,

JoJo’s Bizarre Adventure Stardust Crusaders Tanıtım ve İnceleme


JoJo’s Bizarre Adventure Stardust Crusaders  🙂 Şu animelerin isimlerini azıcık kısa seçseler de beni yormasalar ne olur. Yok illa paragraf gibi başlık olması lazım. Neyse efendim serimizin ikinci kısmıyla devam ediyoruz.

Konusu :

Joseph Joestar mutlu bir yuva kurmuş ve bir de kızı olmuştur. Kızı büyüyünce Japon bir adamı tercih ederek evlenmiş ve onun da bir oğlu olmuştur. İsmi Jotaro konulan bebek, ergenlik yaşlarına gelene kadar kibar ve saygılı bir çocukken, aniden öfkeli ve kaba bir gence dönüşür. Bunun nedeni Dalga Enerjisi‘nin zamanla evrimleşerek Stand denilen yeni bir şekle bürünmesidir. Asi karakterinden dolayı kendini zapt edemeyeceği için hapse attıran Jotaro‘nun annesi yardım için Joseph Joestar‘ı arar. Olayı çözen II. Jojo yanında arkadaşı Muhammed Abdül ile birlikte Jotaro‘ya yardım için Japonya‘ya gelir. Bir kaç gün sonra annesi aşırı hastalanan Kujo Jotaro neler olduğunu anlamaya çalışırken Brando Dio hakkında gerçekleri öğrenir. Ölmeden önce Jonathan Joestar‘ın bedenini çalan Dio, bir kaç hazine hırsızı tarafından yanlışlıkla denizin dibinden çıkarılmış ve serbest bırakılmıştır. Jonathan Joestar‘ın bedeni torunlarının bedenlerini uyarmış, bu yüzden Jotaro ve annesinin Standlar‘ı ortaya çıkmıştır. Annesinin bedeni Stand‘ını kaldıracak kadar kuvvetli değildir. Eğer müdahale edilmezse 50 gün içinde ölecektir. Dio‘nun Mısır‘da yaşadığını öğrenen Jotaro, dedesi Joseph Joestar ve Muhammed Abdül ile birlikte Mısır‘a Dio‘yu yok etme yolculuğuna çıkacaktır.

Editör Gözünden :

Jojo Bizzare Advanture serisinin sanırım en aksiyonu bol ve renkli kısmı Stardust Crusaders serisi. Daha sonradan aralarına katılan Kakyouin Noriaki ve Polnareff Jean-Pierre ile beş kişi olarak çıktıkları yolculuk oldukça kültürel ve aksiyon dolu. Kakyouin ve Polnareff, Dio‘nun vücutlarına yerleştirdiği et tomurcuğu ile ona hizmet etmeye zorlanırken Jotaro tarafından kurtarılıyor. Bu sayede Kakyouin, Dio‘dan intikam almak isterken Polnareff‘de kız kardeşini öldüren Stand sahibi nedeniyle onlara katılıyor. İkisinin de Stand sahibi olması ve güçlerini birleştirmeleri bu beşliyi oldukça fazla sorundan kurtarıyor diyebiliriz. Birinci sezonda Hong Kong, Singapur, Pakistan , Hindistan vs bir çok ülkeden geçen yolculukları Mısır‘a kadar devam ediyor. İzlerken en keyif aldığım kısım ülke kültürleri kısmıydı. Her ülke ve halkı hakkında oldukça gerçekçi bilgiler verilmiş anime de. Özellikle Polnareff‘in ülkelere göre tuvalet anlayışında yaşadıkları çok komikti. Ayrıca seride müslüman bir karakter olan Muhammed Abdül‘ün bu kadar iyi ve bilge gösterilmesi beni oldukça memnun etti. İzlerken Abdül‘ü çok sevdim ben. Eminim sizlerde seveceksiniz. Serinin en ilgi çekici kısmı ise her kişinin kendine has Standları ile yapılan savaşlar. Dio‘nun et tomurcuğu yerleştirdiği onlarca yetenekli kişilerle yapılan dövüşlerde yine akıl oyunları oldukça ön planda. Daha önce bahsettiğim gibi renklendirme üzerine çok düşüldüğü için anime aksiyon şöleni şeklinde. Shounen, aksiyon, macera ve akıl oyunları seven kitlemize tavsiye edilir.

