İlk seçtiğiniz kart çok önemli. Hangi türden kartı seçerseniz bunun verdiği bonus tüm diğer kartlara da uygulanıyor. Örneğin ilk kartı Sanat seçtiyseniz diğerlerinde de Sanat’ın verdiği bonusun etkisi oluyor. Aynı türde 3 kart seçtiğinizde verdiği bonus iki katına falan çıkıyordu sanırım, bu kısmı tam hatırlayamıyorum. Tüm kartları aynı karakterin hareketlerinden seçerseniz ise otomatik olarak ekstra bir hareket kazanıyorsunuz. Bu kısım biraz sıkıntılı. Şöyle ki; arada karakter değişmediğinde aynı Servant hareketlerini aynı düşmana peş peşe yapıyor, düşman çokta ölmüş olsa bile ekstra hareket de dahil tüm saldırıları aynı düşmana yapıyor. Eğer arada farklı bir Servant’ın kartı varsa ne ala, kendiliğinden bir sonraki düşmana saldırıyor o ama eğer yoksa, bu ekstra saldırı meselesini sadece çok güçlü bir düşmana karşı kullanın. Ayrıca her turda saldırılacak düşmanı seçebiliyorsunuz ama o düşman öldüğünde bir sonraki saldırıyı hangisine yapacağınızı seçemiyorsunuz, her turda 1 seçim hakkınız oluyor yani.

Oyunun tüm sistemi bu şekilde, oldukça basit, öğrenmesi ve oynaması kolay ama sıkıcı maalesef. Aralarda tanıdığımız Servant’lar görmek mümkün, örnek olarak bana Emiya ve Herkül çıkmıştı. Ayrıca pek çok yeni Servant da var. Bu konuda oldukça üstün durumda, Fate’in 20. anime serisi bile çıksa koyacak Servant kıtlığı çekmezler herhalde… Tabi hiçbirinin Noble Phantasm’ını kullanmak nasip olmadı bana, kullanmadan önce dövüş bitiyor çünkü. Belki siz kullanabilirsiniz.

Oynadığınız Usta rolünün adını ve cinsiyetini seçebilme özelliği güzel ama eksik, bence karakterin görünümü de oluşturulabilse çok daha iyi olurdu. Bu şekilde ya Shirou’ya ya Rin’e benzemek zorundasınız. Üstelik özellikle mi yapmışlar bilmiyorum ama Shirou’nun saç rengini Rin’e, Rin’inkini Shirou’ya vermişler. İkisi için de yakıştığını söyleyemeyeceğim maalesef.

Böylece ilk oyun tanıtımı yazımın da sonuna gelmiş bulunuyorum. Oyunu beğendiyseniz internette APK olarak bulabilirsiniz. Hatta durun size bir de link vereyim. BURAYA tıklayarak indirebilirsiniz. APK’yı kurmak için tek yapmanız gereken, indikten sonra dosya yöneticisinden dosyayı bulup açmak, daha sonra bir izinler penceresi falan gelecek. Zaten ne yapmanız gerektiğini kendiniz de rahatlıkla anlarsınız. Ancak uyarmam gerekiyor, oyunun boyutu fazlasıyla büyük. APK boyutu 50 MB, kurulum sonrası boyutu 80 MB, oyun ilk açıldığında dosyalarını indirdikten sonraki boyutu ise 600 MB’tan fazla. Üstelik oyun ilerledikçe daha da fazla indirme yapıyor, bitirene kadar en az 2 GB’ı bulur o, yeterli alanınız olduğundan emin olun. Oyundaki ilerlemeyi kaydetme olayını ise henüz tam olarak bilmiyorum maalesef o yüzden anlatamayacağım, üzgünüm. Son paragrafı da amma uzatmışım he, her neyse başka bir sefere görüşmek üzere şimdilik sağlıcakla kalın 🙂


  • n.lenor

    berbat bir anlatım olmuş ve usa server oynamışsın usa ile japon server arasında 3 yıl var ve ana karakterlerin ismini bile bilmiyorsun animesini bile izlememişsin bilmedigin konulara girme bence git başka konularla uğraş

    • Caspy

      Animesini bile izlememişsin derken,nereden çıkardın ki? Yeni çıkan Apocrypha da dahil olmak üzere bütün serilerini izledim. Ayrıca Japon serverında oynayacak kadar Japonca’m yok maalesef 🙂

      • n.lenor

        Oyunun hikayesini bilmiyorsun anakaraktere rin ve shirou demen bile üstünkörü sallama baktığın gösteriyor. Anakarakterler rin ve shirou’dan örnek alındı adı Ritsuka Fujimaru. Eğer animesini izleseydin her inceleme gibi ilk önce hikayeyi anlatırdın hikaye falan yok direk oynanabilirliği bahsetmişsin ve onda bile üsenmişsinki onuda hızlıca geçiştirmişsin ayrıca oyunu ilk çıktığından beri japoncasını oynayan onlarca insan japonca biliyorda oynuyor diye birşey yok birşey inceleyeceksen ilk önce bir ön araştırma yap.

        • Caspy

          Kendinle çelişmişsin, eğer bu oyunu oynayan binlerce kişi Japonca bilmediği halde oynadıyda zaten hiçbiri hikayesini önemsememiştir. Bu durumda benim hikayeden bahsetmememe laf edemezsin. Ve Grand Order’ın normal serilerden farklı bir hikayesi var, eğer movieden bahsediyorsan eyvallah, izlemedim ama ondan bahsetmiyorsan hikayeyi zaten kendin de bilmiyorsundur. Ayrıca benim için hikaye değil oynanabilirlik önemli bu yüzden hikayenin çoğu kısmını atladım o yüzden bahsedebileceğim bir şey yok.

          • n.lenor

            Acıdım valla. Sen hiç fan site veya wikipedia kullanmıyorsun galiba. O sitelerde genellikle ingilizce yazar hadi ingilizcede bilmiyorsun google çeviri kullan onuda geçtim türk facebook siteleri var oradaki herhangi biriyle konuşursan zaten konuyu sana sular seller gibi anlatırlar. Hani tüm seriyi ezbere biliyordun şimdide film’i izlemedim diyorsun. Ayrıca Apocrypha seriside Grand Order gibi ana konuyla alakasız yan bir hikaye onuda mı bilmiyorsun. Oynanabilirlik strateji üzerine olduğundan kafa uğreşmak istemiyorum aksiyon olsun diyenlerden lore umursamıyorsan hiç elleme bence böyle konuları tamam hadi sevgilerle 😀