Not : Düşman olarak sadece Dio’yu tanıtmayı düşünüyorum. Öteki türlü 30 tane karakter tanıtmam lazım 😀 

III. Jojo – Kujo Jotaro

Ora ora ora ora ora…III. Jojo’muz ve Stand’ı Star Platinium. Oldukça atarlı bir Jojo izleyeceksiniz diyebilirim. Adam her hareketiyle cool. Kaza yapan arabadan aşağı düşerken bile tek eli cebinde cool bir şekilde düşüyor. Dedesi Joseph Joestar’a göre oldukça olgun ve akıllı olan Jotaro ve inanılmaz karizmatik Stand’ı Star Platinium bir sürü sorunun üstünden zekalarıyla gelmekle kalmadılar. Benim gönlümde de en karizmatik Jojo ikilisi olarak taht kurdular. Jotaro hem çok güçlü hem de çok zeki. Kendisinin ünlü lafı ile “Yare yare daze” .Başlarda Jotaro‘nun burnu havada hareketlerine uyuz olup, içimden “inşallah birisi şunun façasını aşağıya alır.” diye geçirmedim desem yalan olur. İzlerken mangaka sağ olsun beni kırmadı 😀

II. Jojo – Joseph Joestar

Benim için tam bir hayal kırıklığı olan Joseph Joestar ve Stand’ı Hermit Purple. Standı ayrı hayal kırıklığı, kişiliği ayrı hayal kırıklığına uğrattı. Birinci serideki kurnaz ve zeki Joseph gitti. Onun yerine işe yaramaz bir ihtiyar geldi. Ben içimden ” Şimdi Joseph Joestar yaşlandıkça daha da çakal olmuştur. Efsane dövüşler izleriz” diye geçirirken, Joseph Joestar çoğu yerde olayları anlamayan ve ergen gibi davranan bir dede oldu çıktı. İzlerken sadece komedi sahneleri için varmış gibi hissettim. Tamam seri Jotaro üzerine ama mangaka onu ön plana çıkarmak için Joseph Joestar‘i harcamasaymış, iyi olurmuş. Hermet Purple‘ın gücü ise elektronik cihazlardan gelecekte ve o anda yaşanan olayların fotoğraflarını çekebilme.

Muhammed Abdül

Muhammed Abdül ve Stand’ı Magician’s Red. Ateş gücüne sahip Stand’ı oldukça güçlü. Üstelik Tarot Kartları ve Standlar arasındaki gizemleri çözerek oldukça yardımcı oluyor takıma. Bu beşli arasında en bilgili ve olgunları diyebiliriz. Kendisi Joseph Joestar’ın arkadaşı. Bu takıma katılmasının sebebi ise Dio gibi tehlikeli bir varlığın dünyada yaşamasına izin vermemek. Oldukça da duyarlı birisi. Yeri geldiği zaman insanlık adına her türlü fedakarlıktan çekinmiyor.

Kakyouin Noriaki

Kakyouin Noriaki ve Stand’ı Hierophant Green. Yeşil zümrütlerle dolu olan saldırıları en az kendisi kadar zarif. Tam bir beyefendi olmasıyla , takımda kendisini iç geçirerek izlediğim tek karakter. Bir insan nasıl hem bu kadar kibar, naif ve bir o kadar da zeki olur. Dövüşlerde en ince ayrıntıyı bile kaçırmayan Kakyouin takımın beyni gibiydi. Akıl oyunları yüksek olan dövüşlerde harika işler çıkardı. Oldukça cesur olan karakterimizin Jotaro ile de farklı bir arkadaşlık bağı var. İzlerken kalp şeklinde bakışlarla izledim diyebilirim.

Polnareff Jean-Pierre

Polnareff Jean-Pierre ve Stand’ı  Silver Chariot. Hani her grupta gereksiz geveze ve kadın düşkünü bir salak olur ya. Salaklıklarının bedelini diğer grup üyeleri ödemek zorunda kalır. İşte o tipimiz anime de Polnareff. Hem çok konuşuyor. Her şeye atlıyor. Hem de takım arkadaşlarını dinlemediği için sürekli sorun çıkarıyor. Yine de bu salak tiplemeler sinirlendiğinde efsane şeyler yapabilirler. Polnareff‘de öyle. Sinirlendiğinde ve çok şanslı bir şekilde çok güçlü bir stand’a sahip olması nedeniyle oldukça fayda sağladı diyebiliriz. Ben tuvalet kaderine çok güldüm. Adamın bahtı tuvaletten yana bir gülmedi 😀

Dio Brando

Bu pislik heriften maalesef ilk sezonda kurtulamadık. Jonathan Joestar‘ın bedenini ele geçiren Dio, beden ile uyumunu sağlamak için bir köşede saklanmak zorunda. Bu nedenler bütün stand sahiplerini et tomurcuğu ile kontrol edip beşlinin üzerine salıyor. Karizmanın vücut bulmuş hali olarak lanse edilen Dio‘ya gören vuruluyor maalesef. Bana kalsa et tomurcukları yüzünden. Kendisini tanrı zannetmeye devam eden Dio’nun Stand’ı oldukça güçlü ve tam bir gizem. Burada spoiler olmaması adına yazmıyorum.